Erişim engeline dönüşen ‘unutulma hakkı’, muhalifler için sansür, siyasiler için geçmişin 'aklanması'

TBMM’de kabul edilen yeni sosyal medya düzenlemesi kapsamında yer alan “unutulma hakkı”, muhalif basını sansür aracına dönüştü. Yurttaşların mağduriyetini önlemek amacıyla getirildiği savunulan “unutulma hakkı” gerekçe gösterilerek mahkeme kararlarına dayanan, belgeli, gazetecilik ödülü almış haberlere dahi erişim yasakları getiriliyor. “Unutulma hakkının” normalde yurttaşların mağduriyetini önlemek için getirildiğini belirten siber haklar uzmanı Yaman Akdeniz, “Unutulma hakkı genelde AKP’li siyasetçiler veya mevcut hükümete yakın şirketler tarafından kullanılıyor. Yaptıkları yolsuzlukların, usulsüzlüklerin üstünü kapatmaya çalışıyorlar. Türkiye’de unutulması söz konusu olmayan şeyler unutturulmaya çalışılıyor” dedi. Basın meslek örgütleri de yüzlerce habere ve içeriğe erişim engeli gelmesine tepki gösterdi.

11 Ocak 2021 Pazartesi, 06:00
Abone Ol google-news

Basını engelleme çabası TBMM’de kabul edilen ve sansüre dönüşen “unutulma hakkı” ile belgeli, gazetecilik ödüllü haberlere dahi erişim engeli getiriliyor. Siber haklar uzmanı Akdeniz, “Yurttaş için çıkarılan hak, AKP’li siyasetçi veya hükümete yakın şirketlerce kullanılıyor. Yolsuzluk, sahte diploma ve usulsüzlükleri kapatmaya çalışıyor, basını engelliyor ve unutulmayacak şeyleri unutturmak istiyorlar” dedi.

AYDA YÜZLERCE ERİŞİM ENGELİ

Sosyal medya düzenlemesinin geçen temmuz ayında kabul edilmesinin ardından Cumhuriyet, OdaTV, BirGün, Sözcü, Evrensel gazetelerinin haberlerinin çoğunlukta olmasının yanı sıra birçok internet sitesine ve sosyal medya içeriğine erişim engeli getirildi. Erişim engeli getirilen haberler arasında Cumhuriyet’in Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı, Vakıfbank Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, eski AKP milletvekili ve eski güreşçi Hamza Yerlikaya’nın “lise diplomasının sahte” haberi de yer aldı. Siyaset gündeminde tartışma yaratan ve bir mahkeme kararına dayanan habere yayımlanmasının üzerinden 2 hafta geçmeden erişim yasağı getirildi. Yerlikaya haberinin yanı sıra 1- 31 Aralık tarihleri arasında yüzlerce haber ve tweet’e erişim yasağı kondu. Cumhuriyet’in gazecilik ödülü alan “Damat İşi Biliyor” ve “Boğaz’da kaçak var” haberlerine de erişim engeli getirilmişti.

‘ARTIK ÜÇ YAPTIRIM UYGULANIYOR’

‘SİYASETÇİNİN O HAKKI YOK’

Akdeniz: Erişim yasakları eskiden de vardı. Temmuzda yapılan değişiklikle bunun yanına ikinci olarak içerik çıkarma eklendi. Üçüncü olarak da erişime engellenen içeriklerin arama motorları ile ilişkisinin kesilmesine karar verdiler.

Üç engel yaptırımının, siyasi kimliği olan hükümete yakın kişiler tarafından kullanılan bir mekanizma olduğunu dile getiren siber haklar uzmanı Yaman Akdeniz şunları söyledi: “Hem hükümet eleştirileri hem yolsuzluk haberlerini engellenmek; yani basının görevini yapmasını engellemeye çalışıyorlar. Dolayısıyla kamuoyunun bilgi edinme hakkını da engelliyorlar. Yolsuzlukları, usulsüzlükleri kapatmaya çalışıyorlar. Biz de ‘engelliweb’ olarak bunu ifşa etmeye çalışıyoruz. İçerik çıkarma kararı geldi.”

