YÖK'te sıkıntı var

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, Danıştay'ın, durdurma kararının belirsizliğe yol açtığını belirterek, ''Bu seneki sistemin nasıl uygulanacağının belirginleşmesi ve bunun 20 Aralık'tan önce olması lazım. Yoksa sınav takvimimiz aksar'' dedi.

26 Kasım 2009 Perşembe, 09:31
Abone Ol google-news

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanı (ÖSYM) Prof. Dr. Ünal Yarımağan, Danıştayın, YÖK Genel Kurulu'nun aldığı kararların 3, 4 ve 5. maddelerinin yürütmesini durdurduğunu anımsattı.

Yarımağan, kararlarda yer alan 3. maddede, ''adayların yerleştirme puanlarının hesaplanmasında Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı'nın (AOBP) 0,15 katsayısı ile çarpılacağı'', 4. maddede ''adaylardan öğretmen lisesi veya meslek lisesi mezunu olanların kendi alanlarındaki programları tercih etmeleri halinde AOBP'nın 0,06 ek katsayı ile çarpımı sonucunda bulunan değerin, 3. maddeye göre hesaplanan yerleştirme puanına ekleneceği'', 5. maddede de ''meslek lisesi mezunu adayların ek puanla girebildikleri kendi alanlarındaki her program için bir Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) puanı türünün yanı sıra bir de Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) puan türü belirleneceği, meslek lisesi mezunu olup olmadığına bakılmaksızın adayların bu programlara yerleştirilmesinde bu iki türden puanların büyük olanının esas alınacağı'' hükümlerinin bulunduğunu belirterek, ''Şimdi bu üç maddenin yerine yeni şeylerin gelmesi lazım. Aslında sadece belki 3. maddeyle ilgiliydi yapılmak istenen. Diğer ikisinin yürütmesi niye durdurulmuş bilemiyorum'' dedi.

YÖK'ün karara itiraz edeceğini söyleyen Yarımağan, ''Bunların sonuçlanıp bu seneki sistemin nasıl uygulanacağının belirginleşmesi ve bunun 20 Aralıktan önce olması lazım. Yoksa takvimimiz aksar'' diye konuştu.

''Sınav tarihleri mi değişebilir?'' sorusu üzerine Yarımağan, şunları kaydetti:
''Tabii. Sınavlar için bizim öngördüğümüz takvimde başvurular 11 Ocak 2010'da başlıyor. Birinci aşama sınavı 11 Nisan 2010'da yapılacak, ikinci aşama sınavlarının takvimi belli. Bu takvimin yürüyebilmesi için sınav kılavuzu baskısının 20 Aralıkta başlaması lazım. Bunun başlayabilmesi için de belirsizliklerin ortadan kalkması lazım. Bir itiraz varsa itirazın sonuçlanması, yürütmesi durdurulanların yerine uygulanacak olan kararların alınması lazım. Ortada bir belirsizlik var ve bu belirsizlik bizi son derece endişelendiriyor.''

YÖK'ün aldığı kararlardaki 4 ve 5. maddelerin yürütmesinin durdurulmasına gerek bulunmadığı görüşünü yineleyen Yarımağan, şöyle konuştu:
''Sınav takviminin yürüyebilmesi için belirsizliklerin kalkması gerekiyor. Çünkü yeni bir sistem geliştiriyoruz. Zaten işimiz zor. Bu zorluklar içinde yeni belirsizliklerin olması bizi endişelendiriyor. İnşallah zamanında belirsizlikler ortadan kalkar, şöyle veya böyle uygulamanın nasıl olacağı belirginleşir, biz de ona göre uygulamalarımızı sürdürürüz.''

Bu arada, bu konu gündeme gelmeden önce yapılan açıklamaya göre, YÖK Genel Kurulu 17 Aralık 2009 tarihinde toplanacak.


"Hukuk tarihi bunları yazacak"

 

AKP Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, Danıştay 8. Dairesi'nin, YÖK'ün üniversiteye girişte katsayı farkını kaldıran kararının yürütmesini durdurmasını, ''Danıştay verdiği bu kararla hak, hukuk ve adalet ayakta tutulma yerine, hak, hukuk ve adaletin uygulanması engellenmiştir'' sözleriyle eleştirdi.

