Her yılın en çok kullanılan, dillere pelesenk olmuş kelimesi yıl sonuna doğru özenle seçilip ilan edilir. Kurumsallığına güvenilen Merriam-Webster ve Oxford Sözlük yanında ABD’de Random House’un internette hizmet gören “dictionary.com” sitesi bu yılın seçilmiş kelimesini duyurdu. Küresel iletişim boyutunda 2025’te en çok kullanılan deyiş “Altı-Yedi” idi.
Özellikle İngilizce konuşulan dünyada 6-7 rakamına dayanan vurgu hemen her cümleye sızmış bulunuyor. Başka dilleri bilemedim ama galiba Türkçede “six-seven” diye bir tekrar henüz yok; iyi ki yok!
TikTok, Instagram gibi sosyal medya içeriklerinde altı-yedisiz cümle olmadan konuşulmuyor. Aslında 6/7’nin kendi başına hiçbir anlamı yok. Hani Türkiye’de bir ara çok moda olmuş, “Aynen öyle!” yahut “Ay inanmıyorum!” tarzında; dilbilimine göre dolgu kelimeler veya dilde tikleşmiş söz gruplarına benziyor.
Z kuşağı veya Alfa kuşak adı verilen toplumsal kesimin 6-7’si genellikle belirsizlik, daha çok umarsızlık, değer vermemek veya kolayca harcanabilirlik üzerine kurulu.
“Bu dersin hocası nasıl” sorusuna, “6-7” cevabı gelirse “İşte şöyle böyle, idare eder” anlamı çıkıyor. “Yarın gelir misin?”, cevap, “6-7”; yarın olsun da bakarız demenin rakam karşılığı.
Nereden çıktı bu sayılar diye merak ediliyor haliyle! Basket oyunucusu LaMelo Ball’ın “6 feet-7 inches” uzunluğundaki boyuna atfen bu sayıların kelimeye dönüştüğünü söyleyen de var, rap şarkıcısı Skrilla’nın seslendirdiği anlamsız 6-7’sine bağlayan da.
Kanada’da Quebec eyaletinden Liberal Parti milletvekili Rachel Bendayan’ın parlamentodaki son konuşmasında sık sık, 6-7’yi tekrar ettiği görüntüler bu yılın en çok izlenen YouTube videoları arasına girdi.
Parlamentoya kadar 6-7 sızınca, dünyada diller yok olup giderken üniversitelerin de unutulmuş gibi duran linguistik hocaları hemen hatırlandı. Manitoba Üniversitesi Dilbilim hocası Nicole Rosen, “Yeni kuşağın 6-7’si dilimizi aşındırıp yapıyı bozar mı” sorusuna, “Eğer dile yeni bir şey ekliyorsanız, niye bozulsun ki aksine zenginleşiyor” karşılığını vermesi dikkat çekti. Rosen’e göre 6-7 kullanımı dil belleğini daraltmıyor, aksine çoğaltıyor. Onun bu cevabına kimileri de “Eh o zaman 6-7” demiş olmalı.
Buna karşılık Toronto Mississauga Üniversitesi’nden Ai Taniguchi 6-7’yi kullanmayı bir tür beyin çürümesi saymaktaydı. Birebir sözlük karşılığıyla çevrilse “beyin çürümesi” diye adlandırılacak “brainrot”ın aslında karşılığı “zihin uyuşukluğu” olmalı.
6-7 gibi beyin çürümesine ait vurgulamalarla zihni tembelleşmiş, cep telefonu ekranından günde yüzlerce kısa videoya baka baka zaman öldüren bir genç kuşakla nasıl dil bağı kurulacak, belli değil.
Küreselliğin şimdiki lingua franca-ortak dili İngilizceye bu yönlü argo deyişlerin girişinden duyulan rahatsızlık sürüyor. Aslına bakılırsa “buzzword” (moda sözcükler) her dönemde bir biçimde ortalıkta görünmesi ancak internet çağında akıl almaz hızla yayılması da şaşırtıcı.
Dil meselesi çetrefilli iş, dili korumak için bir yandan kurallı konuşmak gerekiyor, öte yandan noktalama işaretlerini bile gereksiz görmekte olanlar da bulunuyor.
Dilin giderek emojilerle daralacağına dair tehlikeyi gösterenler de var.
Böyle giderse insanlık tekrar işaret diliyle konuşmaya başlayıp en başa döner mi, postmodernlik yoksa bu mu diye düşünmeli.
Bu işin sonu, kaş gözle işmar edip meramını ima etmeye kadar varacak görünüyor. 2025’i “six-seven” kapattık, bakalım bundan sonra ne çıkacak!