Mehmet Yahyagil’den “Küreselleşme Girdabında Kültür”

M. Yahyagil, “Küreselleşme Girdabında Kültür-Modern Zamanlarda Mutluluk Arayışı” kitabında çağımıza dair çarpıcı tespitlerde bulunuyor.
Yayınlanma tarihi: 26 Temmuz 2019 Cuma, 12:06

[Haber görseli]

GAMZE AKDEMİR

[email protected]

- İncelemenizde kültürel ayrılıkları belirginleştirdiğini vurguladığınız küreselleşmenin, kültürel parmak izlerini silerken toplumsal, kültürel ve siyasi atmosferi nasıl şekillendirdiğini ortaya koyuyorsunuz?

- Küreselleşme dünya ülkelerinin siyasal, toplumsal özelliklerinin ve kültürel değerlerinin teknoloji aracılığıyla karşılıklı etkileşimine, bütünleşmesine bağlı paylaşım anlamındadır. Bu paylaşımı başta Amerika olmak üzere bilimsel alanda ve ekonomide üstün nitelikteki siyasal güçler dünya ülkelerinin halkları üzerinde egemenlik sağlamak için kullanmaktadır. Amerika rastlantısal olarak süper devlet konumuna gelmemiştir. Günümüzde sosyal medyanın bilinçli kullanımıyla Amerikanvari davranmak, giyinmek, yemek, içmek ve onun tükettiklerini tüketmeye çalışmak kısaca, ‘gibi yapmak’ Türkiye ve benzeri ülkelerde ‘modernlik’ olarak algılanmaktadır. Üstelik küreselleşmenin bütünleştirici etkisinden çok insan topluluklarını yöneten bireysel ve kültürel değerler arasındaki ayrılıklar daha da belirginleşmiştir. Onun için de Dünyamızın bir küresel köye dönüşme beklentisi de masaldan öteye geçememektedir.

- Küreselleşen kültürün yarattığı karmaşayı ve dejenerasyonu hangi alanlarda açımladınız? Değişim kaçınılmaz kuşkusuz ya dönüşüm? Özgün düşünme eylemini askıya alan küresel kültürün çözülme yoluyla dönüştüren etkenlerini hangi temel alanlarda büyüteç altına aldınız?

- Değişim, kaçınılmaz; ilerlemek ise bir tercih konusudur. Önümüzdeki 20-30 yılda iklim değişiklerinin etkisiyle gözlemlenecek türlü olumsuzluklar dünyamızda bugünkünden farklı, katı bir emperyalist sistemi oluşturacaktır. Bu sistemin köleleri de eleştirel düşünmeyen, çevresini sorgulamaktan aciz ülke halkları olacaktır. 1858-1947 döneminde İngilizlerin Hindistan’da mihraceleri kendi halklarının yöneticileri gibi görmelerine inandırıp onları lüks içinde yaşatırken, ülkeyi sömürmelerine benzer bir durum ortaya çıkacaktır. 2050’lerde gerçek anlamda modernleşememiş, düşüncede geri kalmış, teknoloji üretemeyen ülke yöneticileri geçmişteki mihracelerin konumunda olacaktır.

TEKNOLOJİ DUYGUDAN UZAT BİR YAŞAM SAĞLADI

- Küreselleşmeye getirilen eleştiriler tüm dünyada hatırı sayılır oranda taraftar bulurken, dijital dönüşüm konusunda aynı tutum sergilenmiyor diyenlere yanıtınız? Dayatılan yanlı bilgi silsilesiyle son yıllarda görece başarıyla yönetilen algı operasyonları artık neden dikiş tutmuyor (mu?)?

- Küresellleşme süreci rahatlıkla gözlemlenebilen bir oluşum değildir fakat günümüz teknolojisine bağlı olarak hızlanan dijital dönüşüm, küreselleşme sürecinin etkin bir aracıdır. Dijitalizasyon gelişmiş ülke insanlarının yaşam tarzını teknolojinin düzeyi doğrultusunda kolaylaştıracak, büyük olasılık duygudan uzak, mekanik fakat ömürlerini rahatça tüketmelerine yetecek bir yaşam sağlayacaktır. Diğerleri ise küreselleşmenin buyruklarına uygun şekilde yaşamlarını yapay kültürel değerleri benimsemeye çalışarak ya da ilahi güçlerden medet umarak sürdüreceklerdir.

- Mutluluk arayışının anı ve geleceğini nasıl irdelediniz?

- Mutluluk arayışının modernite ile ilişkisi yoktur. İnsan yaşamının bir koşulu olmayıp, ne dünyevi ne de ilahi bir armağan, içi boş bir kavramdır. Bireylerin, çevresindekilerin olumlu-olumsuz eleştirilerinden bağımsız olarak beklentilerinin gerçekleşme oranı ve yaşam kalitesinin niteliğini duyumsaması asıl önemli olandır.

Küreselleşme Girdabında Kültür-Modern Zamanlarda Mutluluk Arayışı / Mehmet Y. Yahyagil / Yeditepe Üniversitesi Yayınevi / 196 s.

A+ A-