"Türkiye'de iki partili bir rejim oluşturulmak isteniyor"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye'de "PKK'nın siyasallaştırılması sürecinde" AKP ve CHP'den oluşacak iki partili bir rejim oluşturularak MHP'nin tasfiye edilmeye çalışıldığını savundu.

21 Eylül 2010 Salı, 07:29
Abone Ol google-news

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, düzenlediği basınla kahvaltılı sohbet toplantısında referandum sonuçlarını değerlendirdi. Referandumun ilk sonuçlarının gelmesiyle birlikte yapılan bazı televizyon tartışmalarında MHP'nin "linç edilmek istendiğini" söyleyen Bahçeli, bu tür açıklamaların basın açısından bir talihsizlik olduğunu ifade etti.

Başbakan Erdoğan'ın "Referandumda partiler oylanmayacak, Anayasa değişikliği oylanacak" açıklamasını anımsatan Bahçeli, "Şimdi Sayın basın mensupları ve televizyon değerlendirmesinde bulunan o kıymetli yorumculara sesleniyorum. AKP'nin amblemini 'evet'te görmüyorsunuz da, 'hayır'da MHP'nin amblemini hiç fark etmeyen, CHP'nin amblemini orada öne çıkartarak, yüzde 42'yi CHP'ye kaydırmakla hangi siyasi projenin adımını atıyorsunuz, biz bunun açıklamasını bekliyoruz" diye konuştu.


"CHP'nin proje içinde olduğunu zannediyorum"

Başbakan Erdoğan'ın referandum sonrası yaptığı konuşmada TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu'ya verdiği yeni anayasa talimatı da göz önüne alındığında Türkiye'de iki partili yeni bir siyasi rejim oluşturulması yolunda işaret verildiğini dile getiren Bahçeli, şöyle konuştu:
"Anlaşılan şu: Türkiye'de yıllardan beri devam eden PKK'nın siyasallaştırma sürecinin iki partili parlamenter sistem içerisinde, bazı yaklaşımlarla da referandumda iz bırakan CHP'nin bu değerlendirmelerinden de yararlanarak, önümüzdeki günlerde bilerek veya bilmeyerek söylenmiş bazı sözlerin bir siyasal baskı unsuru olarak CHP'ye yönelterek, Türkiye'de bir sorunun çözümü noktasında MHP'nin toplum nezdinde itibar kaybeden, siyasi ortamda oy kaybeden bir konuma sokmak suretiyle, bir toplumsal direncin öncülüğünü yapan MHP'den kurtulma, yeni bir model kurma mücadelesidir. Bunu çok iyi görmek lazım"

Bahçeli, "CHP'nin bilerek veya bilmeyerek bu projenin içinde olduğunu düşünüyor musunuz?" sorusu üzerine ise "Öyle zannediyorum veya sürüklenmek isteniyor. Bunu da CHP'nin yöneticilerinin ayırt etmesi lazım" dedi.

 

"AKP'nin gizli gündemi hayata geçecek"

Bahçeli, bir soru üzerine referandumun ardından yaptığı "Türkiye karanlık bir noktaya gidiyor" sözlerine de açıklık getirdi. Bahçeli, Türkiye'nin 1984'ten bu yana bölücü terörle mücadele ettiğini, mücadelenin daha sonra "PKK'nın siyasallaştırılması süreci kapsamında yeni yol haritalarıyla" sürdürüldüğünü dile getirerek "Özellikle 1 Ağustos 2009 tarihinde Sayın İçişleri Bakanı'nın düzenlemiş olduğu açılım değerlendirme ve Türkiye'de PKK sorununu çözme noktasında atılmış bir adımdan bugüne kadar geçen süre içerisinde gelişmeleri dikkate aldığımızda burada Anayasa değişikliğinin bir gizli gündeminin olduğunu ve bu gizli gündemin de referandumdan sonra kendisini göstereceğiydi" dedi. Başbakan Erdoğan'ın yeni anayasa açıklamalarının da MHP'nin haklılığını ortaya koyduğunu söyleyen Bahçeli, bir AKP Genel Başkan Yardımcısı'nın geçtiğimiz günlerde "Artık Anayasa Mahkemesi korkusu ortadan kalkmıştır" açıklaması yaptığını anımsatarak şöyle devam etti:
"Zaten MHP de Anayasa Mahkemesi ile HSYK'daki sayısal değişiklik üzerinde vurgu yaparak 26 maddelik Anayasa değişikliği üzerinde 2 maddeye toplumun dikkatini çekmeye ve bazı çevreleri uyarma gayreti içine girmişti. Şimdi bu süreci hep beraber göreceğiz. Nasıl göreceğiz: PKK'yla kurulmuş olan diyaloglar, işbirliği, belli zemindeki anlaşmalar veya söz vermeler gereği doğrultusunda bir süreç başlatılacaktır."


