Kapat
A+ A-

'İstanbul için geçmiş olsun'

Aynı zamanda mimar olan Evgin, İstanbul’un hem mimarisinin hem de trafiğinin berbat olduğunu söylüyor.
Yayınlanma tarihi: 30 Ekim 2015 Cuma, 13:09

45 yıllık sanat hayatı boyunca müziğin ve sosyal hayatın çok değiştiğini söyleyen Erol Evgin’e göre siyaset hep aynı... Umudunu hiç yitirmediğini söyleyen Evgin, ‘Sanat hep umut taşımalı’ diyor... Evgin’e bugünün Türkiye’sini, müziği ve İstanbul’u sorduk.

Sosyal, siyasal ve müzikal anlamda neler değişti Türkiye’de?

Müzik çok gelişti; sosyal hayat da gelişti. Ama siyaset ne yazık ki... Ben çocuktum. 1960 darbesi olduğunda İstanbul Erkek Lisesi’ndeydim. Hiç hak etmediğimiz şeyler oldu. Yine 80 öncesinde Mehmet Ali Aybar’a sormuştum. Ne olacak Mehmet Ali Türkiye’nin sonu? Türkiye İşçi Partisi’nin başkanıydı biliyorsunuz ve Çiğdem Talu’nun da eniştesiydi. “Büyük devletlerin sosyal ve siyasi yaşamlarında dalgalanmalar olur ama çok fazla endişe etmeyin” dedi.

- Geçen gün vefat eden Çetin Altan’ın “Enseyi karartmayın” demesi gibi...

Evet, ben de moral bulmuştum. Hakikaten o dalgalanmalar devam ediyor. Geçenlerde bir Türk bilim adamı Nobel aldı; Aziz Sancar. Gururlandık... Mardin’de yoksul şartlardan bugüne gelerek Nobel alması, Cumhuriyet eğitiminin en ücra köşelerden Nobel’e giden yolu açtığını gösteren güzel bir örnek. Ben mutlu, umuda dönük bir insanım. Sanat hep umut taşımalı, acıyı işlerken de umudu vermeli. Dolayısıyla bunlar da geçecek. Türkiye güzel günlere kavuşacak. Demokrasi çok uzun bir süreç. O yolda yürüyoruz, daha ne kadar yürürüz, bizim ömrümüz yeter mi? O da ayrı bir konu.

- Artık şarkılar internetten indiriliyor. Telif haklarını korumak için kuruluşlar var. Bunlar nasıl işliyor? Siz de POPSAV’ın kurucususunuz...

MSG gibi hak izleme örgütleri yapımcılar birliği, oyuncular birliği sanatçıların haklarını korumaya çalışıyorlar ama tam korunduğu söylenemez. Tabii ki büyük kayıplar oluyor. Üreten insanların küskünlüğüne yol açıyor.

'AKM'nin sonu belli değil'

- 2003’ten bu yana mimaride ne değişti?

İstanbul gittikçe zorlaşan bir kent oldu. Bütün bu altgeçitler, üstgeçitler olmasına rağmen trafik bir felaket yani. İnsanlarda korku yaratan, bir yerden bir yere ulaşmak korkusu. Bir yerden bir yere giderken vaktinde bir etkinliğe yetişebilir miyim korkusu. Bu da kültür sanatı çok etkileyen bir durum. Yani korkuyorsunuz eyvah nasıl gideceğiz? Devrim Erbil benim dostum ve hocam geçtiğimiz günlerde 50. yıl sergisi vardı. Ama ben üç saatte oraya gidemedim. Dolayısıyla İstanbul’un hem mimarisi hem de trafiği berbat.

Yetkililer şimdi birdenbire dönüşüme başladılar. İşte bu da rant... Şu anda Bağdat Caddesi şantiye halinde. Belediyede de bekleyen 3000 proje varmış. Her şeyi yıkıp daha yükseğini daha çoğunu yapmak istiyorlar, yollar ne olacak. İstanbul’u konuşmayalım, felaket.

Bunun yanında AKM’nin sonu belli değil. Halkın konser, opera salonunu nasıl alırsın. Bugün Viyana’ya gittiğin zaman oranın en görkemli yapısı Viyana Operası. Operaya bir bilet alıyor muhteşem bir gece yaşıyor. Ufacık bir kent Kadıköy gibi, mücevher gibi işlenmiş bir kent. İstanbul için geçmiş olsun.

Cumhuriyet İMECESİ

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Çetin Altan, Çiğdem Talu, Erol Evgin