Takastan bugünlere: PARA!

Para… İnsanlık tarihi kadar eski ve küresel bir olgu olarak gelişimini aralıksız çeşitli formlarda sürdürüyor ve yaşamdaki kilit yerini koruyor. Uygarlıkların olduğu kadar savaşların, yıkımların temelini attığı da bir gerçek. Doğası gereği iyi bir uşak, kötü bir efendi olmaya devam edecek “para”nın tarihteki izini sürdük…

26 Nisan 2020 Pazar, 13:56

ÇİZİM: ZAFER TEMOÇİN


Para… İnsanlık tarihi kadar eski ve küresel bir olgu olarak gelişimini aralıksız çeşitli formlarda sürdürüyor ve yaşamdaki kilit yerini koruyor. Uygarlıkların olduğu kadar savaşların, yıkımların temelini attığı da bir gerçek. Bir Kızılderili atasözünde denildiği gibi; “Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak”mı?

Doğası gereği iyi bir uşak, kötü bir efendi olmaya besbelli devam edecek para toplum hayatına ilk nasıl girdi? G. Budé’nin De asse (1514) adlı yapıtından bu yana, paraları her yanıyla ele alan sayısız inceleme yayımlandığı düşünülürse bir seçme yapmak şart. O nedenle bu yazıda paranın tarihini kimi yetkin kitaplardan referanslarla, bu alandaki ilklerin izini sürerek ve küresel bir olgu halini aldığı süreçleri ortaya koymaya çalışarak özetle vermeye çalışacağım.


PARANIN TARİHİ


Sözünü edeceğim ilk kitap, Jonathan Williams ve Catherine Eagleton’ın kaleme aldıkları “Paranın Tarihi” (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları). Kitapta; paranın tarihi bilinen ilk ödeme kaydından günümüzün elektronik parasına dek inceleniyor. Farklı kültürlerde para tarafından kışkırtılmış çeşitli ahlaki, siyasi ve dini tutumların yanı sıra, ekonomik ve sosyal düzeyleri de içeren bir arka plan içinde ortaya konuluyor. 500’ü aşkın sikke, banknot resmi, illüstrasyonlar ve haritalarla zenginleştirilmiş çalışmada; eski Mezopotamya ve Mısır uygarlıklarından Yunan ve Roma dünyalarında sikkeciliğin kurulmasına, parasal sistemlerin gelişiminin ve büyümesinin izi sürülüyor. Avrupa, İslam dünyası, Hindistan ve Çin’in Ortaçağ’daki parasal sistemlerine mercek tutulan incelemede, geçmiş iki yüzyılın iktisadi düşüncesinin parasal ilişkiler üzerinde giderek artan etkisi ise ayrıca irdeleniyor.


ANTİK ÇAĞDAN GELECEĞE PARA


“Antik Çağdan Geleceğe Para - Paranın Yazılmamış Tarihi” (Timaş Yayınları) adlı kitapta ise yazar Dursun Ali Yaz; 11 bin yıldır dolaşımda para türlerini, paranın ruhu, özü ve şeklini temel alarak inceliyor. Altı kategoride yapıyor bunu Dursun Yaz: Trampa Para, Mal Para, Tartı Para, Madeni Para, Kâğıt Para, Sanal Para. Paranın tarihinin izini sürerken; servet ve devlet kavramlarıyla ilişkisini sosyolojik, kültürel ve yönetsel açıdan ortaya koyan çalışmada; paranın iktidar ilişkilerine, mitlere, toplumsal hayatın örgütlenme biçimlerine uzanan etkilerine tanıklık sunuyor.


ÖNCE TAKAS VARDI, SONRA DARP!


Paraya giden yolun taşları takas sistemiyle atılıyor. Takas sistemi, ineklerini, koyunlarla veya tahıllarını yağ ile değiştirmek isteyen çiftçilerin pazar oluşturması sonucu, ilk kez M.Ö 9.000’de Mısır’da başlıyor. Hiyerogliflere göre o zamanki ticaret, malın değerini belirleme konusunda tartışmalara işaret ediyor. Bu sorun bilindiği üzere Anadolu’da Lidyalılar tarafından basılan ilk madeni para (M.Ö 7. yüzyıl) ile görece bir çözüme ulaşıyor. Bilinen bu ilk madeni paralar darp yoluyla yani bir kalıba konulup üzerine bir çekiçle vurarak üretiliyor.

