Vitrindekiler...

Cumhuriyet Kitap'tan, raflarda yerini alan çeşitli alanlardan yayımlanmış kitaplardan yetkin bir liste...

04 Nisan 2021 Pazar, 00:05
Abone Ol google-news

Bilgi Kirliliği Ortamında Kalbimiz ve Damarlarımız / Metin Özenci / Cumhuriyet Kitapları / 144 s.

Başta tıp olmak üzere, bilimin öneminin çok daha iyi anlaşıldığı bu dönemde bile, bilim dışı tezler ve iddialar toplumun zihnini bulandırmaya devam ediyor. Metin Özenci, kitabında bu bilgi kirliliğine karşı, kalp ve damar sistemimizle ilgili kimi güncel ve geçerli bilgileri yalın bir dille anlatıyor. Üstelik, tıp öğrencileri ve uzmanlık öğrencisi doktorlara da yönelik olarak, temel bilgilerle klinik uygulamaları birleştirmenin önemini vurgulayarak ve hekimliğin ana amacı olan başarılı tedavinin birincil koşulunun, “doğru tanı”ya ulaşmak olduğunu anımsatarak, bunu başarmak için gerekli ipuçlarını vererek..

Orhan Kemal’in Adanası - Bir Şehir Sözlüğü / M. Nevzat Hız / Everest Yay. / 328 s.

Orhan Kemal gibi toplumcu gerçekçi yazarlar, içinden çıktıkları toprakların adıyla özdeşleşirler. Yapıtlarıyla Çukurova’nın ve Türkçenin usta bir kalemi, memleketteki insan manzaralarının özgün bir aktarıcısıdır.

Orhan Kemal’in romanlarının ruhu, bir coğrafyanın tasviri ve talihi kadar o yörenin insanlarının dilinin yansıtılmasından ileri gelir. Bu yönüyle Orhan Kemal’in eserleri bir kültür mirası müzesi gibidir. Araştırmacı yazar Nevzat Hız’ın bu müzede uzun süren gezilerinin ve ayrıntılı incelemelerinin sonucunda hazırlanmış olan sözlüğü okurken Orhan Kemal’in şehrini ve insanlarının dilini tüm renkleriyle, canlılığıyla karşınızda göreceksiniz.

Tamaşa-yi Dünyâ ve Cefakâr u Cefakeş / Evangelinos Misaidilis / Haz.: Robert Anhegger, Vedat Günyol, Peri Efe / Yapı Kredi Yay. / 808 s.

Evangelinos Misailidis’in 1872’de yayımlanan yapıtı; kahramanı Aleko Favini’nin İstanbul’da başlayıp Romanya, Rusya, İtalya, İngiltere ve Fransa’da devam ettikten sonra Yunanistan’da son bulan ve binbir türlü macera ile oradan oraya savrulmakla geçen fırtınalı yaşamını özgün biçemiyle anlatan pikaresk bir roman. Türkçenin ilk romanlarından ve Karamanlı Türkçesinin en büyük abidelerinden biri olan yapıt; kaynaklandığı kozmopolit çevreyi hakkıyla yansıtan renkli biçemiyle eşsiz bir dil hazinesi olmanın yanı sıra, geçtiği ülkelerin o devirdeki halleri, türlü türlü âdetleri, bazıları hâlâ yaşayan ön yargıları ve boş inançları hakkında önemli bilgiler içeren değerli bir kaynak. Latin alfabesiyle ilk defa 1987’de Robert Anhegger ve Vedat Günyol tarafından kısmen sadeleştirilmiş ve bazı kısımları çıkarılmış halde yayımlanan yapıt, Peri Efe’nin titiz çalışması sonucu bugün açıklamalı tam metin olarak okurlarla yeniden buluşuyor.

Kâbus / Halid Ziya Uşaklıgil / Can Yay. / 232 s.

