Ulaşım yolları sınır oluyor

Türkiye-Suriye sınırındaki demiryolu kalıcı, El Bab’ın güneyindeki otoyol geçici sınır oldu.

24 Şubat 2017 Cuma, 19:21
Abone Ol google-news

Fırat Kalkanı Harekâtı kapsamında El Bab’ın ele geçirilmesinin ardından tarihi bir olayın yinelenmesi gündemde. Türkiye ile Suriye’nin mevcut sınırının Halep bölgesi 1921’deki Ankara Anlaşması’yla bölgedeki demiryolu ile son şeklini almıştı. Fırat Kalkanı Harekâtı’nın güney ucu olarak görülen El Bab’da yine bir ulaşım güzergâhı olan M-4 Otoyolu geçici sınır olarak kabul edildi. El Bab’ın ele geçirilmesinin ardından güneydeki Tadef kasabası konusundaki belirsizlik ise sürüyor. El Bab ile güneyde son noktasına ulaşan Fırat Kalkanı Harekâtı’nın geçici sınırı yine bir ulaşım güzergâhına göre belirlendi. Rusya ile Türkiye arasında Esad rejimiyle de koordineli biçimde yürütülen görüşmeler sonucunda Halep ile Rakka arasında ulaşımı sağlayan M4 Otoyolu geçici sınır olarak kabul edildi. Bu kapsamda Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) desteğindeki Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) unsurları otoyolun El Bab bölümünü tamamen kontrol altına aldı. Bu kapsamda El Bab ile Tadef kasabası arasındaki kavşak da ÖSO tarafından kontrol ediliyor.

Sınır Lozan’da onaylandı

Türkiye’nin Suriye sınırının coğrafyasının düzlük olması nedeniyle ulaşım güzergâhlarının tarih boyunca sınır olarak kabul edildiğine dikkat çekiliyor. Bu kapsamda Türkiye ile Suriye’nin resmi sınırının Halep bölümü 1921 Ankara Anlaşması ile belirlendi. Bu bölgedeki sınır belirlenirken demiryolu da iki ülke arasındaki sınır olarak kabul edildi. Demiryolunun önemli bir bölümü Türkiye sınırları içerisinde kaldı. Türkiye-Suriye sınırının Hatay bölümü ise daha sonra belirlendi ve Lozan’da onaylandı.

Tadef belirsizliği

Türkiye ile Rusya arasındaki görüşmelerde doğal geçici sınır olarak kabul edilen El Bab’ın 3 kilometre güneyindeki Tadef kasabası ise halen IŞİD’in kontrolünde bulunuyor. Bu kasabadan IŞİD’in kim tarafından çıkarılacağı ise henüz netleşmedi. El Bab’da zora giren IŞİD’in bazı kadrolarını bu kasabaya kaydırdığı, tahkimatını da güçlendirdiği biliniyor. Rejim güçlerinin bu kasabayı ele geçirmek istemesi durumunda yalnızca havadan değil karadan da ateş desteğinin olması gerektiğine dikkat çekiliyor. Bölgede bulunan rejim güçleri ve Şii milislerin karadan ateş destek unsuru bulunmadığı, bu konuda TSK’nin destek verebileceğine dikkat çekiliyor. Suriye’de konuşlu Rus uçakları da El Bab’da operasyon yapan Türk birliklerinin “önünü bombalayarak” destek vermişti.