Yüksek elektrik faturaları ve elektrik kesintileri yurttaşı kıskaca aldı! Elektrik kesintileri habersiz gerçekleşebilir mi?

Yüksek elektrik faturaları, koronavirüs salgını ve ekonomik krize rağmen yapılan elektrik kesintileri, faturalarını dahi ödeyemeyen yurttaşlara dayatılan açma kapama bedelleri hayatı iyice zorlaştırıyor. Cumhuriyet, uzmanlara elektrik kesintileri konusunda hukuki haklarını, yüksek faturaların nedenlerini sordu… Elektrik faturalarında açma kapama bedeli nedir, nasıl ödenir? Elektrik kesintileri habersiz gerçekleşebilir mi? İşte habersiz elektrik kesintilerine dair bilinmeyenler ve yapılması gerekenler

09 Ağustos 2020 Pazar, 14:30
Yüksek elektrik faturaları ve elektrik kesintileri yurttaşı kıskaca aldı! Elektrik kesintileri habersiz gerçekleşebilir mi?
Abone Ol google-news

Ekonomik kriz ve Covid-19 salgınıyla mücadele sürecinde işsiz kalan yurttaşlar, zor durumda kalarak elektrik faturalarını ödeyemediler veya fatura ödemelerini ertelemek zorunda kaldılar. Kimi yurttaşın kesintisi habersiz gerçekleşirken, kimi ise ceza bedeli ödeyerek elektriğini geri açtırmak durumunda kaldı. Elektrik dağıtım şirketlerinin abonelerine haber vermeden kesinti yaptığı, yüksek açma kapama bedelini ise yeni bir gelir kaynağı olarak gördüğü ileri sürüldü.

Cumhuriyet’e konuşan siyasiler ve hukukçular, ceza bedeli ödemelerinden elektrik idarelerinin haksız kazanç elde ettiklerini belirterek, habersiz kesintilerin meydana getirebileceği zararları anlattı.

“ELEKTRİK ŞİRKETLERİ CİNAYET İŞLEMİŞ OLUR”

CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal, tüketicinin fatura borcu olsun, olmasın, haber vermeden yapılan elektrik kesintileri, telafisi imkânsız zararlara yol açtığını söyleyerek şunları kaydetti:

"Maddi zararı geçtik, yaşam hakkı da tehlikeye atılıyor. Kronik rahatsızlığı olan, oksijen cihazı kullanması gereken, evde sürekli tıbbi cihaza bağlı olması gereken yurttaşlarımız, hastalarımız var.

Elektrik dağıtım şirketleri, haber vermeden elektriği kestiğinde evde tıbbi cihaza, solunum desteğine ihtiyaç duyan hastalar ölebilir. Bu cinayet işlemektir. Nitekim geçmişte bu tür üzücü olaylar yaşandı. Böyle acı durumlarda elektrik kesintisine sebebiyet verenler hakkında cinayet suçundan gereken yasal işlemler yapılmalıdır. İnsan hayatını ucuz gören elektrik şirketlerinden yargı yoluyla hesap sorulmalıdır. Kronik hastaların elektriği kesinlikle ama kesinlikle kesilmemelidir."

“ELEKTRİK İDARESİ HAKSIZ KAZANÇ ELDE EDİYOR”

Elektrikle ilgili özelleştirme sözleşmesinden de bahseden Tanal, bu sözleşme kapsamında elektrik altyapısının, trafoların yenilenme şartı olduğunu belirtti ve ekledi; “Elektrik kesintilerinde kayıp ayrı kaçak ayrı bir şeydir. Kayıp; elektrik kabloların yenilenmesi nedeniyle kablodan veya trafodan oluşan kaçaktan kaynaklanıyor. İdare kabloları yenilemediği veya yer altına alınmadığı için bir kayıp oluşuyor. Bu kaybı idarenin kendisi üstlenmesi gerekirken yurttaşa yükleniyor. Bu kayıpların hepsi usulsüz. Eski trafolar ve direkler daha kaliteliydi. Geçtiğimiz dönemlerde elektrik kayıp bedeli yüzde 4 küsuratındayken, şu anda yüzde 40’a dayanıyor. Bu bedel yurttaşa yükleniyor. Elektrik idaresi haksız bir kazanç elde ediyor. Elektrik bedelinin yurttaştan tahsil edilmemesi gerekir. Bu kayıp bedeline sebebiyet verenler; elektrik idaresi ve elektrik şirketleri” dedi.

“PIRASA KESER GİBİ ELEKTRİK FATURASI KESİYORLAR”

Elektrik faturalarının kesimlerindeki usulsüzlükten de bahsede Tanal, “Öyle elektrik faturaları geliyor ki… Tek bir sicil numarasına kayıtlı tüketiciyi birer veya beşer dakika arayla farklı iki ilçedeymiş gibi gösterip fatura kesiyorlar. Pırasa gibi elektrik faturası kesiyorlar. Yurttaşlar bu konuda çok mağdur. Elektrik idaresine bir an önce kayyum atanması gerekiyor. Yurttaştan haksız bir şekilde para alınıyor. Bu paralar bir an önce iade edilmeli. Yurttaşa, 'Hırsız' diyorlar ancak fatura üzerinden hırsızlığı meşrulaştırıyorlar” diye konuştu.

