Ve olan çocuklara oluyor...

Toplumsal sorunları 2000’li yıllarda büyük bir hızla artan Almanya’da milli gelirin yüzde 50’sine nüfusun yüzde 10’u sahip! Endüstri ülkeleri arasında Almanya, “aile ve eğitim fakiri” listesinde birinci sırada.

25 Nisan 2021 Pazar, 02:00
Ve olan çocuklara oluyor...
Abone Ol google-news

Toplumsal sorunları 2000’li yıllarda büyük bir hızla artan Almanya’da milli gelirin yüzde 50’sine nüfusun yüzde 10’u sahip! Endüstri ülkeleri arasında Almanya, “aile ve eğitim fakiri” listesinde birinci sırada. Yoksul aile çocuğu sorunlu yetişiyor, sağlıksız büyüyor, okulda başarılı olamıyor, sorun dolu bir gelecek onu bekliyor. Sabahları kahvaltı etmeden evinden çıkıyor, kimi anne çocuğunun çantasına bir dilim ekmek bile koyamıyor. 

Müdürler ayaklandı

Mercedes’in, Porsche’nin, Bosch’un “doğum yeri” Stuttgart, Almanya’nın “yaşanmaya değer varlıklı kentleri” listesinde doruktakiler arasında. Giderek daha çok modern bina yapılırken, yeni yeni yollar, tüneller açılırken, kent istasyonunun yeraltına indirilmesine, demiryolu güzergâhının toptan değiştirilmesine, tepeleri delerek kent havaalanına daha hızlı bir trenle bağlanmasına 10 milyar Avro’dan fazla harcanırken Stuttgart’ın okullarında çocuklar karnı aç derslere giriyordu. 

İki yıl önce önce Stuttgart’ta okul müdürleri eyalet eğitim bakanlığına ve kent belediyesine karşı “ayaklandılar”. Fakir çocukların çoğunlukta olduğu okullarda öğle yemeği verilmesini talep ettiler. “Gittikçe daha çok karnı aç öğrenci derslere giriyor”, diyen müdürlerin tepkisi sonunda başarıya ulaştı, yeni ders yılının başlamasıyla 80 okul dar gelirli ve fakir aile çocuklarına sadece bir Avro karşılığında öğle yemeği vermeye başladı. Eğitimciler girişimi tabii ki fakirliğin çözümü değildi. Ve bu fakirlik tüm Almanya için geçerliydi. Sorun son bir yılda yaşananlarla arttı, hem de çok hızlı. 

Korona ile her şey karmakarışık oldu. Sadece günlük yaşam, iş yaşamı ve insanlar arası ilişkiler “Gordion düğümü”ne dönmedi, geleceğin büyükleri çocukların da kafası karıştı. Ne zaman okula gideceklerini, okulda hangi öğretmenle hangi derse gireceklerini bilmiyorlar. On altı eyaletten oluşan Almanya’da on altı eğitim ve kültür bakanlığı var! 1949 yılından bu yana bir eyaletin eğitim yasası, diğer eyalette geçersiz.

Korona nedeniyle alınan önlemler nedeniyle bu “ayrıcalık” iyice ortaya çıktı. Örneğin Bavyera’da öğrenciler için test zorunluluğu getirildi. Öğrenciler haftada iki kez okullarda bir PCR testi ya da hızlı test veya kendi kendilerine yapacakları bir test yapmak zorunda. Kimi eyalet kreşleri kapatırken açık tutan eyaletlerde annelerle babaların iki yaşındaki çocuklarına test yaptırtması gerekiyor. 

Uçurum derinleşiyor

Eyaletin birinde ilkokullarda yüz yüze eğitim yokken komşu eyalette var. Bazılarında ortaokullar uzaktan eğitim alırken bazılarında öğrenciler okula gidiyor. Enfeksiyon süreci izin veriyorsa alternatif derslere geri dönülüyor. Bazı eyaletlerde 7. ve 9. sınıflar dönüşümlü derslere başlarken bazılarında enfeksiyon durumuna göre okullar alternatif sınıflara dönmek zorunda! Haftada 2 veya 3 kez öğretmenlere zorunu testler uygulanacak. Tüm okullarda tabii maske zorunluluğu var.

Zenginle fakir arasındaki uçurum gittikçe derinleşiyor, ülkede resmi verilere göre 6 milyon çocuk fakir ailelerde yaşıyor. Toplumdaki zengin-fakir ayrımı eğitimde de kendini gösteriyor. Her çocuk istediği okula gidemiyor, zengin öğrenci fakir öğrenciden uzak duruyor. Fakir insan yalnız bırakılıyor, toplumdan koparılıyor. 

Almanya’da açlık sınırında yaşayan, çoğu kez tek başına kalmış, çalışmayan, doğumdan sonra hızla artan sorunların altından kalkamayan, çevresinin ilgilenmediği genç anneler gittikçe artıyor. Çocukları koruyan yasalar yetersiz, reformlar gerekli. Ancak çoğu kez fakirlikten kaynaklanan bu gibi trajedileri, çıkarılacak yeni yasalar da pek önleyemez. Nedenler daha derinlerde yatıyor. Ve olan çocuklara oluyor!