Haremlique İstanbul’un kurucusu Caroline Koç: Şiddet ortak meselemiz

Kadına yönelik şiddettin bir insan hakları ihlali olduğunu vurgulayan Caroline Koç, pandemi sürecinde doğayla daha iç içe olduğunu, küçük çapta tarımla uğraştığını söylüyor. “Bu yüzyılda karşı karşıya olduğumuz sahneleri vicdanen de kabullenemiyorum” diyor.

08 Mart 2021 Pazartesi, 19:04
Abone Ol google-news

"1786’da İzmir’e yerleşen, 1800’lerden bu yana da tekstilci olan bir aileden geliyorum. Çocukluğumdan bu yana tekstil işiyle haşir neşir büyüdüm. Pamuk, iplik, yün, dokuma gibi tekstile dokunan her şeye çok ilgiliydim. İşletme okudum. Sonrasında uzun yıllar Edwards’ın yöneticiliğini yaptım. Edwards, iş hayatındaki ilk okulum oldu..."

Haremlique İstanbul’un kurucu ve CEO’su, Koç Holding Yönetim Kurulu üyesi Caroline Koç, geçen günlerde sosyal medya hesabından, Hollywood yıldızı Anne Hathaway’in, Haremlique yatağı üzerindeki yeni film tanıtım videosunu paylaştı... Biz de bu vesileyle kendisine ulaştık, hem markasını, hem de gündemden düşmeyen sosyal meseleleri ve salgın günlerini nasıl geçirdiğini sorduk.

Geçen günlerde sosyal medya hesabınızdan, Hollywood yıldızı Anne Hathaway’in, Haremlique ürünlerinin serili olduğu yatağın üzerindeki video görüntüsünü paylaştınız. Biraz anlatır mısınız, nasıl oldu?  

Yaklaşık bir sene önce Haremlique İstanbul olarak ürünlerimizi Londra’daki Harrods mağazasında satışa sunmaya başladık. Anne Hathaway’in en son filmi Locked Down’ın bazı bölümleri Harrods’ta çekildi. Filmin tanıtım çekimleri de Harrods’ta yapıldı ve “Locked Down at Harrods” adlı bir video hazırlandı. Bu videoda ürünlerimiz ve Anne Hathaway bir araya geldi. Harrods’ta ürünlerimizden özel bir seçki satışa sunuluyor, videodaki ürünlerimiz arasında bu seçkiden Hasbahçe yatak örtümüz ve Pierre Loti nevresim takımımız yer alıyor.

Böyle bir dünya starının videosunda, Haremlique tasarımlarının yer aldığını öğrendiğinizde neler hissettiniz? 

Elbette heyecanlı, gururlu ve mutluyum. Bu markanın kurucularından biri olarak ekip arkadaşlarımın özverili çalışmaları ve tutkularının bizi taşıdığı noktayı çok önemsiyorum. Bu başarının en büyük sahibi ekip arkadaşlarımdır. Harrods Londra, hedef kitlemizle ürünlerimizi buluşturabildiğimiz önemli bir nokta. Konumuyla ve marka değeriyle de çok özel misafirler tarafından ziyaret ediliyor. Şov dünyasıyla böyle bir kesişmenin içinde bulunmamız da heyecan verici. Türkiye’de başlayan marka yolculuğumuzu yurtdışında devam ettirerek, markamızın global hedeflerine doğru sağlam adımlarla ilerliyoruz. Ürünlerimizi, yurtdışında önemli satış noktalarında konumlandırdık. Bu süreçte yurtdışında sadık bir müşteri kitlesi edindik. Hedeflerimizi hep yüksek tutarak ve kendimizi geliştirerek beklentimizden çok daha önemli bir büyümeye ulaştık. Yerel üretim yapan bir marka olarak, ülkemizin bu alandaki gücünü kendi tasarımlarımızla bir araya getirip dünyaya tanıtıyoruz.

Anne Hathaway

GELENEKSEL ve YENİ UYUMU

Yurt dışında, ürünlerinizle evlerine girdiğiniz başka tanıdık simalar var mı?  Ürünlerinizin tercih edilmesinin nedenlerini sıralayabilir misiniz? 

