Sigarayı bırakmak için hipnozla tanıştı, küresel bir hipnoterapi şirketi kurdu

BBC'nin dünyanın farklı köşelerinden iş dünyasının başarılı isimlerinin hayat hikayelerine odaklandığı haftalık The Boss (Patron) yazı dizisinin bu haftaki konuğu, sigarayı bırakıp, küresel bir hipnoterapi şirketi kuran ABD'li iş kadını Grace Smith.

BBC Türkçe
28 Eylül 2020 Pazartesi, 04:29
Sigarayı bırakmak için hipnozla tanıştı, küresel bir hipnoterapi şirketi kurdu
Abone Ol google-news
Grace Smith
Mikaela Gauer
Grace ve şirketinin dünya genelinde müşterileri var.

BBC'nin dünyanın farklı köşelerinden iş dünyasının başarılı isimlerinin hayat hikayelerine odaklandığı haftalık The Boss (Patron) yazı dizisinin bu haftaki konuğu, sigarayı bırakıp, küresel bir hipnoterapi şirketi kuran ABD'li iş kadını Grace Smith.

Grace Smith, alkolü bırakabildiğini, ancak sigarayı bırakmanın kendisine imkansız göründüğünü söylüyor.

2011'de 25 yaşındayken, New York'ta stresli bir bağış toplama işinde çalışıyordu.

Smith "Sağlıklı bir stresle başa çıkma mekanizmam yoktu. Tüm bu stres ve kaygıyla başa çıkma yöntemlerinden biri partilere gitmekti" diyor.

"Doğu Yakası'nda yaşıyordum ve tüm arkadaşlarımın da yaptığ buydu. Tüm gün yoğun çalışıyor ve akşamları parti veriyorduk. Bunun bedeli ağır oldu, hem fiziksel hem de psikolojik açıdan."

ikiye kırılmış bir sigara.
Getty Images
Grace, hipnoterapiyle ilk olarak sigarayı bırakmak istediğinde tanıştı.

Grace, sağlığına kavuşması gerektiğini fark edince, partilerden ayağını kesti ve alkolü bıraktı. Tek bırakamadığı ağır sigara tiryakiliğiydi. Nikotin sakızlarını, bantlarını ve o çok korkulan nikotin yoksunluğunu denedi ama başaramadı.

Sonunda bir arkadaşının tavsiyesiyle hipnozu denedi. Grace "Çok şüpheciydim. Başımız üzerinde saat mi sallayacaklardı, ya da beni kandıracaklar mıydı, bilmiyordum" diyor.

Sadece bir seans hipnoterapiden sonra nikotin bağımlılığından kurtulduğunu söylüyor. Ve yaşadığı bu deneyimle kendisi de hipnoterapist olmaya karar verdi.

Bugün Grace, Grace Space Hypnosis adlı kendi işini yönetinyor. Şirketin aralarında Fortune 500 listesindeki şirketlerin patronları, sporcular ve ünlülerin de bulunduğu, dünya genelindeki 250 binden fazla kişiye internet üzerinden hipnoterapi seansları sunduğu belirtiliyor.

34 yaşındaki Grace, sık sık Amerikan televizyonlarına çıkmasının yanı sıra, iki hipnoz kitabının da yazarı.

Grace Smith ve Rose McGowan
Grace Smith
Grace, ünlü müşterilerinin kimliğini gizli tutuyor. Ancak aktris Rose McGowan ise Grace'in destekçilerinden.

Peki hipnoterapi tam olarak ne? Oxford İngilizce Sözlüğü hipnozu şöyle açıklıyor;

"deneğin gönüllü olmadan ya da bilinçsiz bir şekilde uyduğu, bazı dış önermeler ya da yönlendirmeler dışında psikolojik ve fiziksel durumunu değiştirme gücü olmadan deneğin derin bir uykuda gibi göründüğü bir hali yapay olarak üretmek."

Grace ise buna daha basit bir şekilde "bir amacı olan meditasyon" diyor. Müşterileri bunu kilo vermekten, bir alışkanlıktan kurtulmaya, stresten arınmaktan, bir amacı gerçekleştirmeye dek birçok şeyi başarmak için kullanıyor.

