'Tenin Gözleri: Mimarlık ve Duyular'

Yem Yayın tarafından Mart 2011'de yayımlanan "Mimarlık/Kuram/Eleştiri" dizisinin ilk kitabı "Tenin Gözleri: Mimarlık ve Duyular", Finlandiya'nın önde gelen mimar ve mimarlık kuramcılarından Juhani Pallasmaa'nın imzasını taşıyor.

10 Mart 2011 Perşembe, 14:45
Abone Ol google-news

İlk yayımlanışından bu yana bir mimarlık kuramı klasiğine dönüşen Aziz Ufuk Kılıç’ın çevirisi, Utku Lomlu’nun tasarımıyla dilimize kazandırılan kitaba, Steven Holl’ün “İnce Buz” adını taşıyan önsözü eşlik ediyor. Ünlü mimar Pallasmaa dünde Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Yunus Aran birlikteliğinin davetlisi olarak Sedat Hakkı Eldem Salonu’nda başlıklı bir konferans verdi. Kitabı baskıdan çıkar çıkmaz böyle önemli bir mimarlık kuramcısını dinlemek konuyla yakından ilgilenen okurları çok heyecanlandırdı.

Kitabın editörü Bahar Demirhan “Tenin Gözleri: Mimarlık ve Duyular” için yazdığı tanıtım yazsında şöyle diyor: “Mimarlık, şehircilik, peyzaj tasarımı, endüstri ürünleri tasarımı, grafik tasarım, arkeoloji ve sanat konu başlıklarında kitaplar yayımlayan YEM Yayın, Juhani Pallasmaa’nın bir mimarlık kuramı klasiğine dönüşen Tenin Gözleri: Mimarlık ve Duyular kitabını Türkçeleştirerek literatüre kazandırdı. İlk kez 1996 yılında yayımlanan Tenin Gözleri, kısa sürede bir mimarlık kuramı klasiğine dönüşerek dünyanın pek çok yerinde mimarlık okullarında ders kitabı olarak okutulmaya başlandı. Temelde iki uzun makaleden oluşan kitabın ilk makalesinde, Batı kültüründeki görsel paradigmanın tarihte Greklerden bu yana nasıl geliştiği, dünya deneyimi ve mimarlığın doğası üzerinde ne gibi etkileri olduğu ele alınıyor. İkinci makalede ise, sahici mimarlık deneyiminde diğer duyuların rolü incelenerek, aidiyet ve bütünleşme duygusunu olanaklı kılan çokduyulu bir mimarlığın yolu gösteriliyor. İlk yayımlanışından bu yana, hem mimarlık felsefesi hem de mimarlık öğretimi alanında bedenin ve duyuların rolüne yönelik ilginin gitgide büyümesiyle yazar, çığır açan kitabını 2005’te gözden geçirip savlarını pekiştirdi. Türkçeye kazandırılan bu geliştirilmiş basım, mimarlara ve öğrencilere bütüncül bir mimarlık arayışında esin kaynağı olmayı ve genel okurun dünyayı algılama biçimini zenginleştirmeyi bugün de sürdürüyor.”