İşçilere birayla yapılan ödemeyi gösteren kil tablet. MÖ 3100 - 3000 XW


İŞÇİLERE BİRAYLA ÖDEME


Milattan önce 3100 ila 3000 yıllarında Mezopotamya’da yazılmış bir kil tablette, işçilere günlük erzakları dahilinde verilen bira kayıtları yazıyor. Sümer şehri Uruk’ta bulunan tablette, bir işçinin aldığı bira miktarı resmediliyor. Antik Mısır’da da insanların yaptıkları işlerin karşılığı olarak bira aldığına dair kayıtlara ulaşılmış. Piramitleri inşa eden insanlar için bu ödeme günlük 4-5 litre bira civarındaymış.

Elektrum sikke. Lidya. MÖ 7. Yüzyıl.


KRALLARIN ASLAN BAŞLI SİKKELERİ


Zamanla alım satım işlemlerine yardımcı olmak için, bazı Akdeniz krallıkları aynı ağırlıkta yapılmış, altın ve gümüş alaşımı olan elektrumdan üretilmiş düzensiz şekilli metal parçaları vermeye başlamış. Paktalos Irmağı’nın alüvyonlarında bulunan altın-gümüş karışımı elektrum madeninden basılan ilk sikkelerin üzerinde Lidya Krallığı’nın simgesi aslan başı bulunuyor. İlk Lidya sikkeleri MÖ 600’de Kral Alyattes döneminde basılmış. Elektrum yerine ilk altın parayı basan Lidya kralı da, “Karun kadar zengin” deyimine konu olmuş Kral Kroisos. Çin’deki sikkeler ise tarım aletleri şeklinde yapılmış ve üzerlerinde, bir coğrafi alana, gruba veya ağırlığa işaret eden yazıtlar işlenmiş.

Roma İmparatoru Claudius’un altın Aureus madalyonu / MS 46-47.


İLK HATIRA PARA: ATİNA DEKADRAHMİSİ


Bilinen ilk hatıra paralardan biri, eski Yunan’da Perslere karşı kazanılan zaferin anısına M.Ö. 479’da basılan Atina Dekadrahmisi. Roma döneminde M.Ö. 61’de I. Triumvira zamanında Pompei’nin zaferlerini kutlama anısına basılmış Aureus  adlı bir hatıra para da bulunuyor. İmparator Augustus’un ölümü anısına çeşitli hatıra paralar çıkarılmış. Bizans döneminde de yine çeşitli önemli olayları anmak, kazanılmış zaferleri kutlamak anısına, Constantinople Darphanesi’nde basılmış hatıra paralar çıkarılmış.

1329’da da Orhan Bey zamanında Osmanlı Devleti’nde ilk gümüş para basılmış. Osmanlı İmparatorluğu’nun son yıllarında ise “seyahat paraları” basılmış. Sultan II. Mahmut’un Edirne ziyareti nedeniyle 24. Culus yılında Memduhiye Altını tarzında basılmış Edirne Seyahat Altını; Sultan Abdulmecid’in Edirne Seyahati nedeniyle bastırılan seyahat altını; Sultan Abdulaziz’in Bursa seyahati için bastırılan altın ve gümüş seyahat paraları; Sultan V. Mehmed Reşad’ın Bursa, Edirne, Kosova, Manastır ve Selanik seyahatleri için altın ve gümüş olarak bastırılan seyahat paraları gibi...


DARPHANE-İ AMİRE


İlk büyük darphanesi, Darphane-i Amire de Fatih Sultan Mehmet tarafından İstanbul-Beyazıt’taki Simkeşhane’de kurulmuş. Bu noktada Şevket Pamuk’un Osmanlı İmparatorluğu’nda Paranın Tarihi (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları) adlı kitabını anımsatmakta yarar var. Şevket Pamuk kitabında, Orhan Bey’in darp ettirdiği ilk gümüş akçeden imparatorluğun son yıllarında kullanılan kaimelere kadar Osmanlı para tarihinin altı yüzyıllık serüvenini anlatıyor. Osmanlı para düzeninin bir bütün olarak ele alındığı çalışmada; geniş Osmanlı coğrafyasında tedavül eden sikkeler, Osmanlı ekonomi politikaları, tağşişler, enflasyon, kredi ve finans kurumları ile para piyasalarının yerel gelişmeler ve küresel güçlere bağlı olarak evrimini inceleniyor.


