Şiddete ara yok

Ethem Sarısülük davasında mahkemeden çıkanlar polisin saldırısına uğradı.

28 Ekim 2013 Pazartesi, 22:04
Abone Ol google-news

Gezi Parkı olaylarında başından vurularak yaşamını yitiren Ethem Sarısülük için görülen dava sürerken adliye sarayı kapısında binlerce öğrenci ve işçi toplandı, ancak yine polis müdahalesi ile karşılaşıldı. Adliye önünü gaza boğan çevik kuvvet, mahkemeden çıkan Sarısülük’ün annesi Sayfi Sarısülük, ağabeyi Mustafa Sarısülük ve avukatlarını gaza boğdu. Anne Sarısülük, gaz bulutu içinde “Beni yıldırmayacaklar, oğlumun öcünü alacağım” dedi. Basınçlı su ile engelli bir kadının tekerlekli sandalyesinden düştüğü görüldü. 3’ü ağır olmak üzere 10 kişi yaralanırken 28 kişi gözaltına alındı. Ankara’daki Gezi Parkı protestolarının birinci gününde Ethem Sarısülük’ün polis kurşunu ile öldürülmesi olayı için açılan davanın ikinci duruşması olaylı bitti. Binlerce işçi ve öğrenci, duruşmanın başladığı saatlerde Adliye Sarayı’nın C Kapısı önünde buluştu. İşçi ve öğrenci örgütlerinin liderleri duruşma boyunca açıklama yaptılar. ‘Mezarın üstü açık’ Ankara Platformu adına açıklama yapan Ankara Tabip Odası Genel Sekreteri Selçuk Atalay, “Ağaca ve insanlığa kurşun sıkıyorlar. Hayata saldırıyorlar. Elindeki polis teşkilatı için ‘Verdiysem emri ben verdim’ diyen, katledilen, yaralanan direnişçiler için akla ziyan tanımlamalar yapan bir başbakan var” dedi. Sanık polis Ahmet Şahbaz’ın ilk duruşmaya perukla gelmesine gönderme yapan Atalay, “İktidar saklanıyor. AKP peruklar altında caniliğini saklamaya çalışıyor. Başbakan Boğaziçi Üniversitesi’ne giremeyen çocuklarından bahsediyor. Ethem şu an toprak altında. Bu halka savaş mı açtın. Ethem’in mezarının üzeri açık. Susmayacağız. Susarsak ne adalet, ne insanlık kalacak” diye konuştu.
Şahbaz’ın tutuksuz yargılanmasına karar verilmesinin ardından dışarıda bekleyen kalabalık, mahkeme salonuna yürümek istedi. Eylemcilerin ellerindeki bayrak sopaları ile C Kapısı’nın camlarına vurması ile çıkan arbedede kapı ve kapının camları kırıldı. Bunu gören çevik kuvvet, adliye önünde yapılan eylemin kanunsuz olduğunu ve dağılmaları gerektiği yönünde anons yaptı. Yapılan iki anonsun ardından mahkeme kapısı önünde bekleyen TOMA eylemcilere su sıkmaya başladı. Eylemcilerin kaçışmasına karşın, su ile yetinmeyen polis onlarca gaz bombası atmayı da ihmal etmedi. Polis, adliye önünde beklenirken açıklamaların yapıldığı DİSK Genel İş’e ait anons aracının içine camı kırarak gaz bombası attı. Aracın içindeki eylemciler içeride baygınlık geçirdi. Grubun dışarıdaki yoğun gaz bombası nedeniyle dışarı da çıkamadıkları görüldü. Engelliyi düşürdüler Sert müdahale sırasında engelli bir kadının basınçlı suyun etkisiyle tekerlekli sandalyesinden düşerek TOMA sularının içine yığıldığı görüldü. Müdahale öncesinde polislerle birlikte bekleyen iki ambulansın, yere yığılan çok sayıda yurttaşa müdahale etmekte gecikmesi dikkat çekti. Olaylar adliyenin C kapısından, ana kapının bulunduğu Atatürk Bulvarı’na sıçradı. Bu sırada Sarısülük’ün annesi ve kardeşlerinin de aralarında bulunduğu grup mahkeme salonundan çıktı. Polis, adliyenin merdivenlerinde polisin sert müdahalesine tepki gösteren aileye de gaz bombası attı. İçeride adalet arayan aile, yoğun gaz bombasından etkilendi. Anne Sayfi Sarısülük, duman altında, “Beni yıldırmayacaklar, oğlumun öcünü alacağım” dedi. Ortaya çıkan manzaraya, avukatlar ve adliyedeki yurttaşlar tepki gösterdi. Yine müdahale sırasında Atatürk Bulvarı üzerinde bekleyen bir trafik polisi aracının da parçalandığı görüldü. Sıhhiye’nin arka caddelerine kadar eylemcileri takip eden polis, yaklaşık 20 kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar gözaltı aracı gelene kadar polis koridoru içinde bekletildi. Bu sırada bir çevik kuvvet polisinin gözaltındaki eylemciye, “Her yer ODTÜ ha? 6 Kasım’da da YÖK var şimdi değil mi? Oraya da orman yapın siz. Kaç ağaç diktin sen” dediği görüldü. Gözaltına alınanlardan birinin 18 yaşından küçük olduğu öğrenildi. ‘Adalet sokaklarda’ Müdahalenin ardından Adliye önünde eylem yapanlar Kızılay Güvenpark’ta toplandı. Burada açıklama yapan Kazım Bayraktar, “Başbakan ‘Polisimizi yedirtmeyiz’ dedi, katil polis mahkemeye bile getirilmiyor. Mahkeme üyelerine ‘Başbakan’ın talimatları altında eziliyorsunuz’ dedik. Adalet artık mahkeme salonlarında değil, Türkiye halklarının vicdanlarındadır. O adalet sokaklarda tecelli edecektir” dedi.