Suriye’ye kapılar açılıyor

Ürdün ve İsrail, Şam yönetimiyle ilişkileri yeniden rayına koyma yönünde sinyal veriyor.

15 Ekim 2018 Pazartesi, 22:49
Abone Ol google-news

Suriye’deki yedi yılı aşkın süredir devam eden savaşta Rusya ve İran’ın desteğiyle sahada kazanımlar elde eden Şam yönetimi, ülkenin güney bölgesinde yeniden “komşularca” kabulü yönünde önemli bir adım attı. Suriye ile Ürdün arasındaki üç yıldır kapalı olan Nasib Sınır Kapısı ile Suriye’nin İsrail kontrolündeki Golan Tepeleri’ne açılan tek noktası Kuneytra Sınır Kapısı dört yıl sonra dün yeniden geçişlere açıldı.

‘Zafer günü’

İsrail’de yayımlanan Haaretz gazetesine göre, BM gözlemcileri sınır kapısından İsrail’in kontrolündeki tarafa geçiş yaptı ve sınırın Suriye tarafına Suriye bayrağı asıldı. Bölgedeki Dürzi topluluğunun da sınır kapısı yakınında toplandığı, Esad yönetimi yanlısı gösteri düzenlediği gündeme yansıdı. Suriye medyasına konuşan Dürzi lider Yusuf Carbu “Bugün zafer günü” ifadesi kullandı. Suriye hükümet güçleri Kuneytra’yı temmuz ayında yeniden ele geçirmişti. Kapı şimdilik sadece BM gözlemcileri için açık olacak.

Lübnan için önemli

Nasib sınır kapısının sivillerin geçişine ve ticari geçişe açılmasının ise öteki sınırı İsrail’e olduğu için karadan bağlantılarda Suriye’ye ihtiyaç duyan Lübnan içinde önemli olduğuna dikkat çekildi. Suriye’deki savaşın başlamasının ardından ihracatı yüzde 35 oranında düşen Lübnan’ın kara yoluyla yapılan nakliyesinin büyük bölümünü Suriye üzerinden gerçekleştiriyor.
Sınırın açılması ile igili, iki taraftan yetkililerin oluşturduğu teknik komisyon ilk kez 13 Eylül’de masaya oturmuştu. Şam yönetimi, Nasib Sınır Kapısı’nın bulunduğu bölgenin kontrolünü, Rusya’nın desteklediği operasyonların sonucunda geçen temmuzda geri almıştı. Şam-Amman otoyolu üzerinde bulunan, 1991’de kurulan sınır kapısının Suriye-Ürdün-Lübnan ile Suriye-Körfez Ülkeleri-Türkiye-Avrupa arasındaki ticari ilişkilerde stratejik önem taşıyor.

Kuneytra, Rusya-ABD-Ürdün’ün geçen yıl vardığı anlaşmayla oluşturulan gerilimi azaltma bölgesinin içinde yer alıyor. Suriye’nin güneyindeki İran askeri varlığından rahatsız olan İsrail’in, Rusya ile İran güçlerinin çekilmesi yönünde uzlaşmaya vardığı iddia edilmişti.

<haber-dikey:1101789>

Muallim: Rusya'nın tepkisini bekliyoruz

Ankara-Moskova hattında geçen ay varılan silahsızlandırılmış bölge uzlaşının ardından gözlerin çevrildiği İdlib’de uzlaşının durumu belirsizliğini koruyor. Mutabakat çerçevesinde, İdlib’de 15-20 kilometrelik silahlardan arındırılmış bölge oluşturulması ve “radikal” muhaliflerin bu bölgeden ayrılması için verilen süre dün doldu, ancak sahadan tümüyle uzlaşıya uyulduğu açıklaması gelmedi.

Muhaliflere yakın Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nden dün akşam saalerinde yapılan açıklamada “Bölgeden ayrılmış herhangi bir cihatçı grubu kayıt altına almadık” denilidi.
Şam yönetiminden ise mutabakatla ilgili olarak sabırlı olma mesajı geldi. Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim, anlaşma kapsamında öngörülen bölgenin oluşturulup oluşturulmadığının tespit edilmesi için ilk etapta Rusya’nın atacağı adımı beklediklerini söyledi. Muallim, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Mutabakatın kendisini ilgilendiren kısmı yerine getirmesi” noktasında umutlu olduğunu söyledi. Askeri çözümün masadan kalkmadığını belirten Muallim, İdlib’deki radikal grupların bölgeden “çıkarılmak zorunda olduğunun” altını çizdi. “Beklemek zorunda olsak da askerlerimiz İdlib çevresinde hazır durumdadır” diyerek “burasının da diğer vilayetler gibi Suriye egemenliğine dönmesi gerektiğini” vurguladı. Muallim’den Erdoğan’ın operasyon sinyali verdiği Fırat’ın doğusuna ilişkin de açıklamalar geldi. Muallim, “İdlib’den sonraki hedefimiz Fırat’ın doğusu” dedi.

<haber-dikey:1107051>

HTŞ bilmecesi

İdlib’deki en büyük silahlı grup olan ve anlaşmaya uyması kritik görülen Heyet Tahrir el Şam’dan (HTŞ) önceki gün sürenin dolmasına saatler kala gelen açıklamada, “cihattan vazgeçmedikleri ve silah bırakmayacakları” belirtildi. Londra merkezli düşünce kuruluşu Chatham House’da araştırmacı olarak görev yapan Haid Haid, “Anlaşma tam olarak uygulanmamış olsa bile, bu anlaşmaya sadık kalınmadığı anlamına gelmez” dedi. Haid, HTŞ’nin hayatta kalmak için “en iyi senaryonun” arayışına gireceğini ve bu kapsamda “kısmi bir geri çekilmenin” gündeme gelebileceğini söyledi.