Türkiye, hasta mahkuma “işkence” tazminatı ödeyecek

AİHM, hasta mahkum Kemal Gömi’yle ilgili davada Türkiye’yi, “işkence ve kötü muamele yasağını ihlalden” 10 bin Avro tazminata mahkum etti.

20 Şubat 2019 Çarşamba, 11:08
Abone Ol google-news

Hasta mahkum Kemal Gömi’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi başvurusu sonuçlandı, bugün kararını açıklayan mahkeme, Türkiye’yi işkence ve kötü muamele yasağını ihlalden” tazminata mahkum etti.

Bianet'ten Ayça Söylemez'in haberine göre Türkiye, Bolu F Tipi Cezaevinde bulunan Gömi’ye 10 bin Avro manevi tazminat ödeyecek.

Ne olmuştu?

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İnşaat Mühendisliği öğrencisi, 1969 doğumlu Gömi, 1993’de “Dev-Sol üyesi olmakla” ve “Anayasal düzeni silah zoruyla değiştirmeye teşebbüs etmekle” suçlanıp tutuklandı.

Yargılamanın ardından 1997'de idama mahkum oldu, idam cezasının kaldırılmasıyla cezası ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrildi.

İki ayrı açlık grevine katıldı

Bulunduğu Ümraniye Cezaevi’nde hem 1996’daki hem 2000’deki açlık grevlerine katıldı.

Ağabeyi Feyzullah Gömi, yaşananları şöyle anlatmıştı:

“B12 vitamin haplarının 1996’daki açlık grevlerinde olmadığını ya da mahkumların kullanmasına izin verilmediğini sanıyorum. Ama 2000 yılında yeniden ölüm orucuna başladığında takviye hapları sayesinde neredeyse 200 gün hiçbir şey yemedi. 30-35 kiloya kadar düşmüştü doktorlar her an kalp krizi geçirip ölebileceğini söylüyorlardı. Ancak Kemal kararlı olduğu için bir şey yapamadık.

“Nihayetinde Bakırköy Tutukevi Hastanesi’ne kaldırıldı. Annem ve rahmetli ağabeyimle gittiğimiz hastanede doktorlar, ‘Ya bırakacaksınız ölecek ya da ölüm orucunu bizim bitirmemize izin vereceksiniz çünkü bilinci yerinde değil’ dediler. Biz de yaşamasını tercih ettik ve yapılan işlemler sonucu kendisine geldi. Gerçi bize biraz gücendi ama ne yapalım…”

2003’ten beri raporu var

Kemal Gömi, 19 Aralık Operasyonu’ndan sonra Ümraniye Cezaevi’nden Kandıra F Tipi Cezaevi’ne gönderildi ve tek kişilik hücrede tutulmaya başlandı.

Halen de tek kişilik hücrede olan Gömi’ye 2003 yılında Adli Tıp Kurumu’nca “psikosomatik bozukluk” teşhisi kondu.

Adli Tıp Kurumu 22 Eylül 2010’da Gömi’ye “rezidüel şizofreni” teşhisi koyarak “Hapishane koşullarında yaşayamaz, Cumhurbaşkanlığı affına uygundur” şeklinde 9269 numaralı raporunu verdi.

Cumhurbaşkanlığı affı yürürlüğe konmadı
Avukatı Özkan Köylüoğlu, bu raporla birlikte, Gömi’nin cezasının kaldırılması için 25 Şubat 2011’de Cumhurbaşkanlığı'na sunulmak üzere Adalet Bakanlığı’na dilekçe verdiklerini açıkladı.

Ancak başvuruları reddedildi.

“Nerede olduğunu bile bilmiyor”

Feyzullah Gömi’nin daha sonra yaptığı başvurular da aynı akıbetle karşılaştı.

Bu başvurularıyla ilgili Feyzullah Gömi, üç yıl önce şu açıklamayı yapmıştı:

“Savcılık bize, ‘tahliye istemiyor ki, ne uğraşıyorsunuz’ dedi. Dilekçe vermiş, dışarı çıkmak istemiyorum diye... Görüşe gittim. ‘Beni öldürecekler, beni hastaneye yatırın, dışarı çıkmak istemiyorum’ dedi. Televizyondan haber aldığını söyledi. Bir ara 6 kişilik koğuşta tek başınaydı. Hücreye gitmek istiyordu. ‘Eski evim daha güzeldi’ diyordu. Nerede olduğunu bile bilmiyor. Ayda bir kere gidiyorum, her gittiğimde bambaşka buluyorum.”

“Sohbet edemiyorum, kurs yasak, canım sıkılıyor”

Kemal Gömi’yle ilgili başlatılan bir imza kampanyasında Gömi’nin şu talebi yer alıyordu:

“Normal mahkum değilim, havalandırmam diğerleri gibi açılmıyor, kimse ile sohbet edemiyorum, kurs ve sohbet yasak ve canım sıkılıyor. Cezamı Cumhurbaşkanı indirirse, affetmese bile normal olarak hapis cezasına çevirirse iyi olur o zaman. Havalandırma, sohbet, kurs hakkım olur…”