PARA BİLİMİ NÜMİSMATİK!


Türkiye Cumhuriyeti’nde ilk hatıra para basımlarının tarihi 1970. Hatıra para basımı, özellikle 18’inci yüzyılın sonunda Nümismatik bilim dalının kurulmasıyla düzenli bir hale geliyor ve hatırı sayılır bir koleksiyoncu kitlesi oluşturuyor. İlk antik para koleksiyonları, Rönesans döneminde, Roma ve Yunan tarihindeki ünlü kişilerin portrelerini araştıran hümanistler tarafından oluşturulmuş. Sonraları, Yeniçağ para ve madalyaları da toplanmış ve böylece sayısız versiyonuyla sürmüş.

Tam da burada devreye Sikkecilik olarak da adlandırılan Nümismatik giriyor. Nümismatik, para anlamına gelen Latince nümisma sözcüğünden geliyor. Tarihte paraların ve para olarak dolaşıma sokulmuş nesnelerin izini süren, çözümleyip sınıflandıran ve bu sayede özellikle kaybolmuş uygarlıkların siyasi, sosyal, ekonomik özellikleriyle gün yüzüne çıkmasına yardımcı da olan bir bilim dalı Nümismatik.

Arkeolojinin - ki Arkeoloji biliminin alt dallarından biri haline gelmesi ise 18’inci yüzyıl sonuna tarihleniyor. Yanı sıra paleografi, din tarihi, mitoloji, kronoloji, metroloji, coğrafya, ekonomi, ekonomi tarihi, siyasal tarih, sosyoloji gibi bilim dallarıyla çok yakın ilişki içinde bulunan bu bilim dalının başlıca konuları şöyle:

Madeni paraların (sikkelerin) tarihi, özellikleri, basım teknikleri, üzerlerindeki yazı ve figürlerin analizi, paranın basıldığı dönemin ekonomik, toplumsal ve siyasal yapısının araştırılması.


İLK TÜRK NÜMİSMATI: ABDÜLLATİF SUPHİ PAŞA


Para bilimin uzmanlarına nümismat deniliyor. İlk Türk nümismatı Abdüllatif Suphi Paşa (1818-1886). İsmail Galib Bey (1848-1895), Halil Edhem Eldem (1861-1938), Ahmed Tevhid (1869-1940), Behzat Haki Butak (1891-1963), George Carpanter Miles (1904-1975), Cüneyt Ölçer (1925-1990) de önemli nümismatlar.

Türkiye Cumhuriyeti, ilk madeni paralarını 1924’te basıyor. Tedavüle çıkarılan ilk madeni paralar ise; 100 Para, 5 Kuruş, 10 Kuruş.


TARİHİN EN AĞIR PARASI 14 KİLOYDU


14 kilogram ağırlığında ve 65 cm’den uzun olan 17. yüzyıla ait İsveç levha parası dünyanın en ağır parasıydı. Halk parasının sırtında taşıyor, kurumlar ise vagonlar kullanmak zorunda kalıyordu.


KAZAK TENGESİ, DÜNYANIN EN GÜZELİ!


Kâğıt para ilk defa Moğollar tarafından basılmış. M.S. 6. yüzyılda Çin’de senet olarak ortaya çıkan kâğıt para 1279’a kadar dolaşımda kalmış. Kâğıt paranın üstünde, sahtekârlık yapacakların suçları için cezalandırılacağını belirten sert bir uyarı da bulunuyormuş. Bu arada taklit edilmesi en zor banknot yanı sıra dünyanın en güzel banknotu da seçilmiş Kazak tengesi olarak kabul ediliyor.  Uluslararası Banknot Cemiyeti’nce (IBNS - International Bank Note Society) 3 yıl üst üste, 2011’de 10 bin, 2012’de 5 bin tenge ve 2013’te de bin tengelik banknot dünyanın en iyi banknotu ilan edildi. Tenge, dizaynı ile birlikte üzerinde oyma baskı, transparan özellikler, özel güvenlik ve performans özellikleri ile mürekkep, hologram ve eşsiz numaralandırma sistemi içeriyor. Banknotlar her yıl üzerindeki şekiller değiştirilerek yeniden basılıyor. Madeni paralar; 1, 2, 5, 10, 20, 50, 100 ve banknot olarak da 200, 500, 1000, 2000, 5000, 10 000 ve 20000 tenge hali hazırda tedavülde bulunuyor.