Markamızın çok kıymetli bir kullanıcı kitlesi var. Özellikle Avrupa ve Amerika’daki müşterilerimizin sadakati ve beğenisi bizi çok mutlu ediyor. Ürünlerimizin tercih nedenlerine gelirsek; markamızın felsefesi ve çıkış noktası geleneksel değerler olsa bile, bunu yeni ve yaratıcı fikirlerle harmanlayarak tasarımlarımızı oluşturuyoruz. Koleksiyonlarımıza verdiğimiz isimlerden kumaşlar üzerinde kullandığımız nakış tekniklerine kadar geleneksel ve yenilikçi konseptler arasında özenle bir denge kurmayı hedefliyoruz. Bu uyumu yakaladığınızda dünyanın neresinde olursa olsun kendinizi anlatmanızın da kabul ettirmenizin de daha hızlı olduğunu gördük. Öte yandan, yaşadığımız çağda değişen ve dönüşen müşteri beklentilerini çok iyi okuyabilmek de markalar için kritik başarı faktörlerinden biri. 

Bugün yurtdışında hangi kentlerde, kaç mağazada ürünlerinize ulaşılabiliyor? Yeni mağaza hedefleriniz nedir?  

Yurtdışında ilk mağazalarımızı Kuveyt ve Riyad’da açmıştık. Daha sonra ABD pazarına, 5. Cadde’de bulunan 118 yıllık bir marka olan New York’un ünlü çok katlı mağazası Bergdorf Goodman’da girdik. Bloomingdale’s Dubai’de satışımız var. Yaklaşık üç sene önce ise Miami’de Four Seasons at the Surf Club otelinin içinde bir mağaza açtık. Son olarak bu söyleşiyi de gerçekleştirmemize vesile olan Harrods’ta geçen yıl mart ayında yer almaya başladık. Miami, Londra gibi şehirlerden olumlu geri dönüşler yurtdışındaki etkinliğimizi artırma hedefimiz için bizi gelecek dönem için cesaretlendiriyor.

KORKUTAN ŞEY BELİRSİZLİK

Korona günlerinde, hepimiz korona öncesindeki rutin aktivitelerimizin bile kıymetini anladık. Siz en çok neleri özlediniz? Normale döndü€ümüzde hemen yapacaklarınızın listesi hazır mı?

Bu dönemde hepimizi korkutan şey belirsizlik oldu ve önemli öğretiler edindik. Pandemi öncesi rutinlerimize uzun bir süre dönemeyeceğimizi düşünüyorum ama etkilerinin azalmasıyla beraber eskisi gibi seyahat etmek, uzun sofralarda sevdiklerimizle buluşmak önceliklerim arasında yer alacak. Bu süreçte hepimizin, daha iyi bir dünya için çok daha fazla çaba sarf edeceğini ve bunu mümkün kılacak değerleri hayatının merkezine alacağını düşünüyorum.

"Kadın hakları konusunda duyarlı ve farkında olmayı, sorunları görmeyi ve çözüme yönelik çalışmalara doğrudan katkıda bulunmayı çok önemsiyorum. Hiçbirimiz sorunlardan muaf değiliz. Kadına yönelik şiddet, bir insan hakları ihlali. Bu yüzyılda karşı karşıya olduğumuz sahneleri vicdanen de kabullenemiyorum..."

Maalesef ki, bu dönemde kadına yönelik şiddetin daha da arttığı, kadın örgütlerince ve uzmanlarca sık sık dile getiriliyor. Birçok vakıfta yer alan bir kadın olarak, bu konudaki görüşlerinizi sorabilir miyim?  

Kadın hakları konusunda duyarlı ve farkında olmayı, sorunları görmeyi ve çözüme yönelik çalışmalara doğrudan katkıda bulunmayı çok önemsiyorum. Hiçbirimiz sorunlardan muaf değiliz. Kadına yönelik şiddet, bir insan hakları ihlali. Bu yüzyılda karşı karşıya olduğumuz sahneleri vicdanen de kabullenemiyorum. Ne yazık ki içinde bulunduğumuz dönemde kadınların hem sosyoekonomik anlamda krizden daha çok etkilendiğini hem de dünyanın her yerinde kadına yönelik şiddetin arttığını gördük. Oysa kadının güçlenmesi, yalnızca eşitsizliğe ve şiddete maruz kalan kadınlar değil, tüm kadın ve erkeklerin, toplumun her kesiminin ortak meselesi. Kadının sosyal ve ekonomik hayattaki artan rolü, her yönüyle toplumsal gelişimin de temelini oluşturuyor ve doğrudan büyük farklar yaratıyor. Bu nedenle kadınların her alanda güçlenmesinin, geleceğe yönelik en etkili yatırım olduğuna inanıyorum.

