Nice 10 yıllara...

Alternatif camianın ışık saçan nadir topluluklarından biri olan Kırkbinsinek 10. yıl kutlama konserini Kadıköy’deki Muaf’ta verdi. Retrospektif konser iki saate yakın sürdü.

Hilal Köse-Cumhuriyet Pazar
10 Kasım 2018 Cumartesi, 23:41

Zamanın elimizin altından kayıp gittiğini yüzümüze tokat gibi vuran gecede, Kırkbinsinek denen topluluğun ne vakit 10 yılı geride bıraktığını anlayabilmiş değiliz. Onuncu yıl konserlerini bu akşam (7 Kasım 2018, Çarşamba) Kadıköy Muaf’ta veriyorlar. Beyoğlu’ndaki Muaf’a kardeş olarak açılan Kırtasiyeci Sokak’taki yer, evvelden pavyondu, Bermuda adında.

Ufak bir kod farkının ardından düzayak girişte sağlı sollu masa ve sandalyeleri geçince sizi karşılayan duvara yaslanmış büyükçe barın sağından beş basamak inince kendinizi yaklaşık 50 metrekarelik konser alanında buluyorsunuz. Down Town diyorlar, sevimli bir yer; atmosfer sıcak. Konser alanının istikbali girişteki pub ile teminat altında.

Açılış ‘Nefes’ten
Birkaç kafadar on buçuğu az geçe içeri daldığımızda Kırkbinsinek ilk albümden “Nefes” ile açılışı yapmıştı. Ortalık biraz ıssızdı, ama “Duvar”a geçtiklerinde birileri olay mahalline ayak basıyordu. Kadıköy Cumhuriyeti’nin sembol sakini Kesmeşeker Cenk’i de ilgiyle izlerken yakalıyoruz.
Bu akşam sahnede biraz görev değişiklikleri olacağından ilk beş parça çelloyla çalınanlardan seçilmiş, dördü ikinci albümden: “Dalyan” ve “Toprak”ta çello güzel melodiler yaptığı gibi, ses efektlerinde de ciddi rol üstleniyor. Katkılarından dolayı Electric Light Orchestra’nın erken dönemini andıran sofistike ve dramatik yapı ortaya çıkıyor.

İlk albümdeki halleriyle

Albüm öncesi kadrodan sadece gitarcı Tuncay Korkmaz aralarında değil. Sahneye ilk albümlerindeki halleriyle çıkmışlar: gitar ve vokalde Alper Antmen, davulda Özgür Devrim Akçay, elektrik çelloda Barış Güvenenler, basta da Tolga Öztürk. Aslında bu dörtlüyü topluluğun orijinal kadrosu olarak görmekte beis yok. Askerliğini yapan Tolga, bu konser için izinli gelmiş.

Kırkbinsinek’in kayıtları tamamlanmış ama yayımlanmamış ikinci bir albümü var, kapının ağzında bekleyen. Orada yer alan elemanlarda bu akşam hazır kıta. “Pus Almış”tan sonra Barış yerini gitarcı Volkan İncüvez’e, Tolga da Douglas Vegas’a bırakıyor.

Değişiklik soundlarını sertleştiriyor. Hawkwind’e benzeyen sert dokulu ve katmanlı space-rock pasajlar, kraut-rock ilhamlı sololar öne çıkıyor. “Dağlara Yol Var” adlı parçada Volkan’ın attığı Doğu motifli gitar solosu mest ediyor. Dervişçe kelamlarla, tasavvuf ve düşlerle karışık, klostrofobik bir dünyanın içine çekiyorlar izleyiciyi. Bunalımlı parçaların karanlık dehlizlerinden özgürce dans edebilecekleri ritimleri seçmeyi bilerek salınan birkaç kız sahne önünü süslüyor. Bunda ritimlerin aksak olmasının da payı yok değil.

Beş parça sonra Tolga bayrağı yeniden alıyor. Kapanış parçası “Shijin”deki uzun saykodelik doğaçlama iyi kafa yapıyor. Retrospektif konser iki saate yayılıyor.

Akıntıya kürek çekenler

Adı alternatif bir camia var, müzik dünyasında; sözcüsü, savcısı, sanığı bol, çoğu da palavra, etrafına Kırkbinsinek gibi ışık saçanı ise az. Uzunca bir süre bu ve benzer topluluklar çıkmayabilir buralardan, o yüzden sonuna kadar devam etmeliler. Akıntıya kürek çeken topluluğun 10 yılın ardından ilk günkü iştahla yol sürüşü ümitlerimizi tazeliyor. Nice 10 yıllara Kırkbinsinek... [email protected]