VEBA VE SAHTE PARALAR!


1250’de Floransa’da basılan altın para birimi florin, yüz yıl boyunca değerini koruyarak Avrupa’da uluslararası ticarete önemli katkı sağlamış. Ortaçağ’da veba salgını ve sahte paralar uzun süreli ve yıkıcı bir enflasyona neden olmuş.

Amerika kıtasında ilk kâğıt para 1600’lerde İngiliz kolonisinin askeri masraflarının karşılanması için basılmış.


İLK ÇEK LONDRA’DA, İLK BORSA BELÇİKA’DA


Tarihte ilk çek, 22 Nisan 1659’da Londra’da, Nicholas Vanacker’a ödenmiş. Çek ve banka hesaplarıyla ödeme usulleri genel anlamda ise ilk kez Hollanda ve yine İngiltere’de kullanılmış. İlk uluslararası borsa 1531’de Belçika’da, Anvers adıyla kurulmuş. Londra borsasının kuruluş tarihi 1566, Paris borsasınınki ise 1724.


TÜRK BANKNOTLARI 1927’DE TEDAVÜLE GİRİYOR


Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk banknotlarının basılması kararı 1925’te kabul edilen “Mevcut Evrak-ı Nakdiyenin Yenileriyle İstibdaline Dair Kanun” ile alınıyor, ilk banknotlar da 1927’de, henüz harf devrimi yapılmadığı için Arap alfabesi ile basılıyor. Avrupa kıtasında ilk banknot 1661’de İsveç’te, Amerika kıtasında ilk banknot ise 1690’da Massachusetts Körfezi Kolonisi’nde tedavüle sokulmuş. 1739’da Benjamin Franklin’in Philadelphia’daki matbaasında basılan dolarlarda sahte para basımına karşı özel bir kabartma kullanılmış ve bu 1764’e kadar devam etmiş.


BİR KONTİNENTAL BİLE ETMEZ?


1775’te Kıta Kongresi, Amerikan Özgürlük Savaşı’nı finanse etmek için kâğıt para basmaya başlamış ve bu paralar tırtıklı İspanyol dolarına benzetilmiş. Fakat bu para birimleri, yeterli karşılığı olmaması, kolay taklit edilebilmesi gibi nedenlerle değer kaybetmesi, “1 Kontinental bile etmez” deyimini doğurmuş.


STERLINİN KÖKENİ NORMAN…


Günümüzde dünya çapında euro ve dolardan sonra en çok rezerv edilen, euro, dolar ve yenden sonra döviz piyasasında en çok işlem gören para birimi; İngiltere’nin resmi kaynaklarda İngiliz poundu olarak da bilinen sterlin.

Sterlinin kökeni küçük boyutlu bir Norman parasına dayanıyor. İngiltere Merkez Bankası’nca basılan 1694’te basılan ilk sterlin banknotları 1745’e kadar kullanılmış, 1855’ten itibaren de banknotlar için baskı sistemine geçilmiş.

İngiliz sterlini basılırken üç farklı baskı tekniği ve seksen beş farklı mürekkep kullanılıyor. Sterlin için ondalık sistemi 1971’deki Decimal Day’e (Ondalık Günü) dayanıyor. On yıl sonra uygulamaya geçen yeni ondalık sistem ise günümüze kadar değişmeden gelmiş.


THALER’DEN DOLARA…


Doların ilk ortaya çıkması ise 1500’lere dayanıyor ve kökenleri Çek Cumhuriyeti’ne giden bir imparatorluğa uzanıyor. Aynı tarihlerde Avrupa’da ise gümüş patlaması oluyor ve Avrupa ülkeleri sırayla altın sikkeden gümüş sikkeye geçiyor.