"Sınırlı sorumlu AKP siyasi kooperatifi kuruldu"

Başbakan Erdoğan'ın mitinglerde referandumda "hayır" oyu verenleri saydığını ancak "evet" oyunu verenleri ancak referandumdan sonra teşekkür konuşmasında sıraladığını, evet oyu veren SP, BBP, Hak-Par, "bağımsız ülkücüler", Kürt aydınları, TOBB, Hak-İş, Memur-Sen ve sivil toplum örgütlerine teşekkür ettiğini anımsatan Bahçeli, Başbakan'ın daha sonra "Muhalefet güven oylaması diyorlardı, şimdi ne diyecekler?" dediğini hatırlattı. Referandumu güven oylamasıyla ilişkilendirenin kendisi olduğunu belirten Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yeni bir siyasi kavram Türkiye'ye yerleştirilmiştir. Zaman zaman istikrarsızlığın yoğunlaştığı, derinleştiği ortamda yeni siyasi oluşumlardan bahsedilir. Ama bu süreçte bazen Ankara'yı dolaştığınız sırada görebilirsiniz, 'Sınırlı Sorumlu Yapı Kooperatifleri' ilanları vardır. Şimdi bu aşamada 'Sınırlı Sorumlu Siyasi Kooperatifler' kendisini gösterdi. Bunun öncülüğü, ana sermayesi AKP'de bulunan, SP, BBP, Hak-Par ve sivil toplum kuruluşlarıyla 'Sınırlı Sorumlu AKP Siyasi Kooperatifi' kurulmuş oldu. Teşekkürün özü budur. Bu yönüyle de AKP, 8 yıllık iktidarı döneminde ve bizim yıkım projesi dediğimiz PKK açılımı veya demokratik açılım çalışmalarında gerçekten güvenoyu almıştır. Bu güven oyunu veren Saadet Partisi'dir, BBP'dir, Hak-Par'dır, Hak-İş'tir, Memur-Sen'dir, TOBB'dur."

Başbakan Erdoğan'ın başından beri "evet" oylarıyla kendisini özdeşleştirdiğini söyleyen Bahçeli, "Evet oyu beklenilen sonucu vermemiş olsaydı AKP'nin ne tür bir siyasal sıkıntıyla karşı karşıya kalacağını düşündüğü içindir ki buna kalkmıştır" dedi.

Başbakan Erdoğan'ın "Referandumda partiler oylanmayacak, Anayasa değişikliği oylanacak" açıklamasını anımsatarak "Şimdi sayın basın mensupları ve televizyon değerlendirmesinde bulunan o kıymetli yorumculara sesleniyorum. AKP'nin amblemini 'evet'te görmüyorsunuz da, 'hayır'da MHP'nin amblemini hiç fark etmeyen, CHP'nin amblemini orada öne çıkartarak, yüzde 42'yi CHP'ye kaydırmakla hangi siyasi projenin adımını atıyorsunuz, biz bunun açıklamasını bekliyoruz" diye konuştu.


"CHP'nin proje içinde olduğunu zannediyorum"

Başbakan Erdoğan'ın referandum sonrası yaptığı konuşmada TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu'ya verdiği yeni anayasa talimatı da göz önüne alındığında Türkiye'de iki partili yeni bir siyasi rejim oluşturulması yolunda işaret verildiğini dile getiren Bahçeli, şöyle konuştu:
"Anlaşılan şu: Türkiye'de yıllardan beri devam eden PKK'nın siyasallaştırma sürecinin iki partili parlamenter sistem içerisinde, bazı yaklaşımlarla da referandumda iz bırakan CHP'nin bu değerlendirmelerinden de yararlanarak, önümüzdeki günlerde bilerek veya bilmeyerek söylenmiş bazı sözlerin bir siyasal baskı unsuru olarak CHP'ye yönelterek, Türkiye'de bir sorunun çözümü noktasında MHP'nin toplum nezdinde itibar kaybeden, siyasi ortamda oy kaybeden bir konuma sokmak suretiyle, bir toplumsal direncin öncülüğünü yapan MHP'den kurtulma, yeni bir model kurma mücadelesidir. Bunu çok iyi görmek lazım."

Bahçeli, "CHP'nin bilerek veya bilmeyerek bu projenin içinde olduğunu düşünüyor musunuz?" sorusu üzerine ise "Öyle zannediyorum veya sürüklenmek isteniyor. Bunu da CHP'nin yöneticilerinin ayırt etmesi lazım. Çok önemli bir konudur" dedi.