Bu hınçla ve hızla nereye! Y. Bekir Yurdakul’un yazısı...

Yer yer gülümseyerek okuyacağınız Babamla Kamp’ta Gonca Mine Çelik, bir yandan temiz çevrenin değeri, doğal yaşamın korunması mücadelesine dikkatimizi çekerken bir yandan da umursamaz, umarsız, yıkıcı hallerimize yönelik eleştiriler getiriyor.

25 Ekim 2021 Pazartesi, 00:01
Abone Ol google-news

Resimleyen GONCA MİNE ÇELİK

Bu bir yerlere yığılma halimiz, bu “değişim” ne zaman başladı, hepimiz az çok biliyoruz. İlkin şehirlerde, neresi varsa soluk alınacak, çocukların oyunlarla doldurduğu... oralar birer birer, birbirinin benzeri yapılarla doldu.

Sonra çocuklar oyun alansız, insanlar ve şehirler soluksuz kaldı. “Dışarı”sı; ağaçlık alanlar, köylerin kıyısı, göl yakını, dere yatakları... ne güne durmaktaydı? Her biri birer birer “işgal” edildi.

Sonra oraların gerçek sakinlerine, daha uzaklara, tepelere doğru yol göründü. Bu hınçla ve her geçen gün hızlanan hayatla nereye savrulduğunun farkına varmadı, varmak istemedi insan.

EDEBİYATIN ÇIĞLIĞI

Bu olup bitene, sonu gelmez yayılmacılığa, yok edişe edebiyat ilgisiz kalamazdı elbette. Doğal yaşamın uğradığı yakıcı, dur durak bilmeyen yıkımın boyutlarını bütün çıplaklığıyla yazınsal yapıtlar taşıdı bilincimize. Öyle ki çoğu, çok önceden uyardı insanlığı. Ama...

Gonca Mine Çelik, hepimiz için belki de son bir çığlığa çevirmiş doğaya yönelen, kimilerinin inatla fark etmeye yanaşmadığı hırsımızı...

İnsanın hayata bakışını, kibirli hallerini bir ayı ailesinin gözünden anlatıyor. Öyle ki anlatısının kahramanı kıldığı ailemiz de şehirde yaşamaya başlıyor, “reçel yapan şehirli ayılar” olup çıkıyorlar.

SIKI BİR TOPLUMSAL ELEŞTİRİ

İş yaşamının yoğunluğu yüzünden yavrusuyla neredeyse hiç ilgilenemeyen baba ayı, bir hafta sonu onunla kamp yapmaya karar veriyor. Her şey yolunda giderken bir sabah büyük bir gürültüyle uyanırlar.

Baba ayı, yavrusunu kucakladığı gibi güvenli bir yere götürür. “Bulundukları yerde hızla çoğalan ve çevreye yayılan” insanlardan korumak için.

“Biz, yaşadığımız yerde değişiklik yapmayız.” diyen baba ayıyla yavrunun yolları, ormanlık alanda buldukları “insan yavrusu”nu ailesine kavuşturmaya çabalarken “iyi” insanlarla kesişir.

Tüketim çılgınlığına, ihtiyacın ötesine savrulan ev, eşya edinme hırsına, “Azalt!” çağrısıyla karşı duran “iyi” insanların mücadelesi bambaşka bir “değişim”in yolunu açacaktır.

Yer yer gülümseyerek okuyacağınız öyküde yazar, bir yandan temiz çevrenin değeri, doğal yaşamın korunması mücadelesine dikkatimizi çekerken bir yandan da umursamaz, umarsız, yıkıcı hallerimize yönelik eleştiriler getiriyor.

Hıza teslim olmuş, gelişkin, uygar diye düşündüğümüz ve alıştığımız hayatımıza hayvan dostlarımızın penceresinden bakmak size de ilginç gelecektir.

Babamla Kamp / Gonca Mine Çelik / Final Kültür Sanat Yayınları / 80 s. / 6+ / 2021.