Hayalleri tel örgüleri aştı

Yeditepe Üniversitesi’nin 27 öğrencisi, Maltepe Çocuk ve Gençlik Cezaevi’nde kalan çocuklara gönüllü olarak ders veriyor.
Yayınlanma tarihi: 27 Mayıs 2019 Pazartesi, 01:52

[Haber görseli]

Önce birbirlerinin fotoğraflarını çekmişler. Sonra da yüzlerinin olması gereken yere artık o anda ne hissediyorlarsa onu koymuşlar. Bir çocuk yüzünü güneş yapmış, çevresinde gezegenlerin döndüğü. Diğeri günbatımında sahilde koşan bir genç kızı koymuş yüzünün yerine. Bir başka çocuk, tam o anda kuşlar kadar özgür olmak istemiş, bütün yüzünü gökyüzünde uçan kuşlarla kaplamış.

İlk kez cezaevinde bir sergi açılışındayım. Maltepe Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda kalan çocukların çalışmalarından oluşan bir sergi bu. Özgür dünyadaki sergi açılışlarından hem farklı hem değil. Açılış töreni için gelecek konuklara çok lezzetli ikramlar hazırlanmış. Mozaik pastaları, peynirli poğaçaları, kurabiyeleri, kekleri, minik pizzaları, öğretmenleri eşliğinde yemek kursunda elleriyle yapan çocuklar, tören boyunca da ikram masası önünde gururla durup övgüleri kabul ediyor.
Konuklar, 36 fotoğraftan oluşan sergiyi gezdikten sonra sıra, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlama törenine geliyor. Çocukların dokuzar kişilik yatma ve ortak alanlarından oluşan koğuşları geçerek kapalı spor salonuna varıyoruz. Protokol ve konuklar için ayrılan koltuklar dışında çoktan dolmuş salon. Kurumda kalan çocuk ve gençlerin tamamı kutlama için yerini almış. Sıradan bir erkek okulundaki tören salonundan farksız bir görüntü. Aslında tam doğru olmadı, daha sessiz bir ortam. Çocuklar, bazen yanlarındaki arkadaşlarıyla konuşarak, konukları izleyerek sessizce bekliyor. Onlara ders vermek üzere düzenli cezaevine giren öğretmenleriyle göz göze gelenler, minik selamlar yolluyor birbirine. Hiçbirini tanımıyorum, oturduğum koltuktan görebildiklerimin yüzlerine bakıyorum, yüreklerinin içini merak ederek. Bazıları çok çelimsiz, yaşlarından da küçük gösteriyorlar. Mutlular mı acaba?

En çok neyin/kimin özlemini çekiyorlar? Gece birden uykudan uyanınca kendini evindeki yatağında sanan var mıdır? Aklımda bunlar, kutlama konuşmalarını, iki gencin okuduğu şiirleri dinliyor, mehteran takımının gösterisini izliyoruz.

‘Bakıyorum’
Tören bittikten sonra açık ve kapalı alanları, halı sahayı, eğitim odalarını, sınıfları, koridorları geziyoruz kurumun yönetici ve öğretmenleriyle. Bir ara koğuşlardan ikisinin arasında beklerken, genç bir infaz koruma memuru elinde mektuplarla koğuş kapısına doğru gidiyor. Onu gören birkaç çocuk camlı kapıdan işaretle “bana var mı” diye soruyor. Memur, “hemen bakıyorum abim” diyerek çocukları rahatlatıyor.

3 genç sınava girecek
Kurumda 12-18 yaş arasında 324 çocuk ve genç kalıyor. Kurum yetkililerinin verdikleri bilgilere göre, 1. kademe okuma yazma kursunda 22, 2. kademe okuma-yazma kursunda 14, açık öğretim ortaokulunda 34, açık öğretim lisesinde 63 öğrenci halen öğrenimlerine devam ediyor. Kurumda kalan 3 genç de haziranda üniversiteye giriş sınavlarına girecek. Çocuklara Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi İSMEK kursları işbirliğiyle tekstil, resim, aşçı yardımcılığı, bağlama çalma, satranç, bilgisayar, kuran Kursu gibi kurslar veriliyor.

Topluma Dönüş Projesi

Eğitim koridoruna girince birden sıradan bir okula girmiş gibi oluyoruz. 6 tane sınıf var, tahtalarıyla, sıralarıyla her okuldaki gibi, demir parmaklıklı pencerelerini görmezden gelirsek. Çocuklar ders saatlerinde “dışarıdaki” akranları gibi öğrenci oluyor burada.
Kurumda, Adalet Bakanlığı Ceza Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ile Yeditepe Üniversitesi arasında imzalanan protokol çerçevesinde “Topluma Dönüş Projesi” yürütülüyor.
Cezaevindeki 12-18 yaş aralığındaki çocukların eğitimli bir seviyeye getirilmesi, iş bulabilme ya da kurabilme olanaklarının artırılması amaçlanan bu pilot çalışma, Yeditepe Üniversitesi akademisyenleri Prof. Dr. Meltem Erinçmen Kânoğlu ve Dr. İlknur Kalay öncülüğünde, gönüllü üniversite öğrencilerinin ve meslek uzmanlarının katılımıyla cezaevindeki eğitimin sürekliliğini sağlayacak şekilde düzenleniyor. 62 gönüllünün 41’i Yeditepe Üniversitesi’nden (27 öğrenci ve 14 akademisyen), 21’i ise çeşitli üniversitelerde okuyan 19 öğrenci ve 2 meslek uzmanından oluşuyor. MEB’in uzaktan/açık öğretim içeriğini temel alan 10 haftalık modüler program, dört bölümden oluşuyor:
1) MEB açık/uzaktan öğretim müfredatı çerçevesinde temel dersler (okuma yazma, drama, matematik, Türkçe, tarih, fen ve teknoloji, müzik, programlama vb.)
2) Mesleki Dersler (gazetecilik uygulamaları, grafikerlik, oyun tasarımı ve yazılımı, mutfak sanatları, fotoğrafçılık ve ön muhasebe vb.)
3) Yaşam Becerileri Dersleri (medya okuryazarlığı, hijyen, diş sağlığı ve etkili iletişim vb.)
4) Meslek ve hayat motivasyon seminerleri (çeşitli meslek uzmanları).
Bu çerçevede öğrencilere her hafta toplam 8 atölyede 24 saat çalışma, 2 saat konferans, 67 saat de 32 temel ders veriliyor.

Eylülde yeni dönem

Bu proje için meslek uzmanları, akademisyenler ve gönüllü öğrenciler, cezaevi psikologları tarafından mekân ve yaşam pratiklerini öğrenebilecekleri bir eğitimden geçmişler, sınıf yönetimi dersleri de almışlar. Zümreler oluşturulmuş, dersler modüller olarak hazırlanmış, gönüllüler ve Yeditepe Üniversitesi tarafından kırtasiye ve mutfak sarf malzemeleri, buzdolabı, fırın, sınıf tahtaları gibi birçok gerekli araç gereç sağlanmış, cezaevi içinde 6 sınıf kurulmuş ve bir de bilgisayar laboratuvarı yapılmış. Ders programları gönüllülerin zamanlamalarına göre, okul saatleri biçiminde hazırlanmış.
2019-2020 eğitim öğretim yılı için de hazırlıklar bitirildikten sonra çocuklar uygun açık öğretim programlarına kayıt edilecek ve 10 haftalık dönemlerle modüllerin bitirilmesi ve çocukların sınava girip kredilerini tamamlamaları amaçlanacak.

A+ A-