‘SİYASİ AMAÇLI’

Türkiye’de birçok konuda olduğu gibi “unutulma hakkı”nın kullanımının siyasi amaçlı olduğunu vurgulayan Akdeniz, “Niye bu değişiklikler yapıldı diye baktığımız zaman arka plandaki gerekçesi bu” dedi. Akdeniz, unutulma hakkının normal yurttaşlar için olduğunu dile getirerek “Mesela geçmişte trafik cezası almıştır, sosyal medyada da sarhoş fotoğrafları paylaşılmıştır veya bir protestoya katılmıştır ve bu onun iş bulmasını zorlaştırıyordur. Bu durumlarda unutulma hakkı var ama siyasetçilerin yok. Hâkimlerin dengeleme işlemini yapmasını bekliyoruz. Bir de ifade ve basın özgürlüğü olduğunu unutmamamız lazım. Konu siyasetçiler olduğunda terazide ağır basan taraf mutlaka ve mutlaka ifade ve basın özgürlüğüdür. Bizim öğrenme hakkımız siyasetçinin unutulma hakkından daha önemlidir. Unutulması söz konusu olmayan şeyler unutturulmaya çalışılıyor” ifadelerini kullandı.

BASIN MESLEK ÖRGÜTLERİNDEN TEPKİ:

YOLSUZLUKLARIN ÜZERİNE ÖRTÜ

SİBEL GÜNEŞ, TGC Genel Sekreter

Unutulma hakkıyla geçmiş siliniyor yeni bir gerçeklik inşa edilmeye çalışılıyor. Gazetecilerin kamu yararı amacıyla yaptıkları haberlerin internette saklanması, toplumsal hafızanın korunması ve yurttaşların gerçeği bilme hakkı açısından büyük önem taşıyor. Demokratik bir geleceğin kurulmasına katkı sağlıyor. Sosyal medya yasası, 1 Ekim 2020 itibarıyla yürürlüğe girdi. Sosyal medyayı kısıtlamaya dönük birçok adım atıldı. Gazetecilik, düşünceyi ifade özgürlüğü üzerinde var olan olağanüstü baskının alanları genişletildi. Haber yayma ve bilgiye erişim hakkına yine müdahale edildi. Bağımsız medya kuruluşlarının haberlerinin unutulma hakkı kullanılarak internetten silinmesi ibretlik bir süreci daha gösteriyor. Yolsuzluk, yoksulluk, şiddet, saldırı gibi olayları yansıtan haberlerin unutulma hakkıyla ortadan kaldırılması tam anlamıyla sansür anlamına geliyor. Unutulma hakkının kamu yararı olan haberlerin halkın hafızasından silinmesi için kullanılması hukuk açısından da demokrasi açısından çok sorunlu. Geçmişin denetlenmesi, silinmesiyle yeni bir gerçeklik inşa edilmeye çalışılıyor. Kamu denetimini ortadan kaldırıyor. Hukuksuzlukların, yolsuzlukların, şiddetin geçmişi silinerek bir anlamda cezasız kalmasına da zemin hazırlanıyor.

SANSÜRÜN ADI: ‘UNUTULMA HAKKI’

PINAR TÜRENÇ, Basın Konseyi Başkanı

Kamuoyunda “Sosyal Medya Yasası” olarak bilinen ve geçen ekim ayında Meclis’te kabul edilen kanunun çıkarılma amacının, aslında ifade ve basın özgürlüğünü kısıtlamak olduğu belliydi. Sadece internet ortamında suç oluşturan içeriklerin çıkarılacağı belirtilmesine karşın, tam bir “sansür” olarak uygulanmaya başlandı. Siyasallaştırılan yargı eliyle, özellikle iktidar mensuplarının adlarının karıştığı yolsuzlukları ortaya çıkaran ispatlı, belgeli yüzlerce haber, “unutulma hakkı” kötüye kullanılarak internet ortamından şimdiden çıkarıldı. Hatta eski milletvekili, bakan yardımcısı, Cumhurbaşkanı başdanışmanı ve bir bankanın yönetim kurulu üyesi olan eski sporcunun, mahkeme karıyla kesinleşen “sahte diploma kullandığı” haberleri bile “unutulma hakkı” kılıfı uydurularak internet ortamından silindi. Bu gidişle yolsuzluk ve sahtekârlıkların üzerinin örtüleceği kimseyi şaşırtmayacak. Bu, halkın haber alma hakkının engellenmesi, ifade ve basın özgürlüğü ihlali olduğu gibi; basına ağır bir sansürdür. Demokrasilerde böyle uygulamaların asla yeri yoktur.

