Eskişehir’e Saldırı!

03 Şubat 2013 Pazar

Eskişehir Belediyesine yönelik saldırı, bir süredir Silivri üzerinden yürütülen adalet tartışmasının

\n

boyutlarının ne kadar derin olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

\n

İktidarın yargıyı adeta partinin bir kolu gibi kullandığı, görmek istemeyenlerin de göreceği biçimde açığa çıktı.
28 Ocak Pazartesi günü Eskişehir Belediyesi’ne düzenlenen operasyon, yerel seçim sürecinin de başladığını gösteriyor. Anlaşılan o ki, iktidar önümüzdeki bir yıl içinde
“hukuk sopasını” elinden bırakmayacak.
Önce Eskişehir’i selamlayalım... Başkan
Yılmaz Büyükerşen’in ekibiyle birlikte yarattığı şehir, siyasi yaklaşımların ötesinde toplumun tüm sağduyulu kesimleri tarafından övgüyle karşılanıyor. Eskişehir artık turist gezi programlarının içinde yer alıyor.
Eskişehir, olağanüstü bir doğal kaynak olmaksızın insan aklı ve emeğiyle nasıl bir yerel yönetimin başarılabileceğinin Türkiye’de en iyi örneğidir. Prof. Yılmaz Büyükerşen’in yanı sıra Tepebaşı Belediye Başkanı
Ahmet Ataç’ı da bu çerçevede selamlamış olalım.

\n

***

\n

Gazetecilere, gazeteciliğe yönelik bir hukuksal saldırı gündeme geldiğinde, bunu toplumun haber alma hakkının kısıtlanması olarak yorumluyoruz.
Gerçek budur.
Bir belediyeye yönelik, Eskişehir örneğindeki gibi hukuksal saldırı olduğunda da bunu şöyle yorumlamak gerekir:
Kent halkının yaşama hakkını kısıtlama.
Bu saldırı Eskişehir’edir.
12 Haziran 2011 milletvekili seçimlerinden önce de İzmir, iktidar hukukundan payını almıştı. İzmir’in refleksi belediye yönetimi üzerinde bir gölge oluşmasına izin vermemişti.
İlk tepkiler gösteriyor ki, Eskişehirliler de benzer duyarlılıkla hareket edecek.
23 kişi gözaltına alınıyor, 24 saat içinde 15’i serbest bırakılıyor. Salt bu durum bile operasyonun hukuki dayanaklarının ne kadar yetersiz olduğunu gösteriyor. Zaten bu tür operasyonlarda asıl olan soruşturmanın, korkutmanın, yıldırmanın başlatılması. Nasıl sonuçlandığı önemli değil.
Hukuk hiç önemli değil!
Eskişehir operasyonunun yapıldığı gün, dördüncü yargı paketinin neleri kapsayacağı konuşuluyordu. Adalet Bakanı, her paketle hukukun daha da ilerlediğini, Avrupa standartlarının yakalandığını söylüyordu.
Eskişehir’de ise daha önce defalarca denetlenmiş, Danıştay’ın onayından geçmiş konular nedeniyle onlarca insan masumiyet karinesi hiçe sayılarak gözaltına alınıyordu.
Tuncay’la Eskişehir haberlerini izlerken “Sırada Antalya var” diye düşündük. Çok geçmedi, Antalya Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın tanıdık bir savcı tarafından sorgulandı.
Tahmin ettiğimiz sıradaki belediyeyi paylaşmamak daha iyi!

\n

***

\n

CHP Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, Aydın Milletvekili Bülent Tezcan 29 Ocak Salı günü aylık olağan ziyaretimize geldi.
Tezcan, geçen kasım ayında Silivri’de yaşanan hukuksuzluğa dur demek için yapılması gerekenleri konuşurken soruna olabildiğince geniş pencereden bakıp tüm Türkiye için adalet arayışına dikkat çekmişti.
26 Ocak’ta Adana’da düzenlenen miting de bu yaklaşım içinde, adalet arayan herkese açık bir zeminde gerçekleşti.
Tezcan’la Eskişehir operasyonunun, hukuksuzluğun her an her yerde yaşanabileceğini, CHP’nin bu yönde planladığı mücadelenin daha elzem hale geldiğini paylaştık.
Toplumun tümünü kucaklamasını dilediğimiz bu mücadenin ana fikri kısa ve net:
Amacı ne olursa olsun, hedefi kim olursa olsun hukuksuzluğun her türlüsüne hayır!
18 Şubat’ta Silivri’de hep birlikte bunu haykırmak dileğiyle.

\n

Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Tayyiban... 25 Temmuz 2021