İklim değişikliği de günümüzün önemli global dertlerinden. Sizce bu konuda neler yapılmalı? 

Günümüzde insanlığın en büyük sorunlarından biri iklim değişikliği. Son yaşadığımız küresel sağlık krizinin hızla bir insanlık krizine dönüşmesi, iklim değişikliğinin trajik sonuçları konusunda hem bireysel farkındalığı artırdı hem de şirketler ve devletler nezdindeki çalışmaları hızlandırdı. Bu büyük krizi yama yaparak yönetmeye çalışmak yerine özüne indiğimizde, en önemli temel nedenin kontrolsüz bir şekilde artan dünya nüfusu olduğunu görüyoruz. Ekonomik sistemlerin başarı ölçeği büyümeye dayalı. Halbuki başarımız insani gelişmişliğe bağlı olmalı. Büyüyen nüfusun ihtiyaçlarını karşılamaya odaklanınca, ekonomik sistemimiz de büyümeye dayalı oluyor. Böylelikle her yıl üretimi artırmak için zaten kıt olan kaynakları hızlı bir şekilde tüketiyoruz ve iklim değişikliğine sebebiyet veriyoruz. Çözümün en önemli parçalarından biri eğitim ve özellikle de kadın ve kız çocuklarının eğitimi. Her birimize önemli görevler düştüğüne inanıyorum.

TEKSTİLLE BÜYÜDÜ

"1786’da İzmir’e yerleşen, 1800’lerden bu yana da tekstilci olan bir aileden geliyorum. Çocukluğumdan bu yana tekstil işiyle haşir neşir büyüdüm. Pamuk, iplik, yün, dokuma gibi tekstile dokunan her şeye çok ilgiliydim. İşletme okudum. Sonrasında uzun yıllar Edwards’ın yöneticiliğini yaptım. Edwards, iş hayatındaki ilk okulum oldu. Bir ev tekstili markası yaratma fikri hiçbir zaman bana uzak değildi. Tabii genlerden gelen bir tarafı da vardır belki de ama girişimciliğe başlamamda en önemli etken işime olan tutkumu yepyeni bir sayfaya taşıyabileceğim ve dünyaya açılabileceğimiz bir marka yaratma heyecanıydı. Kızlarımla çok iyi anlaşıyoruz. Bu konuda şanslı olduğuma inanıyorum. Hemen her konuda sohbet ediyor, fikirlerimizi paylaşıyoruz. Özellikle Aylin tasarıma olan ilgisinden dolayı işlerimi daha yakından takip ediyor."

TÜRK KAHVESİ SATIYOR

"Selamlique, Türk kahvesi ve aksesuarları üstüne yaratılmış bir marka. Farklılığı tamamen iyi kalite Arabica çekirdeklerden üretilmiş olması ki bu çekirdek Türk kahvesi için en uygunu. Çeşitli aromalarda olması da tek marka altında bir ilktir. Türkiye dışında Amerika, Abu Dabi, Dubai, Riyad, Kuveyt, Doha ve Londra’da müşterilerimizle buluşuyoruz.Türk kahvesini hak ettiği noktaya taşımak şirket vizyonumuzdu."

GİDECEK YOLUMUZ VAR

"Haremlique’e hayat verdiğimizde, yüksek kaliteli ürünleri bir Türk markasıyla müşterimizle paylaşmayı hedeflemiştik. Sade bir çizgide ufak detaylardan esinlendiğimiz bir koleksiyonla yola çıktık. Bugün yüksek kaliteli ve zamansız tasarımlarımız pek çok ülkede beğeniliyor. İlk günden bugüne önemli bir yol kat ettik. Ancak daha gidecek yolumuz var. İstikrarlı gelişmeyle markamızı dünyanın önde gelen şehirlerine taşımayı düşünüyoruz."

TARIMLA UĞRAŞTIM

"Son bir yıldır tüm dünyanın en önemli gündem maddesi olan küresel salgın nedeniyle yalnızca bir film senaryosu olabileceğini düşündüğümüz gelişmelere tanık olduk. Hayatımızı ve sevdiklerimizi kaybetme korkusuyla neredeyse tüm yaşantımızı ve alışkanlıklarımızı gözden geçirdik. Benim için, doğayla daha iç içe olduğum, organik yaşam tarzını benimsediğim ve küçük çapta tarım ile uğraştığım bir dönem oldu."