‘KAPKARA GEÇMİŞLER GÖRÜNMEZ KILINIYOR’

EROL ÖNDEROĞLU, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye temsilcisi

Türkiye’de unutulma hakkına dair standartların, özellikle özel yaşamın gizliliği gibi son derece meşru bir gerekçeye dayandırılsa da şatafatlı söylemler bir kenara bırakılırsa, siyasete batmış sulh ceza hâkimlikleri eliyle geçmişe ait hukuka aykırı icraatı temizleme işine alet edildiği görülecektir. Her türlü yolsuzluk, hukuksuzluk, kayırmacılık veya usulsüzlük gibi özellikle politik sistemlerin koruduğu, hesap sormadığı icraat ve buna dair iddialar, kamuoyunun bilme hakkına karşılık geliyorsa, hiçbir düzlemde “unutulma” bir haktan yararlanamaz. Ancak Türkiye’de, “kişlik hakları” veya “unutulma hakkı” o kadar sihirli bir değnek ki, kapkara geçmişleri medyada ve internet dünyasında görünmez kılıyor. 13 Mayıs 2014’te Avrupa Birliği Mahkemesi (CJUE) İspanya Google kararında, kişisel verileri koruma adına arama motorlarında bazı bilgilerin silinmesinin yolunu açmışsa da Türkiye’deki yargının daha ziyade bir “kirli sicil” temizleme işinin bir parçası olduğunu gözlemliyoruz. Bunun da gazeteciliğin kriminalize edilmesi kadar yurttaşın körleştirilmesi gibi vahim sonuçları oluyor.

YANLIŞLARIN İZLERİNİ SİLMEK

GÖKHAN DURMUŞ, TGS Genel Başkanı

Unutulma hakkı demokratik ülkelerde uygulandığı gibi uygulanmıyor maalesef bizim ülkemizde. Unutulma hakkının bir insan hakkı olduğuna inanan birisi olarak, bunun bir sansüre dönüştürülmesine karşıyım. Türkiye’de sansürün bir biçimi olarak kullanılmaya başlanan unutulma hakkı, haberlere erişimi engellemeye dönüştü. İktidarın geçmişteki hatalarının, yanlışlarının, yol arkadaşlarının izlerini silmek üzere sosyal medya düzenlemesinin içerisine eklenen unutulma hakkı, birçok geçmiş haberi arşivlerden sildi. Bugünde iktidardakiler başta olmak üzere yönetenler kendileriyle ilgili haberleri ortadan kaldırmak için unutulma hakkına başvuruyor. Unutulma hakkının bir sansür aracı olarak kullanılmaması, kamu kurumlarını ve onları yönetenleri kapsamaması gerekiyor.

NELER ENGELLENDİ

Son bir ayda, "İfade Özgürlüğü Derneği'nin EngelliWeb Projesi" verilerine göre erişime engelenen bazı içerikler şöyle:

- 1 Aralık: Berat Albayrak’ın danışmanının açıklamaları

- 2 Aralık: Birçok rektörün fakültelerde dekan vekili olması haberi

- 2 Aralık: Çalık Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Taçyıldız ile ilgili haberler

- 7 Aralık: Batman Gercüş’te cinsel istismara maruz bırakılan çocukla ilgili haberler

- 9 Aralık: Eski AKP milletvekilinin damadı ile ilgili haberler

- 10 Aralık: İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin AKP dönemine ilişkin suç duyurusu haberleri

- 11 Aralık: Üst düzey bir yargı mensubu ile ilgili şiddet ve yolsuzluk haberleri

- 15 Aralık: PTT’nin bir şirket ile gizli protokol imzalaması haberleri

- 16 Aralık: Trakya Üniversitesi Rektörü ile ilgili haberler

- 18 Aralık: AKP Şanlıurfa Gençlik Kolları Başkanı Mehmet Salih Saraç’ın belediyedeki görevine devam ettiğiyle ilgili haberler

- 18 Aralık: SBK Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hakkındaki haberler

- 18 Aralık: “Kuru ekmek yiyorlarsa aç değiller demektir” diyen milletvekili haberleri

- 24 Aralık: Canan Kaftancıoğlu hakkındaki takipsizlik kararı haberleri

- 24 Aralık: Eski Brüksel Büyükelçiliği basın müşavirinin eroin ile yakalanması haberleri

- 25 Aralık: Cübbeli Ahmet Hoca’nın damadı ve ağabeyi hakkındaki haberler

- 25 Aralık: İYİ Parti milletvekili Lütfü Türkkan’ın tweet’i

- 28 Aralık: Cumhurbaşkanı Başdanışmanı’nın lise diplomasının sahte olduğuyla ilgili haberler

- 29 Aralık: Define kazısı sonucu yok olan Dipsiz Göl ile ilgili içerikler

- 30 Aralık: Cumhurbaşkanı’nın avukatının vekâlet ücreti ile ilgili haberler

- 31 Aralık: Bilal Erdoğan’ın arkadaşının ihale alması haberlerinin engellenmesi haberlerinin engellenmesi.