29 Kasım 1955 Günü Ankara’da Ne Olmuştu?

26 Şubat 2013 Salı

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, geçen gün Marmara Üniversitesi Haydarpaşa Kampusunda düzenlenen Hükümet Sistemi Arayışları ve Başkanlık Sistemi konulu panelde, Hem Atatürk, hem İnönü hem de Menderesin hem yürütme hem de yasama ellerindedir. Tam bir fiili başkanlık dönemidir. Bugünkü Amerikan başkanlık sisteminden daha güçlü bir sistemdemiş.

\n

Anlaşılan Bozdağ, Türkiyeye en uygun demokratik sistemden çok, kendi emellerine en uygun dikta yapısının arayışı içinde. Olaylara da o amaca uygun bir yorumla bakmayı yeğliyor.

\n

Tabii sürekli olarak tek parti dönemini eleştiren bir iktidarın başbakan yardımcısının, Atatürk ve İnönünün, Kurtuluş Savaşından gelen kişiliklerinden doğan ve kendine özgü olarak nitelenebilecek dönemlerini emsal göstermeye kalkmasındaki tutarsızlık gözden kaçmayacak türden.

\n

***

\n

Ama zaten Bozdağ demokratik sistem arayışında falan değil.

\n

Yine de bunları söylerken, hiç değilse, kendilerinin Tayyip Bey için istedikleri Meclisi feshetme yetkisinin, parlamento tarafından Atatürke bile verilmediğini belirtseydi gerçeklere daha uygun konuşmuş olurdu.

\n

Ama zaten Bozdağın gerçekleri konuşmak gibi bir kaygısı da yok.

\n

Nitekim, Menderes dönemini anlatırken de Celal Bayarın temsili bir noktada durması dolayısıyla, Başbakan Menderesin egemen olduğu fiili bir başkanlık sisteminin başında olduğunu söyleyebiliyor.

\n

Neresinden başlamalı ki?..

\n

Celal Bayarın DP amblemli, bastonla gezdiği ve cumhurbaşkanı seçilince, eski partisiyle arasına, anayasa gereği, yeterince mesafe koymadığı için eleştirildiği ve DPnin fiili başkanı olarak nitelendirildiğini bırakalım bir yana.

\n

Ama yine de sistemin özünde parlamenter olduğunu yadsımak mümkün müdür?

\n

Menderesin tek adamlık tutkusu ve bu tutkunun demokrasinin canına okuduğu bir gerçektir ama sistem görünüşte de olsa parlamenterdir.

\n

Ve parlamentoda çoğunluğu olan partinin milletvekilleri zaman zaman güçlerini öylesine göstermişlerdir ki, Menderes sinmiş ve şu cümleyi telaffuz etmiştir:

\n

- Aslanlar gibi adamlarsınız, siz dilerseniz hilafeti bile geri getirebilirsiniz.

\n

***

\n

Şöyle biraz geriye gidelim:

\n

1955 sonbaharında DP içinde rüzgârlar pek de Menderesin lehine esmemektedir. Bu arada 29 Kasım günü yapılan DP grup toplantısında Ticaret Bakanı Sıtkı Yırcalı için bir soru önergesi verilmiştir.

\n

Adnan Menderesin başlangıçta hazır bulunmadığı toplantıda, soru gensoruya dönüştürülmüş ve daha önce Başbakanla aksine karar alındığı halde, Yırcalı, Ben koltuğa yapışan adam değilimdiyerek istifa etmiştir.

\n

Sonradan Menderesin de katıldığı grup toplantısında, hava biraz daha kızışmış, Yırcalının ardından, eleştirilerin hedefi olan Maliye Bakanı Polatkan istifa etmiş, bilahare yükselen Zorlu... Zorluseslerinin üstüne Zorlu da bakanlıktan çekilmiştir.

\n

Bu durumda ne yapacağını bilemeyen Menderes, yukarıya Koraltanın odasına çıkmış, orada Mükerrem Sarol kendisine, Siz lidersiniz, bakanlar istifa etsin, siz kişisel olarak güvenoyu isteyin!tavsiyesinde bulununca, grup toplantısına dönmüş, bakan arkadaşlarının istifasını bildirmiş ve Kaderimi sizin reylerinize teslim ediyorumdiyerek kendi adına şahsen güvenoyu isteyip almıştı.

\n

İşte, milletvekillerine Siz isterseniz hilafeti bile getirirsinizsözünü orada söylemiştir.

\n

Başta başbakan olmak üzere AKPliler sık sık geçmişten söz ediyorlar ama onu da doğru dürüst bilmiyorlar. Gördüğünüz gibi Bozdağ da bunlardan biri.

\n

Meslekte 63. yılını yaşayan Altan Öymenin üç ciltlik bir anı kitabı var, dördüncüsü de yolda, bu dönemleri ayrıntısıyla anlatıyor.

\n

Bari Altan Öymen, TV ekranında iki hatuna laf anlatmaya (ki o zaten mümkün değil) uğraşmayı bırakıp kitabı ilerletse de geçmişten söz etmek isteyenler, okuyup neyin ne olduğunu öğrenseler.

\n

Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Düzen namus istemiyor 23 Temmuz 2021
Bir 20 Temmuz sabahı 20 Temmuz 2021
İstese de gidememek 13 Temmuz 2021