Türkiye’nin Afganistan sorunu!

17 Ağustos 2021 Salı

Afganistan’da eylül ortasında beklenen gelişmeler bir ay önce başladı. ABD’nin Taliban merkezli politikalarla yürüme kararı almasının ardından 300 bin kişilik Afgan “resmi” ordusu darmadağın oldu, 70 bin kadar olduğu tahmin edilen Taliban güçleri başkent Kâbil’e de girerek şu aşamada yıkılmış ülkenin tek hâkimi haline geldi.

40 milyon nüfuslu Afganistan’ın on yıllardır değişmeyen kadrine bir düğüm daha atıldı. 

Dünyanın uyuşturucu hammaddesi gereksiniminin yüzde 80’ini üreten Afganistan’da Taliban’ın tek güç olarak kalmasına da izin verilmeyecek. Ya içinden yeni terör örgütleri çıkacak ya da alternatif örgütler üretilecek.

Kadınları ikinci sınıf yurttaş olarak bile görmeyen Taliban’ın Kâbil’e tam hâkim olmasından sonra bu konuda vahşi haberlerin gelmesi de sürpriz olmayacak. Buna tanık olmak istemeyen Afganlar, havalanan uçağın tekerlerine tutunup ölmekle Taliban bıçağıyla boğazlanmak arasında sıkışmış durumda!

***

ABD, 11 Eylül 2001 İkiz Kuleler saldırısının ardından Afganistan’ı işgal etmişti. ABD’ye göre saldırıların sorumlusu Afganistan’ı yöneten Taliban’dı. Operasyona şu ad kondu:

Enduring Freedom (Kalıcı Özgürlük)!

20 yıl sonra gelinen nokta ortada. Afganistan ve çevresindeki ülkeler açısından kalıcı belirsizlik oluştu.

Bu durum ilk bakışta ABD açısından hezimet gibi görünse de hedef şunlarsa başarı:

- Rusya ile Çin’in arasına bir terör üretim ve dağıtım merkezi kondu.

- Böylece Rusya’nın etkinliği azalırken Çin’in kuşak projesi kesintiye uğradı.

- Orta Asya’daki ülkelerin ortak paydalar oluşturmasının önüne geçildi.

- İran’ın doğu sınırı istikrarsız hale getirilerek dikkatini tümüyle batısına, İsrail’e vermesi engellendi.

- Ortadoğu’ya mevcutlar yetmiyormuş gibi ek terör örgütleri, gerektiğinde daha güvenli terörist fideliği oluştu.

Daha ne olsun!

Türkiye’de daha çok, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) adıyla bilinen ABD stratejisinin tam adını, Beyaz Saray 2004’te şöyle koymuştu:

Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölgesi ile Müşterek bir Gelecek ve İlerleme için Ortaklık!

Amma kalabalık!

Bu bağlamda Afganistan’daki gelişemezlerin özünde Libya’dan farkı yok. Bölgesel özelliklere dayalı nüanslar var, o kadar!

***

Türkiye bu gelişmeler karşısında ne yapacak?

İktidarda akıl, bilim, hukukla hareket eden, en azından bunlara saygı duyan bir anlayış olsa, yanıt basit. Üç madde:

- Afganistan’ın iç dengelerine karışmayacak.

- Uluslararası hukuka ve kurumlara bağlı kalacak.

- Başta ABD olmak üzere küresel aktörlerin oyunlarına alet olmayacak.

İktidar bunların tam tersini uyguluyor.

Kurtla bir olup kuzuyu yemek istiyor.

Koyunla bir olup kuzuya ağlamak istiyor.

Kuzunun kardeşini evde besleyip ilerde kullanmak istiyor.

Kurdun yıktığı koyun ağılının inşasını kendi beş müteahhidinin yapmasını istiyor.

Bunların hepsini aynı anda uygulamaya çalışırken doğal olarak çuvallıyor.

Saray, Taliban yetkilileriyle kamuoyuna duyulmadığı ilişkiler kurmuş olabilir. ABD ile yaptığı “Taliban’a karşı Amerika ile çalışan Afganları Türkiye üzerinden tahliye etme” anlaşmasını yenilemiş olabilir.  

Uyarıyoruz:

Suriye işinin ucunu göremediniz, sorunu Altındağ gerilimine kadar getirdiniz. Afganistan işi Suriye’ye de benzemez. Taliban, Hatay’ın yanı başındaki İdlib’de ABD desteğiyle konuşlanıp güney komşumuz olabilir. Afganistan’daki kaos çevre ülkeleri de olumsuz etkileyip sadece bu ülkeden değil, tüm bölgeden yoğun göçü tetikleyebilir! Türkiye, Afganistan’daki çatışan grupların ortak düşmanı haline gelebilir!

Bütün bunları göze alıp şu denklemi onaylıyorsanız:

AB için Türkiye göçmen deposu...

AKP için göçmenler oy deposu!

Yazıklar olsun!


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları