CHP’de yükselişin dinamikleri 2 - Zafer konuşmasının şifrelerinde yeni politikanın izleri

15 Nisan 2024 Pazartesi

Yerel seçimlerin ana dinamiği şüphesiz CHP idi. Seçim öncesi süreçte eski müttefikler yoklandı. Ama hepsi seçimlere bağımsız girmeye karar verdiler. DEM dahil.

Hiçbiri CHP’nin yükselişini göremedi. Oysa Ankara ve İstanbul’un yeniden kazanılacağı açıktı. Bir politika merkezi (parti genel kurmayı) bunun kümülatif etkisinin tüm ülkede görebileceğini hesap edebilirdi. Ama bu etki aslında son 15 günde iyice ortaya çıkmıştı anketlerde.

Seçmen aklı, küsurat partilerin, parçalanan İYİ Parti başta, AKP karşısında bir etkisinin olmayacağını herkesten çok iyi gördü. Motor büyük kentlerdeki çok iyi yönetimler CHP rüzgârını şişirmişti. Seçmen bir iktidar seçeneğinin ancak -yeni- CHP olabileceğini basitçe bildi.

***

CHP tabanda ittifak, Türkiye ittifakı sloganını çok iyi vurguladı. Evet iyiler, tek bayrak altında bir güçbirliği yaparlarsa bu iktidarı yerelde düşürebileceklerini hissetti. Slogan seçmen davranışı ile bütünleşmişti.

İmamoğlu, Özel, Yavaş ve diğer belediyeler bu noktadan başarıyla yürüdüler.

Bu herkesi CHP çevresinde birleşmeye çağrıydı. Arkasında iyi belediyecilik örnekleri bu çağrıyı destekliyordu.

HALKÇILIK DEVREYE GİRDİ

Başka önemli bir nokta, CHP’nin dışarıdaki hiçbir parti ve partiliyi karşısına almaması, kışkırtmalara yanıt vermemesi ve hepsini kucaklaması oldu. Akşener çok çırpındı ama kendini batırdı.

Burada “Halk Partisi”, “Halkın Partisi” görüntüsü yaratıldı, siyasi olarak “Halkçılık” devreye girdi.

Ama bunun içi boş değildi, CHP belediyeciliği de halkçılığın içini dolduruyor ve buna bir gerçeklik kazandırıyordu.

İmamoğlu bunu uç noktada şöyle ifade etti: “Bize minnet duymayın, sizlere verdiğimiz destek sizin paralarınızdır, cebimizden para dağıtmıyoruz, sizin paralarınızı bu zor dönemde yardımcınız olsun diye size geri veriyoruz. Artık yağma, peşkeş çekme yok.. Bize ancak teşekkür ederseniz memnun oluruz.”

Bu her şeyi açıklıyordu. CHP iktidarında yeni bir dönemin şifrelerini çözüyor ve slogana dönüştürüyordu. Evet, halkçılık derken kastettiğim tam da buydu.

ÖZEL VE YENİ DİL

Özgür Özel’in zafer konuşmaları CHP’nin yeni dilini ve politikasını çok netleştirdi.

Önce CHP örgütünü ve CHP’lileri yüceltti, ki doğruydu. Belki de CHP içindeki iktidar kliklerini de saf dışı bırakacak bir tutumdu. Herkes CHP’yi büyütmeye ve iktidar olmanın başarısına odaklanmalıydı. Belki de yararsızlar böylece ayıklanacaktı. Baba Ocağı / Evi, Atatürk’ün partisinin bekçileri vurguları, CHP’yi rayına oturtma çabalarıydı.

Özgür Özel, kaç yıllık politik hayatında ustalaşmış bir lider profili çizdi. Üstelik genç. Konuşmaları sıkıcı olmaktan uzaktı. İyi hikâye anlatıyordu. Bir okurum izleyicim, “Hayret ilk kez hiç sıkılmadan bir lideri dinliyorum” diye mesaj attı.

Zafer konuşmasında, “Milletimizle kurduğumuz Türkiye ittifakı tarihi sonuç elde etti, ülkemizin ve belediyelerin nasıl yönetilmesi gerektiğine dair mesaj verdi” derken yeni siyasetin belkemiğini şöyle açıklıyordu:

KAYBEDEN YOK

“Bugün hangi partiye oy vermiş olursa olsun kimsenin kaybetmiş hissetmesini istemiyoruz. Halkımız iyi hizmeti ödüllendirmiş kötü hizmeti ve kötü niyeti cezalandırmıştır.

Asla böbürlenmeyeceğiz, aldığımız yükü sorumlulukla taşıyacağız. Siyasi rakiplerimizi dahi yıllardır yaptıkları alaycı zafer konuşmalarından mahrum tutacağız...”

Ve bir olay anlatır: “Beşiktaş maçı kazanmıştır. Soyunma odasında kıyamet kopmaktadır. Kapı açıldığında Süleyman Seba’nın onlara sarılacağını düşünen futbolculara, büyük futbol adamı Saba şunları söylemiştir; ‘Siz kazandınız, yan odada sizin sevinciniz kadar hüzün yaşayan rakibiniz var, bu size yakışmaz.’”

“Havaifişek atmayın, gürültü yapmayın. Bu seçim gelecekte kazanacağımız büyük zaferlerin büyük adımıdır. Bugün bize bakanlar kibiri değil tevazuyu hissetmelidirler.

***

Evet siyaseti toparlayacak ve yeniden biçimlendirecek ve partiyi iktidara taşıyabilme potansiyeline sahip görünen bir genç adam ile belediye başkanlarının yürüyüşünü izliyoruz.

Bu yürüyüş, gelinen noktada, İYİ Parti ve diğer eski ittifakları da gereksiz kılmaktadır. Özel hepsine, tüm seçmenlerine kapıyı açmaktadır.

Tutar mı tutar... Yarın...



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Ne üretelim? 18 Haziran 2024

Günün Köşe Yazıları