DENİZ YAVUZYILMAZ: ÇİFTÇİLER 2 MİLYAR LİRA BORCA SAHİP

CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, koronavirüsle mücadele kapsamında doğalgaz ve elektrik faturalarının ödeme gecikmelerinden dolayı kesinti yapılmayacağı açıklamalarında bulunduğunu hatırlatarak, “Ancak kesintiler, borçlardan dolayı icralar, hacizler yurttaşlara peş peşe geliyor. Üstelik bu kesintiler çok daha öncesinde başladı. Geride bıraktığımız aylarda Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’in soru önergemize döndüğü yanıtta Türkiye’de 2020 yılı Şubat ayı itibarıyla ülke genelinde 900 bin hanenin elektriğinin kesildiği 118 bin abonenin ise borcundan dolayı icralık olduğu ortaya çıkmıştı. Üstelik tarımsal sulama nedeniyle toplam 2 milyar lira tutarında elektrik borcu olan çiftçiler bu hesaba dâhil değildi” İfadelerini kullandı.

“ELEKTRİK DAĞITIM ŞİRKETLERİ TAHSİLAT PEŞİNE DÜŞMÜŞ”

Yurttaşın hem virüse hem de ekonomik krize karşı var olma savaşı verdiğini belirten Yavuzyılmaz, “Yurttaşlarımıza mümkün olduğunda evlerinde kalmaları hijyen şartlarına uymaları tavsiye edilirken bu uygulamalar tek kelimeyle zulümdür. Elektrik dağıtım şirketleri tahsilat peşine düşmüş hükümet ise adeta verdiği sözleri unutmuş yaşananları seyre dalmıştır. Bu ertelemeler neden sonlanmaktadır? Türkiye’de koronavirüs mü bitmiştir yoksa ekonomi mi rahatlamıştır? AKP iktidarı ve elektrik dağıtım şirketleri el ele, geçim sıkıntısı yaşayan, salgına karşı savaşan yurttaşı adeta limon sıkar gibi, ekonomik krizin ağırlığı altında her geçen gün ezmektedir. Bu konuda acil olarak düzenlemeler getirilmeli, yurttaşlarımıza ödeme kolaylıkları sağlanmalı, faizler silinmeli ve kesinti yapılan abonelere, çiftçilere yeniden elektrikleri verilmelidir” şeklinde konuştu.

HABERSİZ ELEKTRİK KESİNTİSİ YAŞAYAN YURTTAŞLAR NE YAPMALI?

Elektrik faturalarını ödeyemeyen ya da ödemeyen yurttaşlarımıza önce faturalarını ödemeleri ödemediği takdirde enerjinin kesileceği yönünde bilgilendirme yapılmasının zorunlu olduğunu ifade eden Tüketiciyi Koruma Derneği Başkanı (TÜKODER) Başkanı Aziz Koçal, şunları kaydetti:  

“Fatura ödemeleri için genelde 5 iş günü olacak şekilde süre tanınır. Bu sürede ödeme yapılmaz ise elektrik kesintisi yaşanabilir. Bu bildirim yapılmadan enerji kesilmiş ise açma kapama ücreti yönünden yurttaşlarımız ‘Tüketici Hakem Heyeti’ne gidebilir. Bazı yurttaşlar kendilerine bilgi verilmediğini söylüyor. Bu durum yurttaşların, kurumda kayıtlı olduğu iletişim bilgilerinin güncel olmamasından kaynaklanıyor olabilir.

Ayrıca abonelik kendi üzerine değil ise bilgilendirme gerçek kullanıcı yerine abone sahibine ya da kurum sistemine kayıtlı telefona gönderildiği de unutulmamalı. Yurttaşlar mağdur olmamak için elektrik kurumunda kayıtlı iletişim bilgilerini kontrol etmeli ve abonelik üzerinde değil ise kendi üzerine alması gerekir. Bazen enerji kesilmeden faturalar geç ödendiğinde de açma kapama bedeli de faturalara yansıtılıyor bu gibi durumlarda tüketiciler hakem heyetine başvurarak iadesini talep edebilirler.”

“AÇMA KAPAMA BEDELİ HAKSIZ BİR KAZANÇ”

Açma kapa bedeli bir haksız kazanç olarak değerlendiren Koçal, şu ifadeleri kullandı:

“Ödenmeyen ya da geç ödenen faturalar için gecikme zammı alınıyor ayrıca açma kapama almak adaletli bir davranış olmayıp haksız zenginleşmeyi getiriyor. Kurum tarafından personel istihdam edildiği ifade ediliyor ancak toplanan açma kapama bedelleri o iş için çalışan personelin kat kat üzerindedir.

