Ailesi aramaya devam ediyor: Betül Davut, 9 yıldır kayıp

Betül Davut, 2012 yılında Küçükçekmece'deki evinin önünde kayboldu. Annesi Çiğdem ve babası Ahmet Davut, kızlarını kaybolduğu günden beri aramaya ve medyada sesini duyurmaya çalışmaya devam ediyor. Cumhuriyet.com.tr'ye konuşan Çiğdem Davut, polisin arama çalışmalarının geç başladığını ve yetersiz olduğunu belirtiyor.

24 Eylül 2021 Cuma, 20:00
Ailesi aramaya devam ediyor: Betül Davut, 9 yıldır kayıp
Abone Ol google-news

Dokuz yaşındaki Betül Davut, 2012 yılında Küçükçekmece'de evinin önünde arkadaşları ile birlikte oynarken kayboldu. Annesi Çiğdem ve babası Ahmet ise kaybolduğu günden beri kızlarını arıyor. Aile, yabancı uyruklu oldukları için bu süreçte çok fazla zorlandıklarını, medyadan yeterli desteği bulamadıklarını ve polisin olaya geç müdahil olduğunu belirtiyor. Öncesinde herhangi bir tehdit unsuru ile karşılaşmadığını ve arama çalışmalarında hiçbir şekilde gelişme yaşanmadığını belirten Çiğdem, ailesini kimsenin Betül için aramadığını, yeterli çalışmaların yapılmadığını belirtiyor ve ekliyor: 'Çocukları nereye götürüyorlar?'

'TÜRKİYE'NİN KAYIP ÇOCUKLARI'

Cumhuriyet, 'Türkiye'nin Kayıp Çocukları' isimli araştırma haber dizisinde, çocuğu kaybolmuş ve yıllardır bulunamamış olan dört ayrı ailenin yaşadıkları sürece ışık tuttu.

Çocuğu 2012 yılında Küçükçekmece'deki evinin önünden kaybolan Çiğdem Davut, 9 yıldır kızını arıyor.

Polisin müdahalesinin geç olduğunu ve kapsamlı bir arama yapılmadığını belirten anne Çiğdem Davut ve ailesi yaşadıkları süreci Cumhuriyet.com.tr'den Sinem Nazlı Demir'e anlattı.

'POLİSLER 2-3 GÜN SONRA NEDEN GELİYOR?'

Betül'den biraz bahsedebilir misiniz? Betül nerede ve nasıl kayboldu?

''Benim çocuğum 9 yaşında kayboldu ve 9 yıldır kayıp. Aklı başında ve zeki bir çocuktu. Kimse kandıramazdı. Bir Cumartesi günü saat 16.00-17.00 sularında Küçükçekmece'de kayboldu. Betül okula gitmiyordu o zamanlarda. Kapının önünde oynuyordu çocuklarla birlikte. Babaannesi seslendi, eve geldi ve sonra tekrar kapının önüne çıktı. Çöpü döktürecektim Betül'e, bu yüzden seslenmeye başladım. Ama onu göremedim. Kayınbabamları aradım çocuğumu sormak için. Aradık biraz Betül'ü. Parkları aradık, zaman geçiyordu ve korku içindeydik. Karakola gittik ve çocuk şubeye yönlendirdiler. 24 saat geçsin, ondan sonra gidin tekrardan şubeye dediler. Eşim dayanamadı. Polisler 3 gün sonra geldi. Polisler 2-3 gün sonra neden geliyor? Polis bu konunun çok arkasına düşmedi. Kapının önünde nöbet tuttular, baktılar.''

'KIZIM KAÇIRILDI'

Şüpheli bir durumla karşılaştınız mı?

''Kameraya bakıyoruz kaldırımı çekmiş, bizim de çok bir bilgimiz yok. Düşmanlığım olan biri de yok. Düşmanım olsa yapardı ama düşmanımız yok. Betül bence kaçırıldı. Kızım kaçırıldı. Benim de hiçbir bilgim yok. Kanun da bilmiyoruz. Kızımın hayatından şüphe ediyorum. Acaba kızımı öldürdüler mi? Tecavüz edip bir yere mi attılar? Yurt dışına mı götürdüler? Dağa mı götürdüler? Her yerden her şeyden şüphem var. Kafayı yedim zaten. Şeker, kalp, tansiyon oldu bende. 35 yaşındayım ama görsen 50 yaşında oldum. Mesela Kaşıkçı'nın peşini bırakmadılar. O cansa benim kızımın da canı candı.  Psikolojim bozuldu. Devlet o insanı 30 defa haberlerde gösterdi ama benim çocuğuma neden aynısını yapmadılar?''

'BİZİ HİÇ ARAMIYORLAR'

Şu an arama çalışmaları ne durumda?

'Çocukları nereye götürüyorlar? Bu kadar çocuk nereye gidiyor? Şuradan şuraya giderken kimlik istiyorlar. Çocukları hangi yoldan hangi sebeple 'götürüyorlar? Yerin altından mı geçiyor bu çocuklar? Ben çocuğumun hayatından şüphe ediyorum. Her şey aklımda geçiyor, her şey. Bu nasıl insanlık? Benim dokuz yıl oldu. Çocuklarım 'Betül kaç yaşında oldu?' diye soruyor bana. Bizi hiç aramıyorlar.''

ÇOCUKLAR KAYBOLDUĞUNDA NE YAPMALI?

  • Çocuğunuzun arkadaşlarının kimler olduğunu bilin.
  • Çocuğunuza ev adresiniz ile telefonlarınızı ezberlettirin.
  • Çocuğunuzun vücudundaki izleri bilin.
  • Çocuğunuza tanımadığı kişilerden yiyecek-içecek kabul etmemesini ve arabasına binmemesi gerektiğini öğretin.
  • Çocuğunuza diğer kişilerle mahrem bilgileri ile fotoğraflarını paylaşmaması gerektiğini öğretin.
  • Çocuğunuza önyargılı ve tepkisel yaklaşmayın. Diyalog halinde olun.