Bazı insanlar hala hipnoterapiyi, tartışmalı bir uygulama olarak görse de kullanımı, birçok büyük tıbbi kurum tarafından destekleniyor. Örneğin, İngiltere Kanser Vakfı, "bazı kanser hastalarının rahatlamak, hastalıkla ve tedavisiyle başa çıkabilmek için kullandığını" söylüyor.

New Jersey'de doğan Grace, New York'taki Wagner Koleji'nde İngilizce, işletme ve dini çalışmalar eğitimi aldı. Daha sonra da Columbia Üniversitesi'nde insan hakları alanında yüksek lisans eğitimini yaptı.

Grace öğrencileriyle birlikte.
Grace Smith
Grace şimdi, hipnoterapist yetiştiriyor.

Grace 2011'de hipnoterapist olabilmek için bir yandan tam zamanlı olarak çalışırken, bir yandan 250 saat ders alınan bir sertifika programını tamamladı. Ülkeden ülkeye kurallar değişse de, ABD'de bu sertifikayı almak zorunlu.

Grace, kursu tamamladıktan sonra işini bıraktı ve New York'taki "küçük" bir ofiste hipnoterapistlik yapmaya başladı.

İlk müşterilerini çekebilmek için kampanya fiyatları verdi. 24 saat içinde 952 seans sattığını ve daha sonra kulaktan kulağa yayıldığını söylüyor.

İlk seanslar yüz yüzeydi, ancak Grace daha sonra işini internete taşıdı ve video linkiyle seans yapmaya başladı. Grace, bu fikri kendisine, iş seyahatindeyken seanslarına devam etmek isteyen büyük şirket çalışanlarının verdiğini anlatıyor.

İki yıl sonra Brezilyalı eşi Bernardo Feitosa da şirketine katıldı ve işin teknolojik tarafıyla ilgilenmeye başladı.

Son yıllarda, Grace ve şu anda merkezi Florida'da bulunan şirketine ilgi çok büyüdü. Bunda, CBS kanalının gündüz kuşağında yayımlanan sağlık programı The Doctors ve Sony'nin The Dr Oz Show progamına katılması da büyük rol oynadı.

Grac, The Dr Oz Show'un da aralarında bulunduğu televizyon programlarına katıldı.
Grace Smith
Grac, The Dr Oz Show'un da aralarında bulunduğu televizyon programlarına katıldı.

Avusturalyalı hipnoterapi şirketi Awaecnan'ın kurucusu Jodi Clarce, Grace'in "hipnoterapiyi ana akıma taşımak için yorulmaksızın çalıştığını" söyülyor.

Bu arada İngiliz klinik psikolog Jamie Hacker Hughes da Grace ve diğer benzer hipnoterapistlerin, "psikoloji, tıp ve diş hekimliği alanlarındaki tedavilerle birlikte kullanıldığında, hastaların birçok sorunla başa çıkabilmesinde çok etkili olabileceğini" belirtiyor.

Grace, daha çok sayıda hipnoterapist yetiştirebilmek ve sertifika vermek için 2016'da kendi okulunu da açtı. Okul hem Uluslararası Psikolojik Danışmanlar ve Terapistler hem de Uluslararası Hipnoz Federasyonu onaylı.

Grace Space Hipnoterapi Okulu, şu ana dek 85'ten fazla kişi yetiştirdi. Grace şu 40 kişinin çalıştığı ana şirketi ve okuluyla birlikte bu yıl 3 milyon dolar gelir bekliyor.

Şirket, Covid-19 döneminde, sağlık çalışanları için bedava seanslar da düzenledi.

Grace, gelecekte de hipnoterapinin daha geniş kabul görmesi için çalışmaya devam edeceğini söylüyor.

"Çok yanlış anlaşılan bir alan" diyor ve "bazı insanların hipnoterapiyi hala aklın kontrolü gibi düşünmesinden rahatsız.

İki çocuk annesi Grace "Bir şey daha yanlış anlaşılamazdı. Dünyaya yaptığınız katkıyı bildiğinizde, birilerinin çıkıp, yaptığınız işi böyle küstahça küçümsemesi acı ve öfke verici" diyor.


BBC Türkçe