Kapat
A+ A-

"Liberal ihanet" çok tartışılacak

Gazeteci Merdan Yanardağ’ın Kırmızı Kedi Yayınları’ndan geçen hafta çıkan ve büyük ilgi gören yeni kitabı ‘Liberal İhanet’, entelektüel ve siyasal ortamı sarsacak gibi görünüyor.
Yayınlanma tarihi: 11 Kasım 2014 Salı, 16:33

[Haber görseli]Yanardağ kitabında, kendi deyimiyle “bazıları kullanldıktan sonra buruşuk bir peçete gibi kenara atılan” bu dönemin simge isimlerinden Ahmet Altan, Ali Bayramoğlu, Hasan Cemal, Mehmet Altan, Ufuk Uras, Murat Belge, Ömer Laçiner, Ümit Kıvanç, Halil Berktay, Nuray Mert, Adalet Ağaoğlu, Etyen Mahçupyan, Yasemin Çongar, Taraf gazetesi, Baskın Oran vb. kişilere ve çevrelere ayna tutuyor. Bu isim ve çevrelerin, Türkiye’nin demokratik ve özgürlükçü gerekçelerle Ortaçağ artığı gerici-faşizan bir güce nasıl teslim edildiğini, oynadıkları rolü ve bu ihanetin nedenlerini bir ibret belgesi gibi sergiliyor.

Piyasaya çıkalı daha iki hafta olmadan iki baskı yapan kitap, özellikle sol çevrelerde yeni bir tartışmaya yol açmış durumda. Kitabında Türkiye’nin ‘demokratik’ gerekçelerle siyasal İslamcılara nasıl teslim edildiğini somut olay, olgu ve kişiler üzerinden çarpıcı şekilde ortaya koyan Yanardağ, bu çalışmasıyla liberallerin 12 Eylül 1980’den sonra gelişen ideolojik insiyatifinin de sona erdiğini ilan ediyor.

Yanardağ kitabında Türkiye’nin gericiliğe teslim edimesinde belirleyici rol oynayan liberalleri ve sol liberalleri mercek altına alıyor. Ortaya çıkan tablonun  basit bir “yanıldık” ya da “aldatıldık” gerekçesiyle açıklanamayacağını ortaya koyuyor.

Çalışmasında liberalizmin ve sol libealizmin tarihsel, ideolojik ve teorik temellerini de irdeleyen Yanardağ, sadece aktüel bir çalışma yapmakla kalmamış, esaslı bir felsefi hesaplaşmayı da gerçekleştirerek ortaya kalıcı bir eser çıkarmış. Türkiye’nin aydınlanma sürecinde tarihsel bir kırılma yaşandığını belirten yazar, Cumhuriyet döneminin en önemli siyasi davalarında (Ergenekon, Balyoz, odatv vb.) liberallerin takındığı yüz kızartıcı tutumu çarpıcı örneklerle sergilemiş.

Demokratikleşmenin etnik ve dinsel kimliklerin serbestisine indirgenerek sınırlandığını vurgulayan Yanardağ, küreselleşme diye kodlanan emperyalizmin yeni döneminde solun sağcılaştırılma serüvenini de bütün boyutlarıyla gözler önüne seriyor. Yazar; yaşanan büyük liberal kirlenmeden tek tek portreler, olaylar ve ibret verici olaylar aktarıyor. Yanardağ kitabın sunuşunda bu çalışmayı yapma gerekçesini şöyle anlatıyor:

“Türkiye, dünyada örneği görülmemiş bir aydın ihaneti yaşadı. Solun bir kesiminin bile celladına âşık olduğu bir dönemden geçildi. Bu süreçte belirleyici rolü liberaller ve sol liberaller oynadı. Türkiye hâlâ bu dönemi ve ‘yeni gerici tarihsel blok’un hegemonyasını aşmaya çalışıyor. Gezi/Haziran Direnişi bu hegemonyaya isyandır ve tarihsel anlamı da budur.
“Bu kitapta esas olarak, Türkiye’nin demokratik gerekçelerle siyasal İslamcılara teslim edlmesinde önemli rol oynayan liberalleri ve sol liberalleri analiz etmeyi; siyasal ve entelektüel tarihimizin bu en büyük aydın ihaneteni –dünyada örneği çok azdır- anlatmayı amaçladım.
“Türkiye’de entelektüel, edebi ve siyasal ortam liberalizmle lekelendi. Küresel sermayenin neoliberal yağma politikalarına ülke ve toplum teslim edilirken, bu piyasa haydutluğu için “özgürlükçü” gerekçeler üretildi. Bunu çoğu hödük, köylü kurnazı ve dar kafalı İslamcılardan çok liberaller, özellikle soldan gelen liberaller yaptı. Bu kirlenmenin siyasal ve toplumsal bedeli, kültürel ve tarihsel sonuçları hem Türkiye hem de insanlık için çok ağır oldu.
“Bu nedenle elinizdeki kitabımda, siyasal ve ideolojik ortamda, entelektüel ve kültür düzeyde yaşanan ve bir yağ lekesi gibi toplumun dokularına doğru yayılan liberal kirlenmeyi çözümlemek istedim.
“Bir ihanete dönüşen bu ideolojik kirlenmeyi, bazı somut olay ve kişilerden hareket ederek anlattım. Dolayısıyla, bir tür ‘mıntıka ve zihin temizliği’ de yapmayı da deneyerek, olası çıkış yollarına işaret etmeye çalıştım. Kitbın adı bu nedenle Liberal İhanet oldu.”
Evet bir dönem tarihsel olarak kapanıyor. Siyasal İslamcı hükümet gerçekte siyasal ömrünü doldurmuş durumda ve bu nedenle ancak baskı, zor ve hile yoluyla ayakta kalmaya çalışıyor. Merdan Yanardağ’ın vurguladığı gibi, dinciler, muhafazakar sağcılar ve liberaller arasında oluşan ‘gerici tarihsel blok’ artık sürdürülemez durumda.
Yazdığı her satırının arkasında ciddi bir birikimin blunduğu hemen hissedilen Merdan Yanardağ, yetkin bir dilin yanı sıra son derece akıcı bir üsluba da sahip. Bir solukta okunan Liberal İhanet’i ıskalamayın.
(Merdan Yanardağ, Liberal İhanet, Kırmızı Kedi Yayınevi, 2. Baskı, Kasım 2014, İstanbul, 263 S.)

Cumhuriyet İMECESİ