Açma kapama bedellerinin haksız kazanç olduğu ve iadesi yönünde hakem heyetleri karar vermişti ancak ‘verilen bir hizmet var ve bu onun bedeli’ gibi değerlendirmeler ile tüketici mahkemelerinde hakem heyeti kararları bozuldu.”

“AÇMA KAPAMA BEDELİ ALINMAMALI, CİDDİ DÜZENLEMELER YAPILMALI”

Koçal, son olarak şunları söyledi:

“Elektrikle ilgili tüm sorunlarda yönetim erki güçlü olan dağıtım şirketlerinin yanında yer almıştır. Hâlbuki güçsüz olan tüketicinin yanında yer alınması gerekir. Açma kapa bedeli diye bir bedel alınmamalı. Bu konu ile ilgili ciddi düzenlemeler yapılması gerekiyor.”

“DÜZEN PARA KAZANMAK ÜZERİNE KURULMUŞ”

Tüketicinin bilgilendirilme hakkı olduğunun altını çizerek sözlerine başlayan TÜKODER Genel Başkan Yardımcısı Av. Şükran Eroğlu, “6502 sayılı yasa da ve Evrensel Tüketici Hakları arasında tüketicinin bilgilendirilme hakkı yer alıyor. Dolayısıyla tüketici bilgilendirilmeden, ikaz edilmeden elektrik kesintisi yapılması demek aslında tüketicinin haklarının ihlal edilmesi demektir” dedi.

Elektrik şirketlerinin çalışma sistemi hakkında konuşan Eroğlu, şunları söyledi:

“Faturaları otomatik ayarlamışlar bir gün dahi geciktirseniz kapatmış veya açmış gibi işlem yaparak tüketicilerden ücret alarak işlem yapıyorlar. Bu düzen hizmet vermek üzerine değil para kazanmak üzerine kurulmuş durumda. Kayıp kaçakları da bir kanun değişikliği yaptırarak, faturasını ödeyen dürüst tüketicilere yüklediler. Bizler hırsızlık yapanların hırsızlık bedellerini maalesef ödemek durumunda bırakıldık.”

“EMRİVAKİ KESİNTİ TÜKETİCİ HAKLARININ İHLALİDİR”

Tüketicinin her daim bilgilendirilmesi gerektiğini anlatan Eroğlu son olarak şu şekilde konuştu:

“Bazı durumlarda fatura tüketicinin eline gitmiyor, gelip elektrik saatlerini okumuyorlar, okumadıkları için de tüketicinin bilgisi olmuyor. Bu nedenle önce fatura konusunda uyarı yapılarak, ‘şu kadar sürede ödemediğiniz takdirde elektriğiniz kesilecektir’ şeklinde ikaz edilecek ki tüketici gitsin ödemesini yapsın. Emrivaki bir şekilde elektriği kesmek tüketici haklarının ihlalidir.”

YURTTAŞLAR NE DİYOR?

Maaşının faturalarını ödememe yetmediğini anlatan bir yurttaş, “Bin 500 liralık fatura masrafım var, ödemekte zorlanıyorum. Elektriğimi kesmeye geldiler ama izin vermedim. Taksitlendirme yaptım. Salgından dolayı tüm borçlarım birikti. Kiramı ödeyemiyorum. Borç alarak borçlarımı kapatmaya çalışıyorum. Bu düzen bu hükümet olduğu sürece bitmez. Böyle gelir böyle gider. 2 bin 400 lira maaş alan insanın; bin liralık kira parası var, yemeği var, masrafı var. Nasıl yetebilir ki?” dedi.

Borcunun olmadığını ama parasının da olmadığını anlatan başka bir yurttaş, “Eşim cihaza bağlı bir şekilde yatalak hastası ve 1 buçuk senedir evde yatıyor. Maddi durumumuz iyi değil. Faturalarımızı ödüyoruz ama eşimin durumunda dolayı her an elektrik kesilecek korkusu içerisindeyiz” diye konuştu.

“YAPABİLDİĞİM TEK ŞEY; ÖLÜMÜ BEKLEMEK”

Salgın sürecinde maaşının azaldığını ve geçim sıkıntısı yaşadığını anlatan bir yurttaş ise, “Nasıl geçiniyorum bilmiyorum. Bin lira maaş alıyorum ama ödemem gereken 8 bin liralık fatura borcum var. Hangi borcuma yetecek param bilmiyorum. İmkânım yok, borcum var, geçinemiyorum” ifadelerini kullandı. Ne yapmayı düşünüyorsunuz sorusuna ise “Yapabildiğim tek şey; ölümü beklemek” cevabını verdi.

Konu ile ilgili görüşlerine başvurduğumuz Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ise sorularımızı yanıtsız bıraktı.