MEB’in ‘okul yemeği’ anketindeki sorular, yoksulluğun görünmeyen boyutunu ortaya çıkardı: Önce öğün sonra anket

MEB’in ‘okul yemeği’ anketindeki sorular, yoksulluğun görünmeyen boyutunu ortaya çıkardı: Önce öğün sonra anket

10.10.2026 04:00:00
Güncellenme:
Figen Atalay
Takip Et:
MEB’in ‘okul yemeği’ anketindeki sorular, yoksulluğun görünmeyen boyutunu ortaya çıkardı: Önce öğün sonra anket

Milli Eğitim Bakanlığı’nın ücretsiz okul yemeği uygulamasına ilişkin veli, öğrenci, öğretmen ve okul yöneticilerinin görüşlerini almak amacıyla başlattığı ankete, Derin Yoksulluk Ağı Kurucusu Hacer Foggo’dan eleştiri geldi.

Milli Eğitim Bakanlığı, öğrencilere okulda ücretsiz yemek sunulması konusunda veli, öğrenci, öğretmen ve okul yöneticilerinin görüşlerini almak için bir anket başlattı.

Derin Yoksuluk Ağı Kurucusu Hacer Foggo, “Ücretsiz okul yemeği, evinde sağlıklı besine erişemeyen bir çocuğun fiziksel sağlığı, ruhsal iyilik hali ve arkadaşlarıyla eşit koşullarda okul yaşamına katılabilmesi açısından büyük önem taşıyor. Her çocuğun, kimseden yiyecek istemek zorunda kalmadan, onuru korunarak sağlıklı bir öğüne erişebilmesi gerekiyor” dedi.

‘GEREKLİ’, ‘GEREKSİZ’ 

Bakanlığın öğrencilere, velilere ve öğretmenlere yönelttiği ücretsiz okul yemeği sorularının, Türkiye’deki çocuk yoksulluğu ve gıda fiyatları ile birlikte düşünülerek değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Foggo, soruları şöyle değerlendirdi:

“MEB’in ücretsiz okul yemeği veli anketinde, ‘Çocuğunuzun okulda yemek desteğine ihtiyacı’ sorusu, bu koşullar altında önemli fakat ihtiyacın ‘gerekli’ veya ‘gereksiz’ olarak sınıflandırılması, çocuğun yaşadığı beslenme yoksunluğunu açıklamaya yetmez. Çocuğunun yeterince beslenemediğini söylemek bir veli için zor olabilir, ayrıca veli ihtiyacı yalnızca gelir eksikliği üzerinden değerlendirebilir, oysa düzenli ve dengeli beslenme ihtiyacı, okulda geçirilen süreyle, özel beslenme gereksinimleriyle ve ailenin bakım koşullarıyla da ilişkilidir. ‘Okulda ücretsiz yemek verilmesi, ailemizin gıda harcamasını azaltır’ ifadesi de çocuk yoksulluğu bağlamında dikkatle yorumlanmalı.”

DIŞLANMA RİSKİ 

Hacer Foggo, öğrenci anketindeki, “Okulda acıktığım için derse odaklanmakta zorlandığım olur” sorusunun, çocuğun kendi deneyimini görünür kılması bakımından değerli olduğunu belirterek “Ancak Türkiye’de çocukların yüzde 36.8’inin yoksulluk veya sosyal dışlanma riski taşıdığı bir ortamda, açlığı yalnızca ders başarısına etkisi üzerinden araştırmak yetersiz kalır. Çocuğun beslenme ihtiyacı, derse odaklanmakta zorlandığını söylemesine bağlı değildir. Açlık yaşadığı halde bunu normalleştiren veya öğrenmesine etkisini fark etmeyen bir çocuk da yeterli beslenmeye ihtiyaç duyar. Soruların öğün atlamayı, yiyeceğe erişimi, beslenme çeşitliliğini ve açlığın sıklığını ayrıca ölçmesi gerekir” diye konuştu.

ÖĞRENCİLER UTANIR MI?

“Yemek sadece bazı öğrencilere verilirse o öğrenciler utanabilir” ifadesinin çocuk yoksulluğunun görünmeyen boyutunu anketin içine taşıdığını kaydeden Foggo, şöyle devam etti: “Çocukları yardım alanlar ve almayanlar olarak ayırmak, beslenmeye erişimin yanında aidiyet ve onur meselesidir. Finlandiya’da okulöncesinden lise düzeyine kadar ücretsiz okul yemeğinin bütün öğrencileri kapsayan eğitim hizmetinin parçası olması, önemli bir örnektir. Türkiye için bu modelden çıkarılabilecek ders, çocuğun yemek yiyebilmek için yoksulluğunu arkadaşlarının önünde görünür kılmak zorunda bırakılmamasıdır. Bununla birlikte anketin mevcut sorusu yaşanmış damgalamayı değil, öğrencinin olası bir duruma ilişkin düşüncesini ölçmektedir.

‘OYLAMAK İÇİN DEĞİL’ 

Öğretmenlere, açlık nedeniyle derse odaklanmakta zorlanan öğrenciler olup olmadığının sorulması, çocukların yaşadığı güçlükleri erken fark etmek açısından önemli. Ancak öğretmen, öğrencinin dikkatini toplamakta zorlandığını görse de bunun açlıktan kaynaklandığını kesin olarak bilemeyebilir. Bu nedenle çocuğun aç olduğunu söylediği durumlar ile öğretmenin gözlemlerine dayanarak açlıktan şüphelendiği durumlar ayrı sorulmalı.”

Foggo, “Bu anketler, çocukların beslenme hakkını oylamak için değil, yeterli, sağlıklı, güvenli ve çocukların onurunu koruyan bir hizmetin nasıl kurulacağını belirlemek için kullanılmalı. Öncelik, gerekli bütçe, personel ve altyapı sağlanarak tüm çocukların erişebileceği sağlıklı ve ücretsiz okul yemeği uygulamasının bir an önce hayata geçirilmesi olmalı” dedi.

ÖĞRENCİ ANKETİNDEN SORULAR

Milli Eğitim Bakanlığı’nca öğrencilere yöneltilen 13 ifade ve soru var. Bu çümlelerin altında “kesinlikle katılmıyorum”, “kararsızım”, “katılıyorum” ve “kesinlikle katılıyorum” seçenekleri bulunuyor. Bu cümlelerden bazıları şöyle: 

- Okulda yemek yersem derse daha iyi odaklanırım. 

- Yemek sadece bazı öğrencilere verilirse o öğrenciler utanabilir.

- Okulda acıktığım için derslere odaklanmakta zorlandığım olur. 

- Okulda yemek verilirse her gün yerim. 

- Okul mönüsü hazırlanırken öğrencilerin görüşü de alınmalı.

- Beğenmediğim bir yemek verilirse tabağımda bırakırım.