Kâbus, büyük bir romancı olmasının yanında tiyatro tutkusuyla da bilinen Uşaklıgil’in tek telif oyunu. Yazar, Kâbus’tan önce Fare ve Füruzan isimli iki oyun daha kaleme almışsa da bu oyunlar dönemin anlayışına uygun olarak Avrupalı yazarların oyunlarından uyarlanmış metinlerdir. Kâbus oyununda Uşaklıgil, Aşk-ı Memnu, Kırık Hayatlar gibi büyük romanlarındaki izlekleri takip eder ve döneminin ahlak anlayışına, aile yaşantısına ve kadın haklarına dair önemli sorunları dile getirir. Oyun ayrıca toplumu ilgilendiren konulara göndermelerle de dikkatleri çeker. Özellikle kadın haklarına, kadının toplum içindeki yeri, evlilik, boşanma gibi konulara getirilen doğrudan ya da dolaylı çözümlemeler ve eleştiriler oyunun sınırlarını genişletir.

Sinop Olayı / Yücel Uğurlu / Platanus Publishing / 216 s.

1969’da 3 asker Sinop olaylarında (Hasan Çetin, Cemali Ülgün ve Mahmut Özen) Deniz Kuvvetleri’nden ihraç edildiler. 12 Mart 1971 muhtırasından sonra, 9 Haziran 1971’de ise aralarında kitabın yazarı Yücel Uğurlu’nun da yer aldığı 27 Teğmen Deniz Kuvvetlerinden ihraç edildiler. Uğurlu, kitabında son yıllarda Ergenekon, Balyoz gibi süreçlerde de süren Deniz Kuvvetlerimize yapılan bu baskıların, haksızlıkların aslında 50 yıl önce nasıl başladığını belgeliyor. Deniz Harp Okulu 1. sınıftan sonra, 1969 Temmuz’unda yaptıkları Karadeniz ve Akdeniz seyahatlerinde yaşanan olayları tuttuğu notlardan ve tanıklıklardan hareketle aktarıyor. Kitapta, Sinop olayları ile ilgili olmayan ama Deniz Subaylarının ne gibi zorluklarla mücadele ettiklerini ortaya koyan yazılar da yer alıyor.

Gidilmemiş Bir Yol / Tuğrul Tanyol / Sia Kitap / 96 s.

Şairliği varoluş biçimi olarak gören şairlerden Tuğrul Tanyol’un şiir dilini sıradan dilden yetkince kopararak şiire, modern estetiğe dayalı bir alan açtığı şiirlerinden bir seçki Gidilmemiş Bir Yol. Okuyanın imgelemini beslediği şiirlerinde dünyanın söze dönüştüğü sayfaların yanı sıra, sözün de yeni dünyalar yarattığına tanıklık ediyor okuru.

Cumhuriyet ve Antropoloji / Zafer Toprak / Türkiye İş Bankası Kültür Yay. / 624 s.

İnceleme; Tanzimat sonrası yüz yılı kapsayan bir bilim tarihi. 1930’larda gerçekleştirilen bilimsel ve kültürel devrimin geri planında yer alan birikime odaklanıyor. Tarihçilerce “katastrofik” ve “karanlık” bir evre diye nitelenen iki dünya savaşı arası dönem, Türkiye’nin kendi “yeni insan”ını inşa ettiği yıllar oldu. Çağdaş bilim ve eğitim anlayışının temelleri uluslaşmanın ilk evrelerine özgü romantik özlemlerle 1930’larda atıldı. Harf devrimi ertesi 1928-1938 evresi bilim anlayışında milat sayıldı. İlköğretimden yükseköğretime antropolojik verilerle yüklü bir geçmiş vurgulandı. Süreç tarih, coğrafya, dilbilim, mantık, jeoloji, biyoloji başta olmak üzere geniş bir bilim yelpazesini kuşattı. Kültür devrimi ise Anadolu insanı üzerine Batı’daki nasırlaşmış ön yargıları sorgulayan bir projeye dönüştü. Toprak, incelemesinde bunalımlı bir evrede doğayla barışık bilimsel kaygıları belgeleriyle dile getiriyor.

Türkiye’de Demokrasi Arayışı / Rıza Türmen / Doğan Kitap / 328 s.

