‘Müzik, yemek gibidir’

Zorlu PSM’deki festivalde konser verecek olan elektronik müzik topluluğu, konser sonrası da İstanbul’u gezecek.

cumhuriyet.com.tr
14 Kasım 2019 Perşembe, 23:11

Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde bu yıl 15-16 Kasım tarihlerinde 4. kez düzenlenecek olan Mix Festival’e konuk olacak gruplardan biri de Isaac Delusion. Loic Fleury ve Jules Paco’dan oluşan Fransız grup Türkiye’de ilk kez yarın sahneye çıkacak. Erkin Koray hayranı olduklarını söyleyen ikili, konserden sonra İstanbul’da birkaç gün daha kalıp şehri gezmek istediklerini vurguluyor. Hatta hayranlarına çağrıları da var... Elektronik müziğin dikkat çeken isimleriyle bir araya geldik. 

İlk olarak Isaac Delusion isminin nereden geldiğiyle başlayalım... 

L.F: Başta çok belirli bir kararımız vardı: Isaac Newton ve Yerçekimi Kanunu... Daha sonra isim gerçek anlamını kaybetti. Sonra isimle ilgili herkes gibi biz de kendi yorumumuzu bulduk ve ne anlama geldiğini düşündük. Daha mistik bir şey haline geldi, bu da çok eğlenceli oldu. Artık bu profesyonel bir şey olmaktan çıktı, biz de insanların bu isimle ilgili kendilerinin kendi anlamları bulmasını istiyoruz.

Bir araya gelip müzik yapmaya karar verdiğinizde nasıl bir fikir vardı aklınızda? Ne yapmak istiyordunuz? İdolleriniz kimlerdi?

J.P: Başlarda niyetimiz çok da belli değildi. Hepimiz farklı gruplarda müzik yapan çok eski arkadaşlardık. Pazarları bir araya gelip sinemaya gider sonra da benim evimde buluşurduk. Bu şekilde birkaç şarkı yaptık birlikte. Bu aslında arkadaşlarla bir araya gelince yaptığınız bir şey gibiydi. Piyasaya sürmeyi düşünmemiştik. Birlikte konser vermek, canlı müzik yapmak gibi planlarımız yoktu. Başlarda ne tür müzik yapacağımıza da karar vermemiştik. Çünkü hepimiz farklı türlerle uğraşıyorduk. Ayrı ayrı çalarken müziğimizin nereye gideceğini bilemiyorduk. Deneysel şeyler yapıyorduk. Sonra her şey kendiliğinden yerine oturdu.

Spotify’a göre, en çok dinlendiğiniz şehirler arasında İstanbul 3. sırada. Size Türkiye’den böyle bir ilgi olması hakkında ne düşünüyorsunuz? 

L.F: Bu yaşadığımız çağda dijital platformların en güzel yanı müziği yabancı ülkeler için de ulaşılabilir kılmak. Bu müziği ve yolculuğu doğal olarak yayan ve mümkün kılan bir şey oluyor. İstanbul’da bu kadar çok hayranımız olması bize de şaşırtıcı geliyor bazen. Bunu hiç tahmin edemezdik. Ama içinde yaşadığımız zaman müziğin bu yolları aşmasını sağlıyor. 

J.P: İstanbul’da bu kadar çok dinleyicimiz olması çok güzel bir şey ve nihayet İstanbul’a geliyor olmamız da harika. İstanbul uzun zamandır ilgimizi çeken ve tanımak istediğimiz bir şehirdi. Daha önce hiç gitmediğiniz bir ülke ya da şehirde sizi dinleyen bu kadar çok insan olması harika bir şey. Bu bizi daha çok ve daha iyi müzikler üretmeye ve bu müziği daha çok yere ulaştırmaya da zorlayan bir durum.

Müziğinizle ilgili, okuduğunuz ya da duyduğunuz en ilginç, en beğendiğiniz ve unutamadığınız yorumlar - eleştiriler nelerdi?

L.F: Yakınlarda çok komik bir yorum okuduk. Birisi YouTube’da yorum yapmış; müziğimizi cordon bleu’ya benzetmiş. Bir fransız yemeği. Bu çok ilginç bir benzetme. Ben de müziği yemek yapmaya benzetirim. Tıpkı yemek gibi, içine koyduğunuz malzemeler ve onları ne kadar koyduğunuzla ilgilidir derim. Bu yüzden bu benzetme çok hoşuma gitti. 

2020 yaklaşırken, son 10 yılınızı değerlendirebilir misiniz?

L.F: 10 yıl önce hiçbir yerdeydik, hiçbir şeyimiz yoktu ve neredeyse hiç müzik yapmamıştık. Bu yüzden son 10 yıl bizim için her şey demek. Bir araya gelişimiz, albümlerimiz, ilk sahne şovumuz, ilk turnemiz. Müziğimizle birlikte dünyayı geziyoruz. Son 10 yıl bizim için harikaydı.

‘ERKİN KORAY HAYRANIYIM’

Türkiye’den dinlediğiniz ya da duyduğunuz müzisyenler var mı?

L.F: Erkin koray hayranıyım. 

Hayranlarınıza bir mesajınız var mı?

J.P: İstanbula geldiğimiz için ve müziğimizi Türk hayranlarımızla paylaşacağımız için çok heyecanlıyız. Onlarla müzikal bir yolculuk yapacağız ve uçacağız! Aslında sadece 2 günlüğüne gelip konser verip gitmek yazık olacak. Çünkü şehri keşfetmek istiyoruz. O yüzden birkaç gün daha kalacağız. Salıya kadar buradayız. Dinleyicilerimizle buluşmak isteriz, belki bizi şehirde gezdirirler...