Türkiye kuvvetler ayrılığı konusunda da en sıkıntılı ülke ilan edildi

Alman Bertelsmann Vakfı tarafından kalkınmakta olan ve azgelişmiş 129 ülke hakkında hazırlanan raporda, dünya genelinde demokrasi ve hukuk devletlerinin krizde olduğu saptaması yapıldı. Raporda, ‘Boğaz’ın bozuk demokrasisi’ olarak nitelenen Türkiye’de siyasi durumun belirgin biçimde kötüleştiği ve kuvvetler ayrılığı ilkesinin dünyanın hiçbir ülkesinde olmadığı kadar zedelendiği belirtild

22 Mart 2018 Perşembe, 23:30
Abone Ol google-news

Alman Bertelsmann Vakfı tarafından yapılan araştırmaya göre, dünya genelinde demokrasiler zor bir dönemden geçiyor. Araştırmada Türkiye siyasi durumun belirgin şekilde zorlaştığı 13 ülke arasında sayıldı. Deutsche Welle’de yer alan habere göre Alman Bertelsmann Vakfı iki yılda bir hazırlanan “Transformasyon Endeksi”nin (BTI) sonuncusunun sonuçlarını kamuoyuna tanıttı. Kalkınmakta ve az gelişmiş olan 129 ülkenin değerlendirildiği araştırmada 1 Şubat 2015 - 31 Ocak 2017 arasındaki dönem ele alındı. Araştırmada, söz konusu 129 ülkeden 71’i “demokrasi” olarak tanımlanırken 58’inin “otokrasi” olduğu belirtildi. Demokrasi ve hukuk devletlerinin dünya genelinde krizde olduğu belirtilen araştırmada, “Giderek daha fazla sayıda ülkede yöneticiler kontrol mekanizmalarını genişletiyor” denildi.

‘Türkiye dengesini kaybetti’

Araştırmada 13 ülkede siyasi durumun “belirgin bir biçimde kötüleştiği” vurgulandı. Bu ülkeler arasında Yemen, Mozambik ve Türkiye’nin bulunduğu belirtilirken resmi olarak “demokrasi” olarak sınıflandırılan ülkelerde de birey haklarının kısıtlandığı ve hukuk devleti standartlarının da aşındırıldığı ifade edildi. Bunun özellikle Türkiye için geçerli olduğu, aynı zamanda Polonya ve Brezilya’da da görüldüğü kaydedildi.

Türkiye’nin “dengesini kaybettiği” nin belirtildiği araştırmada, dünyanın hiçbir ülkesinde kuvvetler ayrılığı ilkesinin Türkiye’deki kadar zedelenmediği belirtildi. Araştırmada “Boğaz’ın bozuk demokrasisi” olarak söz edilen Türkiye’de 2016 yılındaki darbe girişiminden sonra “düşünce, basın ve toplanma özgürlüğünün” ciddi biçimde kısıtlandığı, iktidarın topluma kendi görüşünü empoze etmeye çalıştığı, muhalefetin ise “marjinalleştirildiği” ifade edildi.