Kaosa sandık koyma...

10 Aralık 2023 Pazar

Sevgili, Puslu, yağmurlu bir güne uyanıyorum. Karşıda Çamlıca’nın kulesi görünmüyor. Birazdan televizyonu açıyorum ekrandan içeri sel halinde haberler akıyor.

Gazetelere bir gün öncenin olanı biteni yansıyor. Ekranlar, sayfalar, seçime endekslenmiş. İşaretler her alanda iflasın belirtilerini sunuyor. Bütün göstergeler korkunç karmaşanın belirtileri. Adalet iflas etmiş, dürüstlük kokuşmuş, ne zamandır yok olan üretim daha da durmuş, eğitim çıkmaza saplanmış, güvenlik allak bullak olmuş. Pireler develeri yutmuş, bu düzen böylece sürüp gelmiş. Rotatifler pranga olmuşlar gerçeklere. Ekranlar yalanı süslemişler. Gerçeği yansıtması gerekenler talanı bezer olmuşlar. Para pul olmuş. Her şey büyük bir kaosun girdabında dönüp durur olmuş.

Böyle bir ortamda ortaya bir sandık konmuş. Bu sandıktan demokrasi, özgürlük, insanca yaşam, adalet bekleniyormuş. Oysa bu ortamda kaosa konan sandıktan demokrasi çıkmasını beklemek abestir.

Ortaya konan sandığın önce kaosu kaldırması lazım ki, sonra demokrasi, adalet, özgürlük, üretim, emek egemen olsun.

***

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener partisinin hiç kimseyle ittifak, işbirliği yapmayacağını, 81 ilde aday göstereceklerini açıkladı. Meral Hanım böylelikle AKP’nin önünü kesmek yerine, AKP’ye payanda olmayı yeğledi. CHP bunun üzerine ittifakı tabana yaymak yolunu denemeye karar verdi. Seçime böyle gidilirse kaos ortamında ortaya konan sandık yine kaostan başka bir şey doğurmayacak. Şimdi kaos yanlıları ile demokrasi peşinde olanlar demokratik bir ortamın önünü açacak yeni ittifakların peşindeler. Eski dostlar hızla yeni düşmanlar haline gelmeye başlıyorlar. Çatışma İYİ Parti’nin bünyesi içinde gelişiyor. Ya genel başkanın çizgisi egemen olacak ya da ittifak partinin ittifaktan yana olan çoğunluğu yola devam edecek. Bunun için partinin kaosa karşı olan kesiminin işbirliği yollarını açık tutabilmesi gerek. Çünkü bugünkü kaos ortamına konan sandıktan demokrasi çıkmaz.

Sandığın demokrasiye çıkması için, iflas etmiş olan AKP’yi, erken seçime zorlayacak, AKP’yi ittifak karşısında yenilgiye uğratacak bir sonuç alıp erken seçime götürmeye zorlamak gerekir.

***

Türkiye’de iflastan kurtulmanın yolu kaos ortamını sona erdirmek ve emeğin en yüce değer olduğu demokrasi yolunun önünü açmak üzere ittifakı güçlendirmektir.

Önümüzdeki günlerde ittifak yanlılarıyla ittifak karşıtları arasındaki çekişme siyasi yaşamın gerginleşmesine yol açacaktır. AKP’nin baskı rejimini yeniden artırmasının istediği sonuçları yaratacağı, çok su götürür.

AKP’nin kendisine biat etmemiş olanları hizaya getirmek için kurduğu yöntemler kendine karşı dönebilir. İktidarın bugün karşı karşıya olduğu sorunlarla mücadele yolunda sahip olduğu silahlar yeterli değildir. İflas toplumsal, politik, ahlaki, eğitimsel, ekonomik, her yönden hükmünü icra etmekte. Kokuşmuş ortam, kuralları hiçe sayan dayatmacı rejimin karşıtlarını kendi karşısında bulması sonucunu doğurabilir. Yanı başımızda cereyan eden olaylar bu konuda çok değerli dersler barındırmaktadır. İsrail’in dayatmacı başbakanı, ülkenin şimdiye kadar gördüğü en gerici politikacısı Netanyahu, ülkesindeki ultra konservatör olarak, dinci politikacılarla işbirliği yolunu tutarak ülkenin bütün güçlerini kendi karşısında saflaştırmış bulunan dinbaz çeteye dayanarak kendi diktasının yolunu açmaya çalışıyor. Ancak bu büyük oyunundan zararla çıkacak görünüyor. Oysa Netanyahu bu “yabancı güçler” oyununun ters tepmekte olduğunu fark etmektedir.

Netanyahu ve tutucu işbirlikçileri Filistinlilerin üzerine daha ne kadar gidebileceğini düşünmektedir?

Son olayların Filistin sorununu adil bir biçimde çözüme götüreceğini söylemek güçtür. Ama şimdiden görünen şey İsrail’in geleceğindeki çözümün formülünde Netanyahu’nun yerinin olmayacağıdır.



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Daha neler olacak? 25 Şubat 2024
Türkiye hâlâ laik mi? 23 Şubat 2024
Mutluluk mecburiyeti 20 Şubat 2024

Günün Köşe Yazıları