Kitap, Rıza Türmen'in, 2014'ten bu yana düzenli olarak yazdığı ve “Barış”, “Demokrasi”, “Ütopya”, “Seçim” ve “İnsan Hakları ve AİHM Yazıları” temaları altında toplanan yazılardan oluşuyor. Her bir bölüm Türmen'in hukuk ve diplomasi uzmanlıklarıyla derinleşiyor. Yazılar tek tek ele alındıklarında ise Hannah Arendt'ten Henri Lefebvre'a uzanan referans yelpazesiyle ve müzikten sinemaya, kent haklarından dünyadaki barış girişimlerine yayılan bir konu çeşitliliğine sahip. Türmen’in kitabı; ülkenin siyasal açıdan köklü bir dönüşüm geçirdiği, özgürlük alanlarının yukarıdan aşağıya müdahalelerle yeniden tanımlandığı, ileriye gitme olanaklarının ise görmezden gelindiği ya da bastırıldığı bu dönemin bu siyasal ve hukuksal eleştirisi, gerçeğin üzerindeki örtüyü kaldırma çabasına önemli bir katkı sağlıyor.

Yazamadıklarımı Şimdi Yazdım / Erol Manisalı / Tarihçi Kitabevi / 96 s.

Erol Manisalı’nın bu kitabı; bazen dostlar gücenmesin diye saklanan, hatta eskiden sakıncalı bulunup da yazılamayan bazı önemli olaylara ilişkin yazılarından oluşuyor. Genelde Türkiye’nin bugün geldiği noktaya kadar yolunun kesiştiği insanlar ve olayları paylaştığı kitabında Manisalı; kimi eski dostlarının sonraları kendisini nasıl şaşırttıklarının yanı sıra üniversitedeki odasında kendisini tehdide kalkışan insanları da anlatıyor.

Bilinç Devrimi - Homo Sapiens’den Homo Conscious’a / Us Su / Platanus Kitap / 179 s.

Çalışma, hem doğayı hem de geleceğini mahvetmiş Homo Sapiens’in yeni bir insana, “Homo Consioust, yani Bilinçli İnsan”a evrilmesi gerektiğini savunuyor. Bilinçli insan ve bilinçli toplumun bir bütün olduğunun belirtildiği çalışmada; bu koşullarda, bilinçli insanın yaşayacağı ve gelişebileceği toplumun yönetiminin de gelenekselleşmiş partili demokrasi ile olmaması gerektiği; doğrudan demokrasi mantığına yakın, partisiz, sürdürülebilir, bilinçli bir demokrasiye geçilmesinin zorunlu olduğu imleniyor.

Emek - Beden - Aile: Türkiye’de Kadınlık Halleri / Kolektif / Metis Yay. / 248 s.

Kitap; göç, gençlik, demografik davranışlar, kadın bedeni ve emeği alanında yaptığı çalışmalarla ve Türkiye toplumunun demografik yapısının zaman içinde nasıl değiştiğini siyasi iktidarın toplumu şekillendirme hedefi çerçevesinde inceleyerek, Türkiye’deki sosyal bilimlere önemli bir katkı sağlamış Ferhunde Özbay anısına hazırlanmış. 9 Mart 2018’de Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü ev sahipliğinde düzenlenen “Birinci Ferhunde Özbay Anma Konferansı: Türkiye’de Aile, Evlilik ve Kadın İstihdamı” başlıklı konferansta yapılan sunumların yeniden kaleme alınarak bir araya getirildiği makalelerden oluşuyor. Derlemede, Özbay’ın kadın ve aile ekseninde yürüttüğü çalışmalarıyla açılan yoldan ilerleyen genç kuşak araştırmacılar; kadınların özgürleşme sorununun sosyal bilimler açısından olduğu kadar, toplumsal yaşamın sürdürülebilirliği açısından da ne kadar tayin edici bir yerde durduğuna ışık tutuyorlar. Türkiye’nin bu bağlamda içinden geçtiği güncel süreci farklı kavramsal yaklaşımlar ve metodolojilerle ele alıyorlar.