Aslına bakarsanız 2002 Dünya Kupası’nda Şenol Güneş’in “altın jenerasyonla” yakaladığı ve üçüncülükle taçlandırdığı başarıda kalmıştık en son. Neredeyse 20 yılı bulan uzun bir dönemin ardından, yine Şenol Hoca yönetiminde aynı heyecanı ve beklentiyi yaratan “Bizim Çocuklar” umudu oldu tüm Türkiye’nin. Tutku, hırs, istek ve yeteneği birleştirip sahaya yansıtan Ay-Yıldızlıların son dünya şampiyonu Fransa’yı elinden kaçırarak gruptan ikinci olarak çıkması, Ulusalları turnuvanın “sürpriz” takımı yaptı. Finallere namağlup gelen İtalya, Roberto Mancini ile durdurulması zor bir ekip görüntüsüyle dikkat çekiyor.
TUTUK BAŞLADIK
Eski görkemli günlerinden uzak, futbol coşkusunu “eksik” yaşadığımız bir geceye tanıklık ettik dün gece Roma Olimpiyat Stadı’ndaki Euro 2020’nin galasında. Sanırım bu tutukluk, oyuncularımıza da yansımış olacak ki bir o kadar çekingen başladık mücadeleye. Hani o alışık olduğumuz oyunu domine eden, rakibe varlığını hissettiren Milli Takım yoktu sahaya. İtalya, ilk 10 dakika ölçtü, biçti, bizi biraz tarttı. Ardından yarı sahamızda daha çok görünmeye başladı. “Bizim Çocuklar”, önce 3. bölgeyi, yetmedi orta sahayı da “ev sahibi” oldukları için rakibine teslim edince, Ulusallar, sadece savunmada dizilen “misafir takım” formatına büründü. Hücuma 2 kez hızlı çıkabildik ama atağı sonuçlandıramadık. Aslında en güçlü silahımız buydu, çabuk oynamak. Ancak Okay’ın topu ileriye taşıyıp atak yönünü değiştirmek yerine paslarını sürekli stoperlerine vermesi; beklerimiz Umut ile Zeki’nin atağa çıkamayışı, Hakan Çalhanoğlu ve Yusuf Yazıcı’nın yaratıcılıktan uzak hali, Burak Yılmaz’ı de ileride “yalnız adam” yaptı; İtalya’nın da ekmeğine yağ sürdü. Mancini bile bizim bu kadar etkisiz kalacağımızı hesaba katmamıştır. Çünkü İtalyan hoca, bu maçtan endişeli olduğunu çokça söylemişti.
İkinci yarı Cengiz Ünder hamlesi bizi biraz ileriye taşır mı, topu ayağımızda tutar mı heyecanı yarattı içimizde ancak nafile... Merih’in ters dokunuşuyla ağlarımıza giden top, Ay-Yıldızlıların zaten pamuk ipliğine bağlı olan motivasyonunu hepten aldı götürdü. Sonrasında Immobile ve Insigne’nin golleri skoru tayin etti. Turnuvanın favorisi İtalya karşısındaki bu mağlubiyet, eğer gerekli dersler çıkarılırsa yeniden yükselişin başlangıcı olabilir. Ama önce Şenol Güneş’in oyun ve oyuncu tercihlerini gözden geçirmesi gerekiyor.