En yoğun şekilde Almanya - Çek Cumhuriyeti sınırındaki St. Joachimsthal kasabasında kullanılmaya başlanan gümüş sikkelere verilen, Joachimsthaler’in kısaltması olan “thaler” ismi Avrupa çapında popülerlik kazanıyor. Ülkeden ülkeye değişik şekillerde telaffuz edilen “thaler”i, Hollandalılar “daaler”, Slovenler “tolar”, Eritreliler “tallero”, İngilizler “dollar” olarak telaffuz ediyorlar.

“Thaler” isminin verildiği dönemde İspanyolların yeni keşfettikleri Amerika kıtasındaki gücü diğer kolonilerin dikkatini çekmeye başlıyor. Kuzey Amerika’daki İngiliz koloniler önce İspanyollarla işbirliği yapsalar da 1776’da bağımsızlıklarını ilan ederek kendi para birimlerini kullanmak istiyorlar.

Ya İngiliz para birimi olan sterlini ya da artık iyice yaygınlaşmış olan doları kullanmak arasında kalan kolonistler doları seçiyorlar ve adına da Amerikan doları diyorlar.

Amerikan doları 1785’te resmi para birimi olarak kabul ediliyor. ABD’de Tedavüle Para Çıkarma Kanunu’nun ve ABD Darphanesi’nin kuruluş tarihi ise 1792. Federal hükümet tarafından dolaşıma çıkan ilk ABD banknotu da 1861’de dolaşıma giriyor.

Amerikan dolarının üzerinde yazan, “In God We Trust” (Tanrıya Güveniyoruz) ifadesi ise 1955 tarihli kanunla basılmış. İlk olarak da 1 dolarlık 1957 serisi Gümüş Sertifikalar tedavüle çıkarıldıktan sonra bu ibare görülüyor. Gravür ve Baskı Dairesi, sahte para basımını önleyebilmek için her 7 ile 10 yıl içinde tasarımın değişikliğine gidilmesi kararını almış.


KREDİ KARTININ ATASI!


Kredi kartının atasının yaratıcısı Hamilton Credit Corporation Başkanı Frank McNamara. Bir gün dostlarıyla yemeğe çıktığında yanında para olmadığını fark edince paranın yerini alabilecek olan bir kart tasarlamaya karar veriyor. Kalın bir kartondan, Diners Club Card adlı bu bir tür kredi kartının arkasında New York’ta bulunan 14 restoranın adı yazıyormuş ve yıllık ücreti de 3 dolarmış.

Bildiğimiz anlamda ilk kredi kartları ise 1958’de Bank of America tarafından çıkarılıyor. Banka, Kaliforniya’nın Fresno şehrindeki her müşteriye talep edilmeden bir plastik kart göndererek kullanımı yaygınlaştırmayı başarmış.


İLK ATM!


İlk ATM ise İskoç mucit John Shepherd-Barron imzasını taşıyor. Barclay’s adlı banka için 1967’de Kuzey Londra, Enfield’de dünyanın ilk ATM’sini kuran Shepherd-Barron, ilhamını çikolata otomatlarından almış.


VE GÜNÜMÜZ…


1983’te Bank of Scotland, müşterilerine Homelink adlı hizmetini sunmaya başladı. Bu hizmetle; müşteriler, telefon ve televizyon seti kullanarak para transferi ve fatura ödemesi yapabiliyorlardı. 1990’ların başında bankalar ve benzer şirketler internete açıldı. Mobil Oil Corp, 1997’de akaryakıt pompasında temassız ödeme sağlayan Speedpass adlı elektronik ödeme etiketini kullanıma sundu. 2005’te tüketiciler imza yerine 4 haneli şifre girmeye başladı… 2009’de ilk bitcoin devreye girdi. Apple Pay, 2014’teki iOS güncellemesi ile, “fintech” devriminin devamını getirecek şekilde hizmete sunuldu. Bu hizmet, Apple marka cihaz ile ödeme yapılmasına olanak veriyor.

Koronavirüsün tüm dünyada ezberleri bozduğu bugünlerde küresel olgu para daha nelere evrilecek? Gelecek bu anlamda hangi reflekslere gebe? Yaşayarak göreceğiz!