‘Kral değil, kural istiyoruz...’

27 Ocak 2021 Çarşamba

Düzen bozulunca ilk akla gelen deyişlerden biridir:

Durmuş bir saat bile günde iki kez doğruyu gösterir!

Türkiye’deki durumu, durmuş saate göre değil, ayarı bozuk saate göre tanımlamak daha uygun. Zira ayarı bozulmuş saatin ne zaman doğruyu göstereceği belli olmaz.

Böylesine her yerinden bozulmuş ayarı da düzeltmek mümkün değildir.

Toptan değiştirmeniz gerekir.

Herkesi ilgilendiren güncel konudan başlayalım: Salgın önlemlerine kimler uymak zorunda, kimler değil?

Örneğin AKP il kongrelerinde ve Erdoğan’ın Anadolu gezilerinde korona kurallarına uymak zorunlu değil. Koronayla gizli bir anlaşma mı var? Önceden verilen koordinatlara uğramıyor mu?

Örneğin kayak turizminde kurallara uymak zorunlu değil, şehir içindeki restoran, kafelerde zorunlu.

***

CHP Sözcüsü Faik Öztrak’la pazar akşamı TELE1’de ekonomiyi konuşurken Polatlı gözlemlerini anlattı. CHP heyeti geçen günlerde bu ilçede esnafı ziyaret etmişti. Bir esnaf durumu şöyle özetlemiş:

Biz kral değil, kural istiyoruz!

Onlarca köşe yazısına, saatlerce konuşmaya bedel bir cümle.

Bütün mesele halkın önemli diliminin bu noktaya gelmesi. Zira iş doğrudan esnafın, çiftçinin yaşamının etkileyen bir kuralsızlığa doğru gidiyor. Gitti bile...

Salgın önlemleri alırken çalışan kesimlere daha fazla yük olmamak üzere plan yapan ülkeler, doğrudan desteğe ve gelir garantisine öncelik veriyorlar. Türkiye’de ise önce yasaklar ilan edilip herkes belirsizliğe sokuluyor. Ardından daha önce kredi ve benzer borcu olanlar erteleniyor. Silinmiyor. Daha sonra yine borç olarak bir miktar daha kredi verileceği duyuruluyor. Borç katlanıyor.

Bu tabloda iktidarın planı şu:

Esnaf, çiftçi, girişimci önünü görememenin getirdiği bir tedirgin bekleyişe girecek. Seçim kararı alınmasına kısa bir süre kalan bu borçların yeniden ertelenebileceği duyurulacak. Borç batağındakiler bir umut deyip haber beklemeye başlayacak. Borçların faizi seçimden önce silinecek. Borçları yeniden ertelemenin de seçimden sonra iktidar devam ederse olacağı fısıldanacak.

Böylece salgın gibi halkın en elzem sorunu üzerinden bile oy devşirilecek.

Böyle bir siyasetle oy alınır mı? Alınır...

Ama bunda bir nebze ahlak, bir nebze vicdan olduğunu söyleyen beri gelsin.

***

İşin özü Polatlılı esnafın sözüne dayanıyor. İnsanca bir yönetimde kral değil, kural gerek!

İktidar kuralsızlığı yaşamın her alanına yaydı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Buğra Gökçe’yi terör örgütleriyle bağlantılı göstermek yargıya göre önce “suç”, sonra “politik eleştiri”... Devlet kadrolarına siyasi parti militanlarının yerleştiğini söylemek ise terör faaliyeti!

Kural hangisi?

Tank Palet Fabrikası’nın ihalesinde üç firmadan birine ihale sonrası sağlayacağınız avantajları fısıldıyorsunuz. Ötekiler habersiz. Avantajı bilen indirim üstüne indirim yapıp ihaleyi alıyor. Sonrası malum...

Kural bunun neresinde?

Son sözümüz yurttaşların Kılıçdaroğlu’na mesajı. Dün öğleden sonra üçüncü yurttaş da aynı talebi iletince, yazmak kaçınılmaz oldu:

Lütfen Kılıçdaroğlu’na söyleyin, grup toplantılarında bu ‘şahsımın’ dediklerini ciddiye alıp uzun uzun cevaplar vermesin. Zaman kaybı oluyor. Onu bir kenara koysun... Bunun yerine halkın sorunlarına getirdikleri çözümleri paylaşsın...


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları