Türkiye'nin işsizlik haritası

Türkiye genelinde işgücüne katılım oranı 2010 yılında yüzde 48.8, istihdam oranı yüzde 43 olarak tespit edildi. İşgücüne katılım oranı ve istihdam oranının en yüksek olduğu il Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın memleketi olan Rize oldu. Hane halkına katılım oranı ve istihdam oranını en düşük olan il ise Diyarbakır olarak belirlendi.

24 Haziran 2011 Cuma, 08:31
Abone Ol google-news

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2010 yılı İl Düzeyinde Temel İşgücü Göstergeleri istatistiklerini açıkladı. Buna göre, işgücünün önemli bir göstergesi olan işgücüne katılma oranı, 2010 hanehalkı işgücü araştırması yıllık sonuçlarına göre Türkiye genelinde yüzde 48.8 olarak tahmin edildi. Model çalışması sonucuna göre; işgücüne katılma oranının en yüksek olduğu iller sırasıyla, yüzde 61.8 ile Rize, yüzde 60.8 ile Artvin ve yüzde 59.1 ile Burdur olarak tahmin edildi. İşgücüne katılım oranının en düşük olduğu iller ise sırasıyla, yüzde 31.8 ile Diyarbakır, yüzde 33.3 ile Siirt ve yüzde 35.5 ile Şanlıurfa oldu.

İstihdam oranı yüzde 43

2010 yılında Türkiye genelinde istihdam oranı yüzde 43 olarak tahmin edildi. Model çalışması sonucuna göre; istihdam oranının en yüksek olduğu iller yine sırasıyla yüzde 58.1 ile Rize, yüzde 57.3 ile Artvin ve yüzde 55.4 ile Gümüşhane olarak tahmin edildi. İstihdam oranının en düşük olduğu iller ise yüzde 27.5 ile Diyarbakır, yüzde 29.1 ile Siirt ve yüzde 31.1 ile Şanlıurfa olarak tahmin edildi.
 

İşsizlik oranı 11.9

2010 yılında Türkiye genelinde işsizlik oranı yüzde 11.9 olarak tahmin edildi. İşsizlik oranının en yüksek olduğu illerin başında yüzde 19.1 ile Adana geldi. Bunu sırasıyla yüzde 17.4 ile Hakkari, yüzde 17.2 Van olarak tahmin edildi. İşsizlik oranının en düşük olduğu iller yüzde 4.7 ile Bayburt oldu. Bayburt'u yüzde 5.7 ile Artvin, yüzde 5.8 ile Gümüşhane takip etti.
 

"Küçük alan tahminleri yönetimi" kullanıldı
 

TÜİK haber bülteniyle ilgili şu açıklamaya yaptı:
"1988 yılından itibaren, Uluslararası Çalışma Örgütü'nce belirlenen norm ve standartlara uygun olarak, düzenli uygulanmakta olan hanehalkı işgücü araştırmasında, 2004 yılından itibaren Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat) standartları da takip edilmekte. Bu kapsamda, 2004 yılından itibaren Hanehalkı İşgücü Araştırması'nın örnek hacmi İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması 2'inci Düzey'e (26 Bölge) göre tahmin vermek üzere artırılmış ve araştırma sonuçları Türkiye, kent ve kır ayrımında verilen dönemsel sonuçların yanısıra, yıllık olarak 26 Bölge ayrımında da yayımlanmaya başlandı. Bununla birlikte, son yıllarda gerek kamu otoriteleri tarafından gerçekleştirilecek plan ve projeler, gerekse akademik çalışmalar için il düzeyinde temel işgücü piyasası göstergelerine de ihtiyaç duyulmaya başlandı.
Avrupa Birliği İstatistik Ofisi'nce işgücü anketi tahmin boyutunun Düzey 2 olarak belirlenmesinin temel gerekçesi, daha alt coğrafi alanlar için örnekleme dayalı araştırmalar yoluyla bilgi derlenmesinin oldukça yüksek örnek hacmi gerektirmesi, bunun da gerek altyapı olanakları, gerekse maliyet kısıtları dikkate alındığında tercih edilir olmamasıdır. Özellikle, Türkiye gibi nüfusu fazla, yüzölçümü geniş, yerleşim yerleri dağınık ve sayısı fazla ülkeler için il düzeyinde bilgi üretebilmek, çok yüksek örnek hacmiyle çalışmak anlamına gelmekte. Bu nedenle birçok ülke, alt coğrafi alanlar için bilgi üretebilmek amacıyla, örnekleme dayalı araştırmalardan elde edilen sonuçların yanısıra, idari kayıtlar ve farklı veri kaynaklarını kullanarak çeşitli modelleme çalışmaları yapmakta ve daha alt coğrafi alanlar için ihtiyaç duyulan veriler bu yolla tahmin edilmekte.

Türkiye İstatistik Kurumu, il düzeyinde ihtiyaç duyulan temel işgücü göstergelerini üretebilmek amacıyla, AB uzmanlarının görüş ve önerilerini de alarak, çeşitli yöntemler üzerinde çalışmıştır. Sürdürülen bu çalışmalar neticesinde, 'küçük alan tahminleri yöntemi'nin kullanılmasına karar verildi. Çalışmada kullanılan yöntem, işgücü araştırmasından elde edilen orjinal verilerin yanısıra, ekonometrik çalışmalar sonucu belirlenmiş olan çoğunlukla idari kayıtlara dayalı dışsal değişkenlerin (il nüfusu ve diğer demografik göstergeler, Sosyal Güvenlik Kurumu verileri, İŞKUR kayıtlı işsiz sayısı vb.) birarada kullanılmasını gerektirmekte. Çalışmada temel olarak herhangi bir il için örnek hacminin yeterli olması durumunda, üretilen tahmin, o il için araştırmadan doğrudan elde edilen sonuca yakın olmakta, örnek hacminin o il tahmini için yetersiz kalması durumunda ise, elde edilen tahmin ağırlıklı olarak dışsal veriler tarafından belirlenmekte.

Seçilen yöntemin önemli bir avantajı, üretilen tahminlere ilişkin standart hata değerlerinin de hesaplanabilmesidir. Bugüne kadar 2008 ve 2009 yılları için belirtilen yönteme göre hesaplanan il düzeyinde temel işgücü göstergeleri yayımlanmış olup, bu haber bülteninde ise 2010 yılına ilişkin sonuçlar yer almakta. İl düzeyinde üretilmiş olan bu temel işgücü göstergelerinin, dolaylı olarak elde edildiği göz önünde bulundurulmalı, veriler değişim katsayısı, güven aralıkları ve istatistiksel anlamlılık düzeyleri dikkate alınarak kullanılmalı."