Fidel ölür; sen uçuşu hatırla*

30 Kasım 2016 Çarşamba

Tamam; silahlı mücadelenin hiçbir türüne, hiçbir şartta asla sempati besleme;
Özgürlüğü hiçbir sistemde herhangi bir hukuk çerçevesine sığdırama;
Onu inatla ve illa ve ısrarla sadece kuş kanadındaki haliyle gerçekten var say;
Her türlü iktidarın, nihayetinde zehirli olduğundan adın kadar emin ol;
Ama Fidel’i sevmek ya da sevmemek meselesinde;
Fidel’i sevmekten yana dur.
İlla sosyalist ya da komünist olduğundan değil...
Gerilla muhabbetine hayranlıktan hiç değil...
Hele hele romantik solculuktan asla değil...
Sadece;
Allanıp pullanmış bir yoksulluğun zenginlik diye pazarlandığı bu koca kapitalist dünyada;
Rengini insanın en saf halinden alan soylu bir yoksulluğu, zenginlik olarak kayda geçirmekte direnen bir sistemi;
Eksileriyle, çıkmazlarıyla ama yine de inatla kurup sürdürebildiği için.
Şu anda yaşadığın ülkede;
“Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir” sözünü kalleşçe gasp edip hileli bir söylemle kendi diktasına yontan;
“Millet ne istiyorsa bu ülkede o olur” bahanesiyle idam cezasını cahil bir barbarlıkla geri getirmeye çalışan;
Küçük kız çocuklarını tecavüzcüleriyle evlendirmenin önünü açacak rezil bir yasayı örf ve âdetleri bahane ede ede cansiperane savunan;
Laikliği fiilen rafa kaldırıp ülkeye temelden hesapçı bir dini eğitimi dayatan;
Beşeri hukuku hiçe sayıp dini hukuku kerteriz almaktan yana olduğunu saklamayan bir iktidarın;
Alenen karşıdevrim yaptığı şu günlerde...
Aklı ancak Küba’daki diktatörlükle Türkiye’deki diktatörlüğü karşılaştıracak kadar olanlar;
Yıkık dökük evlerde yaşayan...
Ayda ancak 20 dolar kazanan...
İnternet kullanması yasak olan...
Dış dünyada yaşananlardan bihaber bırakılan;
Sofrasını çeşit çeşit yiyeceklerle donatamayan...
Dolabında bir sürü giyecek bulunamayan...
Eşcinselliğe iyi gözle bakılmayan;
Turistik yerlerde sokakları fahişelerden geçilmeyen Küba’da;
Devlet tarafından tutsak alınmış bir halka yapılan sosyalist zulümden istedikleri kadar lanetle bahsededursunlar;
Asla parayla satılmayan mükemmel sağlık hizmetlerini;
Herkesin kafasını sokabileceği bir evi olmasını;
Az çeşitle beslenmelerini ama açlıktan ya da bakımsızlıktan asla ölmemelerini;
Herkese tanınan eşit ve parasız eğitim haklarını;
Sokaktaki sınırsız dansı ve müziği ve neşeyi;
O yıkık ama dirençli yoksul hayatı küçümsemekte istedikleri kadar ısrar etsinler...
Artılarla eksiler birbirinden çıkarıldığında elde kalanın değerini;
Bu değerin, eksileri artıya çevirebilmek için sistemin kendini geliştirmesinde nasıl pozitif bir rol oynayabileceğini hiç hesaba katmasınlar;
Sağın yıkıcı ve mutlak galibiyetine inatla direnen küçücük bir adaya burun kıvırarak baksınlar ve Fidel ölünce sosyalizm de ölür sansınlar;
Ölünün arkasından istedikleri kadar sövüp saysınlar.
Boş ver.
Fidel ölür; sen uçuşu hatırla.

* Şair Füruh Ferruhzat’ın mısralarından çağrışımla; “Kuş ölür, sen uçuşu hatırla”.  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Vatandaşın evi 23 Temmuz 2021
Mültecinin evi 21 Temmuz 2021
Uçağın kadar konuş! 9 Temmuz 2021