'TL depremi' dünyayı sallıyor

TL’deki büyük değer kaybı, başta gelişmekte olan ülkeler olmak üzere tüm dünya basınında geniş yer buldu.

13 Ağustos 2018 Pazartesi, 20:58

TL’deki büyük değer kaybı, başta gelişmekte olan ülkeler olmak üzere tüm dünya basınında geniş yer buldu.

TÜRKİYE HEP GEÇ KALDI

-İngiliz Financial Times gazetesi, gelişmekte olan piyasalar başta olmak üzere dünya borsalarında Türkiye’deki kur krizi nedeniyle düşüşler olduğunu, yatırımcıların güvenli limanlara kaçma eğiliminde olduğunu yazdı. Avrupa’da Stoxx Europe 600 endeksi yüzde 0.4 oranında düşerken, Garanti Bankası’nın İspanyol ortağı BBVA’da düşüş yüzde 3.16’yı, Yapı Kredi’nin İtalyan ortağı UniCredit’te yüzde 2.29’u, Deutsche Bank’ta yüzde 1.18’i, TEB’in Fransız ortağı BNP Paribas’ta yüzde 0.94’yi buldu. Güney Afrika Randı, dolar karşısında yüzde 2.8 değer kaybıyla son iki yılın en düşük seviyelerine geriledi. Hindistan rupisi yüzde 1.1, Endonezya rupiahı yüzde 1 değer kaybetti.

-Blue Bay Asset Management’ten Tim Ash, Türk yetkililerin her zaman çok geç kaldığını ve bir krizin nasıl yönetilmemesi konusunda ders verdiklerini söyledi.

YATIRIMCILAR KÖTÜMSER

ABD merkezli finans ajansı Bloomberg, Erdoğan’ın hafta sonu yaptığı konuşmaların, Türkiye’deki krizin yakın zamanda çözülmeyeceği konusunda yatırımcıları kötümserliğe ittiğini yazdı. ABD bankası Brown Brothers Harriman’dan stratejist Win Thin, “Erdoğan ateşe benzin döküyor, piyasaların nasıl çalıştığı hakkında hiçbir fikri yok” dedi.

YAPTIRIMLAR FÜZE GİBİ

Londra merkezli Financial Times gazetesi, ABD Başkanı Donald Trump’ın yoğun olarak uyguladığı yaptırımların mali piyasalara ve ABD’nin müttefiklerine zarar verme riski taşıdığını yazdı. Gazeteye konuşan uzmanlar, Trump’ın geçen hafta Türkiye ve Rusya ile ilgili açıkladığı yeni yaptırımların mali piyasalar üzerindeki yarattığı olumsuz etkiye dikkat çekti.

Uluslararası hukuk şirketi Gibsob, Dunn & Crutcher’ın verilerine göre, ABD geçen yıl yaptırım listesine 944 kişi ve tüzel kişi ekledi. Bu yıl 1000 ismin daha eklenmesi bekleniyor.
ABD Hazine Bakanlığı bünyesindeki Yabancı Varlıkların Kontrolü Ofisi’nin eski bir yetkilisi olup şu anda uluslararası denetim, danışmanlık ve vergi hizmetleri şirketi PricewaterhouseCoopers’ta çalışan Daniel Tannebaum, Trump’ın yaptırımları ‘füze gibi kullandığını’ belirterek “Hızlı sonuç almayı seven bir başkanınız var ve bu yüzden yaptırımlar var” dedi.

 

<haber-yatay:1054793,1054674,1054773>

 

‘HEPİMİZ KAYGILANMALIYIZ’

İngiliz Guardian gazetesinin ekonomi editörü Larry Elliott, Türkiye’nin sorunları aşmak için zamanının ve seçeneklerinin tükendiğini, bunun önümüzdeki günlerde bütün finans piyasalarını olumsuz etkilemesi ihtimalinin bulunduğunu yazdı.


“Türkiye’ninki şimdilik yerelleşmiş bir kriz gibi görünebilir ancak kriz, bundan daha ciddi bir hal alma potansiyeline sahip” diyen Elliot, Türkiye’nin birçok gelişmekte olan ülke gibi ABD’de faizler düşükken, dolar üzerinden yoğun borç aldığına, böylece büyümesini kredilere bağladığına ancak ABD Merkez Bankası’nın faizleri artırması ve doların güçlenmeye başlamasıyla bu büyümenin kırılgan bir hal almaya başladığına işaret etti.

Guardian editörüne göre Türkiye’nin, hali hazırdaki ekonomik açmazdan kurtulmak için buna neden olan üç nedenin üstesinden gelmesi gerekiyor: “Aşırı ısınan ekonomi, Erdoğan’ın Haziran’da seçilmesinden sonra Merkez Bankası’nın, artan fiyatlarla ilgili gerekli önlemleri almasını engellemesi ve ABD ile yaşanan sorunlar.”

Erdoğan’ın kazanamayacağı bir savaşı sürdürerek ekonomiye zarar verdiği için Brunson konusunda Trump’a teslim olmak zorunda kalacağını öne süren Guardian editörü, “Kurun hiperenflasyona neden olacak şekilde tamamen çökmesini engellemek için zor ve halkın beğenmeyeceği önlemleri kabul etmesi gerekecek.” iddiasında bulundu. Elliot, yazısını şu değerlendirme ile sonlandırdı:
“Şimdiye kadar yaptıklarına bakılırsa, Erdoğan’ın bir sonraki adımı sermaye kontrollerini dayatmak olacak. Ancak bu, IMF’nin bir kurtarma paketiyle desteklenmeden işe yaramayacak. Ya buna başvurulacak ya da Merkez Bankası şok ve dehşet içinde kalacak. Türkiye’nin seçenekleri ve zamanı azalıyor. Ve bu, hepimizi kaygılandırmalı.”