T.C. ALANYA 3. AİLE MAHKEMESİ'NDEN
Sayı :2025/502 Esas 14/05/2026
Davacı-karşı davalı MERYEM UĞUZ ile davalı-karşı davacı MEHMET UĞUZ arasında mahkememizde görülmekte olan Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedeni İle Boşanma davası nedeniyle;
Davalı-karşı davacı MEHMET UĞUZ'a; asıl dava cevaba cevap-karşı dava cevap dilekçesininilanen tebliğine karar verilmiştir. Alanya 3. Aile Mahkemesinin 2025/502esas sayılı dosyasında davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle;"Davalı tarafın, dosya kapsamındaki somut delilleri, tanık anlatımlarını, 6284 sayılı Kanun kapsamında verilmiş koruma tedbirlerini ve olayların kronolojik akışını göz ardı ederek tamamen kendi kusurunu örtmeye yönelik savunmalarda bulunduğunu, müvekkilinin tüm emeğini ve imkânlarını eşine, çocuklarına ve aile düzenine adadığını, karşı davanın dayanağının bulunmadığını, ileri sürülen iddiaların tamamı soyut ve mesnetsiz olduğunu,Karşı tarafın, müvekkilinin sözde geçimsiz olduğunu ileri sürmüş ise de, tam aksine müvekkilinin evlendiği günden bugüne kadar aile birliğini ayakta tutabilmek adına olağanüstü çaba gösterdiğini,Müşterek çocukların halen müvekkil ile birlikte yaşamakta olup, özellikle özel bakım ihtiyacı bulunan müşterek çocuk Eda’nın tüm bakım, gözetim ve günlük ihtiyaçları bizzat müvekkil tarafından karşılanmaktadır. Davalı tarafın çocuklara karşı yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediği, hatta çocukların anne ile iletişimini engelleme yönünde davranışlar sergilediği dosya kapsamındaki vakıalarla sabittir.karşı dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların hiçbirinin somut delille ispatlanamadığını, aksine dosya kapsamındaki tüm maddi vakıaların davalı-karşı davacı tarafın ağır kusurunu ortaya koyduğu izahtan vareste olduğunu, Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. maddesi uyarınca boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu olan taraf lehine karşı dava taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını,Bu nedenle karşı davanın tüm ferileri ile birlikte reddinin gerektiğini, Karşı tarafın velayet taleplerinin,çocukların üstün yararı dikkate alınarak reddedilmesi gerektiğini, Çocukların fiilen anne yanında bulunduğundan ve babaya yönelik uzaklaştırma tedbiri devam ettiğinden, koşullar velayetin anneye bırakılmasını gerektirdiğini,Karşı tarafın tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası talepleri dosya kapsamındaki fiili durum ve kusur dağılımı ile bağdaşmadığını,boşanmaya sebebiyet veren vakıaların ağırlıklı olarak davalı-karşı davacı taraftan kaynaklandığının açık olduğunu ve boşanma sonrası yoksulluğa düşecek olan taraf davalı-karşı davacı değil, müvekkili olduğunu,Bu haliyle karşı taraf lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmesi mümkün olmadığını,Davalı-karşı davacının, maddi tazminat olarak 2.000.000 TL, manevi tazminat olarak 2.500.000 TL talep ettiğini, Boşanmadaağır kusurlu taraf davalıkoca olduğu için, kusursuz ya da daha az kusurlu müvekkilnin haksız tazminat iddiasına sahip olduğunu belirterek, asıl davalarının kabulü ile karşı davanın reddine karar verilmesini, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı-karşı davacıya yükletilmesine karar verilmesinitalep etmiştir.
01/06/1974 doğumlu, Metin ve Hürü oğlu, 15541486688 TC Kimlik Numaralı davalı-karşı davacı MEHMET UĞUZ'a asıl dava cevaba cevap-karşı dava cevap dilekçesinin tebliğinden itibaren “HMK. 136. maddesi gereğince, asıl dava cevap-karşıdava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki hafta içinde asıl dava ikinci cevap-karşı cevaba cevap dilekçesi verebileceğiniz,” ihtar olunur." şerhi TK'nun 28. Maddesi gereğince ilanen tebliğ olunur.