Arif Kızılyalın

Türkiye ittifakı

03 Nisan 2024 Çarşamba

“26 Mart seçimleri sıradan bir olay değil; tarihsel anlamı ağır basan bir eylem. Halk sadece iktidar partisine mi hayır dedi? Geçim sıkıntısından bunaldığı için mi tepki gösterdi?

Halk bir yaşam biçimine mi hayır dedi?

ANAP’ın hem sağ hem sol yanağına yediği bu iki yanlı şamarın anlamı ne? Özal’ın yediği ağır tokat, tek bir anlama sığmayacak kadar okkalıdır.”

İlhan Selçuk, 1989 seçimlerindeki SHP zaferinin ardından böyle yazmış Pencere köşesinde.

Yazısının sonunu ise şöyle bağlamış:

“Sanırım 26 Mart seçimlerinin en güzel yanı yurt yönetiminde halkın güçlü soluğunu duyurması oldu. Bu solukta hem demokratik hem ulusal rüzgârlanmanın güzelliği esiyor.”

Evet, 31 Mart 2024 seçimleri 1989’la çok benzeşiyor. Turgut Özal yönetimindeki ANAP’ın çöküş dönemine denk gelmişti. Döviz kuru patlamış, barınma sorunu baş göstermiş, yine İlhan Selçuk’un ifadesiyle, “Akraba taallukat, çevredeki cüdamlar, yupiler, bakanlar el pençe divan, ANAP milletvekilleri suspus, partili dilsiz” hale gelmişti.

Güncel zamana dönersek yupilerin yerini petrodolar zengini Araplar aldı, vekillerin sesi çıkmıyor, bakanlar Saray ne derse onu yapıyor. Parti teşkilatı diyecek olursanız fikirlerini soran yok.

Belli ki AKP’nin üst aklı, ANAP’ın çöküş dönemine ilişkin tek bir makale okumamış.

AKP’nin önemli bir ismi 31 Mart yenilgisini yorumlarken benzeri bir yozlaşmaya dikkat çekti:

“İsrail’le ticari ilişkileri kesmemeleri tepkiye neden oldu, ekonomik krizin yaraladığı dar gelirli görmezden gelindi. Kurultay sonrası CHP küskünleri sandığa götüremez derken biz kendi küskünlerimizden oy alamadık.”

Evet, bu tabloda AKP’nin yerel seçimde İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirleri alması zaten mümkün değildi, Bursa, Balıkesir, Adıyaman, Denizli’yi kaybettiler. Bir de son 10 gündeki duygusal kırılma var. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Oy yoksa hizmet yok çıkışı” tarihi hataydı. Sonradan toparlamaya çalışsa da. Ardından seçime dört gün kalıncaya kadar emekli, açlık sınırının altına inen maaşlarda düzeltme müjdesi bekledi, o da gelmedi. Böyle olunca da AKP seçmeni ya sandığa gitmedi ya tepki oyu attı. Hatta ara sıra oy kullanan kesim de “İş başa düştü” diyerek sandığa koştu. Islak imzalı tutanaklara göz atarsanız AKP oylarının nasıl eridiğini, CHP’ye bugüne dek sıcak bakmayanların da stratejik oy attıklarını görürsünüz. Murat Kurum’un İstanbul’da AKP’li ilçe belediye başkanları toplamından 700 bin oy fazla alışı da AKP’nin tabandaki çözülmesinin kanıtı.

Kaybedeni yazdık, kazanana gelirsek CHP değişim rüzgârıyla halkın önüne çıktı. Kadın aday tercihleri bu sıçramada kilometre taşı. Keza, parti içindeki çokseslilik de öyle. Örneğin, Burcu Köksal miting sırasında “DEM Partisi’ne kapım kapalı” dedikten sonra, Afyon’da tarih yazdı. Kutlamada Andımız’ı okuyup olduğu yerde durduğunu gösterdi; bölgenin dinamikleri öyle emrediyordu Bolu gibi. İstanbul, İzmir ya da Çanakkale adayları ise Köksal’la aynı görüşü paylaşmadıklarını belirtip mevkidaşlarını eleştirdiler çünkü onların da DEM’den kopacak oylara ihtiyaçları vardı; aldılar da. Özgür Özel ise denge politikası gözetti, kibir yapmadı, topa bastı.

İstanbul özelinde her belediye çok kıymetli. Ancak Balkan göçmenlerinin ağırlıkta olduğu Gaziosmanpaşa, yıllardır AKP’nin kalesi görünümündeki Beyoğlu ile Çekmeköy, Bayrampaşa, Eyüp, Şile ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın evi Üsküdar’ın kazanılması anlamlı. Hakan Bahçetepe, İnan Güney, Orhan Çerkes, Hasan Mutlu, Mithat Bülent Özmen, Özgür Kabadayı ve Sinem Dedetaş gerçekten sıra dışı bir işe imza attılar. Demek ki adaylık bağlamında nokta atış yapılmış!

Elbette 7. genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun 10 ay öncesi seçimde aldığı 25.5 milyon oyun bıraktığı tortu unutulmamalı. İstanbul’da Tuzla, Beyoğlu, Şile, Beykoz, Çekmeköy ve Üsküdar’daki oylarda 14-28 Mayıs 2023 seçimlerinin izleri vardı, keza Denizli’de de öyle. Kılıçdaroğlu zamanında partiler arası ittifakı yaptı, Özgür Özel de “Türkiye ittifakı” mesajıyla kalp kırmadan tabana indi, umutları yeniden yeşertti.



 



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Yeni TFF Başkanı! 20 Nisan 2024
Ekmek yoksa ıstakoz ye! 17 Nisan 2024

Günün Köşe Yazıları