Gazetecilerin konuya ilişkin sorusu üzerine Bozdağ, şunları söyledi:
''Hukuk tarihi bunları yazacak. Yani bir iş hukuka uygun mu değil mi, anayasaya uygun mu değil mi, hakkaniyete uygun mu değil mi? Burada hukuka, anayasaya, hakkaniyete uygun olmayan bir karar söz konusudur. Bunu hukuken de mevcut yasal mevzuat açısından da savunmak mümkün değildir. Uluslararası hukuk açısından da savunmak hiç mümkün değildir. Bir baronun başvurması, hukuksuzluğu hukuki hale getirmez. Mahkemenin anayasa ve yasalara aykırı bir karar vermiş olması halinde bu kararın kendisi onu hukuki hale getirmez, haksızlığı ortadan kaldırmaz. İşin doğrusu, mahkemeler haksızlığı önlemek içindir, hakkı, hukuku, adaleti ayakta tutmak içindir. Ama maalesef Danıştay verdiği bu kararla hak, hukuk ve adalet ayakta tutulma yerine, hak, hukuk ve adaletin uygulanması engellenmiştir.''


Gündoğdu'dan tepki

Memur-Sen üyeleri, YÖK Genel Kurulu kararının yürütmesinin durdurulmasını, Danıştay önünde protesto etti.

Danıştay kararı ve farklı katsayı uygulaması aleyhinde pankartlar açan ve dövizler taşıyan grup adına basın açıklaması yapan Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet  Gündoğdu, ''katsayı adaletsizliğinin YÖK tarafından kaldırılmasının, demokrasiyi, milli egemenliği ve hukukun üstünlüğünü ön planda tutan kişi ve kurumlar tarafından takdirle karşılandığını'' ifade etti.

''YÖK'ün kararının, demokrasi, özgürlük ve eşitlik gibi kavramların kendi mülkiyetinde olduğunu savunan kişi ve kurumları rahatsız ettiğini'' öne süren Gündoğdu, değişikliğin iptali ve yürütmesinin durdurulması için İstanbul Barosu'nun dava açtığını anımsattı.

Meclisin de YÖK'un bu konuda yapacağı düzenlemenin, yargı tarafından iptal edilmesini engelleyecek yasal düzenleme yapmasını isteyen Gündoğdu, siyasi iktidarın ise kuvvetler ayrılığı ilkesine uygun olarak, özellikle yargı organlarının oluşumuna ve görevlerine ilişkin yargı reformunu da hayata geçirmesi gerektiğini kaydetti.

 


AKP Gençlik Kolları'ndan protesto

İstiklal Caddesi'ndeki İstanbul Barosu önünde toplanan AKP İstanbul Gençlik Kolları üyesi bir grup, Danıştay kararını ve katsayı farkını eleştiren afişler açtı.

Baro önünde grup adına basın açıklaması yapan AKP Gençlik Kolları Başkanı Erkan Kandemir, milletlerin gelişmişlik düzeyinin, gençlerin eğitim seviyesi ile ölçüldüğünü ifade ederek, şöyle konuştu:
''Muasırlaşmayı kendileri adına düstur edinmiş gözüken içimizdeki bazı ideolojik grupların, eğitim hak ve hürriyetini engellemeye çalışması da ayrıca manidardır. Eğitimde şartlar ve yasaklar yoktur. Eğitimde evrensel kurallar vardır. Bu kurallar yatay ve dikey geçişe izin verir. Herkese aynı soruyu sorup, doğru cevaplayan iki kişiden birine öbüründen daha düşük puan veren bir sistemin eşitlikle, ÖSS'ye 6 ay kala böyle bir karar alacak kadar gözü kararmış bir yargının adaletle ne ilgisi olduğunu biri bize anlatsın. Zulümle abat olmaz, zalimin de zulmü yanına kalmaz.''

Bu arada, aynı yerde basın açıklaması ve protesto gösterisi yapan Eğitim-Bir-Sen üyesi bir grup, İstanbul Barosu binasına yumurta attı.

Bölgede, çevik kuvvet polis ekipleri geniş güvenlik önlemleri aldı.