Bülent Eczacıbaşı: ‘Türkiye’de Tasarlanmıştır’ Dediğimiz Gün...

10 Ekim 2012 Çarşamba
\n

\n\n\n

Tasarım, Türkiyedeki sektörlerin uluslararası rekabet güçlerine baktığımızda en zayıf öğelerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Oysa, yıllardır cari açık sarmalı ile boğuşan ülke ekonomisini düze çıkarabilecek katma değeri yüksek üretimin yapıtaşı tasarım. Türkiyenin neden tasarımda büyük bir sıçrama yapamadığı sorusuna başta eğitim sistemimiz olmak üzere verilebilecek bir sürü yanıt var. Ancak benim bu yazıda dikkatinizi çekmek istediğim husus 13 Ekimde kapılarını açacak ve 12 Aralıka kadar sürecek olan İstanbul Tasarım Bienali. Bienal, İstanbulda kültür ve sanatın öncüsü İKSV tarafından düzenleniyor. Geçen hafta İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı ve İstanbul Tasarım Bienali Direktörü Özlem Yalım Özkaraoğlu ile birlikteydik. Eczacıbaşının Bu bienalde masa, bardak gibi obje tasarımları görmeyeceksiniz. İnsanları, Türkiyede tasarımın nasıl gelişeceği, nasıl fikir üretileceği konusunda düşünmeye sevk etmeyi amaçladık. Bienal öncü rol üstleniyordiye başladığı sohbet, haliyle Çinin tasarım atağına geldi. Eczacıbaşı, “Türkiyede üretilmiştir, yerine Türkiyede tasarlanmıştır dediğimiz zaman başardık demektir derken, Özlem Yalım Çindeki üniversitelerin endüstriyel tasarım bölümlerinden her yıl 400 bin öğrencinin mezun olduğunu hatırlatarak Çinde bir ilin belediye başkanının artık tüm dünyaya made in China yerine design China olgusunu yerleştirecekleri sözünü verdiğini anlattı.. İstanbulda ise mimarlık, moda, tasarım odaklı eğitim veren 70 bölüm bulunduğunu, ancak bu bölümlerin yılda ancak 15 ya da 20 öğrenci mezun edebildiğini öğreniyoruz Yalımdan...

\n

İlk kez düzenlenen ve hazırlıkları 2.5 yıl süren Tasarım Bienalinin ana teması: Kusurluluk (imperfection).. Bu çerçevede 108 proje 2 farklı mekânda izleyicilerle buluşacak. 2 küratör kusurluluk temasını 2 farklı şekilde yorumlamışlar. Küratörlüğünü Emre Arolatın üstlendiği MUSİBET, 165 tasarımcı ve mimarın, bugünün İstanbulunu mimari tasarım ve kentsel dönüşüm çalışmaları açışından irdeleyen ve sorgulayan 30un üzerinde projesini İstanbul Modernde, özel olarak tasarlanan 1400 metrekarelik bir mekânda bir araya getiriyor. MUSİBETte yer alan projelerin, TOKİnin toplu konutları ve hızla ilerleyen kentsel dönüşüm adı altında talan edilen İstanbulu başka kentlerle karşılaştıracak olması ise hayli ilginç bir zamanlama... Sulukulede yaşananlar, Taksim Parkına yapılmak istenenler, Haydarpaşa Port projesi, 3. köprü ve daha diğerleri.. İnsan keşke bu bienal 4-5 yıl önce yapılsaymış diyor..,

\n

Joseph Grimanın küratörlüğünü üstlendiği ve başlığını bürokrasinin tam karşıtı olan adhokrasi kelimesinden alan diğer sergi ise Galata Özel Rum İlköğretim Okulunun tüm katlarında 2300 metrekarelik bir alana yayılarak 120e yakın tasarımcı ve mimarın projesini bir araya getiriyor.

\n

Benim ilgimi çeken bir husus da İstanbul, Ankara, İzmir, Eskişehir ve Kıbrısta bulunan 26 üniversitenin 76 bölümü Akademi Programı kapsamında bienale katılıyor olması.. Üniversitelerin ilgili bölümleri tarafından 2011-2012 akademik yılında bienal teması üzerine gerçekleştirilen atölyeler, projeler ve yarışmalarla ortaya çıkan ürün ve fikirlerin yanı sıra paneller ve kolokyumlarla Akademi Programı, bienal süresince 23 farklı mekânda izlenebilecekmiş.

\n

\n\n\n

Doğuş Otomotiv’den Sürdürülebilirlik Raporu

\n

\n\n\n

Uluslararası GRI standartlarında hazırladığı kurumsal sorumluluk raporunun üçüncüsünü yayımlayan Doğuş Otomotivin yönetim kurulu başkanı Aclan Acar, şirketin gelişimini toplumun gelişiminden ayrı tutmadıklarını söyledi. Doğuş Otomotivin KSS raporuna göre Şekerpınardaki genel merkezde, artık rüzgâr enerjisi kullanılmaya başlandı. Çevre dostu düşük emisyonlu araçların piyasaya sunulması ile araç başına karbon emisyonu bir önceki yıla göre yüzde 7.7 azaldı. Geri dönüşüm ile 8 bin 300 ağaç kurtarıldı. Trafik Hayattır Platformu kapsamında Türkiye genelinde 53 bin müşteriye ve 1114 Doğuş Grubu şirketleri çalışanına güvenli sürüş teknikleri eğitimleri verildi. Kurumsal sorumluluk raporu ile birlikte Doğuş Otomotiv ve Doğuş Oto Çalışanlarını Kapsayan Etik Kodunu da yayımladıklarını söyleyen Doğuş Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Aclan Acar, Türkiyede yurtdışından adaptasyon olmayan, ancak global örneklerle yarışabilecek standartta ve doğrudan kendi sektörümüzü odağına alan ilk etik kodu yayımladık. Bunun bizim için önemi büyük diyor.

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Uslu dur, itaat et... 24 Temmuz 2020