A+ A-

‘Toplum bedel ödüyor’

Belge Yayınları’na yapılan polis baskınında gözaltına alınıp sonra serbest bırakılan yayınevi çalışanı Mehmet Ali Varış, yaşananları Cumhuriyet’e anlattı.
Yayınlanma tarihi: 08 Mayıs 2017 Pazartesi, 23:08

Ragıp Zarakolu ile Ayşenur Zarakolu tarafından 40 yıl önce kurulan Belge Yayınları, kurulduğu günden bu yana defalarca polis tarafından basıldı, kitaplarına el konuldu. Geçen hafta Cağaloğlu’nda bulunan Belge Yayınları yine polisler tarafından iki kez basılarak 2200 adet kitabına el konuldu. 2001 yılından beri Belge Yayınları’nda çalışan Mehmet Ali Varış, Belge Yayınları’nın “ötekilerin yayınevi” olduğunu söyleyerek “Bir ülkenin katli medya eliyle yapılıyor. İstedikleri zaman gazetecileri, yayıncıları, akademisyenleri hedefe oturtabiliyorlar. Bakanlık bir hukuki işlem yapacaksa yalan haber yapan, kin ve nefret aşılayan kurumlarla uğraşmalı” dedi. Ticari bir yayınevi olmadıklarını ve amatör ruhla çalışanların eserlerini gün yüzüne çıkarmaya meyilli olduklarını anlatan Varış, baskılara karşı yollarına devam edeceklerini belirtti. Baskının ardından Mehmet Ali Varış, Cumhuriyet’in sorularını yanıtladı.

-Belge Yayınevi neden basıldı? Siyasi kitaplar basmanızın bunda etkisi var mı?

Geçmişten günümüze kadar Belge Yayınları hep bedel ödemiş, 1994 yılında da yakılmış bir yayıneviyiz. Ragıp ve Ayşenur Zarakolu çok büyük baskılarla karşılaşmış, bedeller ödemişlerdir. Süreçlerin çok kötü olduğu dönemlerde dahi çok ciddi çalışmaları cesaretle yayımlamışlar. 40 yıllık süre içerisinde yaklaşık 850 tane kitap yayımlanmış. Her alanda çalışmaları var. Ticari bir yayınevi değil. Amatör ruhla çalışan, eseri gün yüzüne çıkarmaya çalışan aynı zamanda toplumun ötekilerinin yayıneviyiz. Ancak tüm baskılara rağmen yılmadan yolumuza devam edeceğiz...

-Polis baskınını bekliyor muydunuz?

Van’da düzenlenen bir fuarda standımızda toplatılmış üç adet kitap bulunmuştu. Bununla ilgili hakkımda tutuklama kararı çıkarılmış. Bir gece gözaltında kaldım. Mahkemeye çıkarılınca serbest bırakıldım. O gün arama yapamayan polislerin tekrar geleceğini biliyorduk.

Zamanında FETÖ’nün kitaplarını aldırıyorlardı’

-Polisler arama sırasında hangi kitapları aldılar?

Elimizde az sayıda “Kawa’nın Ezgisi” kitabı vardı. Bu kitap dördüncü baskısı basılmış bir kitap. Toplatılma kararı olduğunu bilmiyorduk. Arşivimizden bir KCK kitabını aldılar. Bir de 2 bin tane bandrolsüz kitap alındı. Bandrol yasası daha önceden yoktu. Çıkarılan kolaylığa karşı Belge Yayınları yaşadığı zorlu süreçlerden dolayı, teknik sorunlarını halledememişti. 1970’lerde, 1980’lerde basılan çok sayıda kitap var. Ama bandrolü yok. Şimdi bu kitapları çöpe mi atalım? Bu kitaplar korsan değil. Yıllar önce yayımlanmış, değerli eserler..

-Gazeteciler, yazarlar, akademisyenler.. Sizce şimdi sıra yayınevlerinde mi?

Yayıncılık sektörü bir dönem ülkenin siyasetine etki yapabileceği için el değiştirildi. Bu anlamda var olan yayıncılar şu an edilgen bir durumda. Birkaç yayınevine dokunmaya kalkabilirler. Ama ileriye gitmezler. Şu an Kürt yayıncılar çok ciddi sıkıntılar yaşıyor. İzinli basılan kitapların olduğu fuarlarda stantları basılıyor. Evrensel Yayınları’nın başına gelenler zaten ortada. Bir ülkenin katli medya eliyle olur. Şu an yapılan da tam olarak bu. İstedikleri zaman gazetecileri, yayıncıları, akademisyenleri hedefe oturtabiliyorlar. Bakanlık bir hukuki işlem yapacaksa yalan haber yapan, kin ve nefret aşılayan kurumlarla uğraşmalı. Devlet ne yazık ki yayınevlerine destek verip şeffaf davranmıyor. İşine geldiği gibi davranan hükümet, zamanında bizlerin parasıyla kamyon kamyon FETÖ’nün kitaplarını aldırıyordu. Şimdi ise o kitapları yaktırıyor. Toplum bir bedel ödüyor. Biz yayınevleri olarak, sizler gazeteciler olarak ödüyorsunuz.

Yayıncılar Birliği: Endişe verici

Türkiye Yayıncılar Birliği (TÜRKYAYBİR) dün, Belge Yayınları’na yapılan polis baskını ve 2200 kitaba dayanaksız el konulması üzerine bir kamuoyu açıklaması yaptı. Belge Yayınları’nın birliğin üyesi yayınevlerinden biri olduğu ve bu baskının “endişe verici” olduğunun vurgulandığı açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Son dönemde kitaplar hakkında henüz kitap yayımlanmadan önce ‘tedbiren’ alınan yasaya aykırı yasaklama kararları, Basın Kanunu’ndaki yasal süre aşıldığı halde geçmiş tarihli yayınlara yönelik alınan toplatma kararları, toplatma kararlarının yayınevlerine tebliğ edilmeden uygulamaya konması gibi gelişmeler yayıncıların yasa çerçevesinde önlem almalarını engellemekte ve mağduriyete yol açmaktadır. Aykırı ve muhalif yayınların da var olması ve okura ulaştırılmasının demokrasinin, ifade ve yayınlama özgürlüğünün, bilgi edinme hakkının bir gereği olduğunu hatırlatıyor, önümüzdeki dönemde keyfi kitap toplatmaların yaşanmamasını diliyoruz.”

Ceylan Yayınları’ndan dayanışma çağrısı

Öte yandan Ceylan Yayınları da tepkisini gösteren bir açıklama yaparak, okurları ve yayıncılık sektörünü dayanışmaya çağırdı. Açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Siyasal baskı ve ekonomik zorluklara rağmen uzun yıllardır yayıncılık faaliyetini yürüten Belge Yayınları’nın polis tarafından basılması ve kitaplarına el konulmasını kınıyoruz. ‘Bandrolsüz kitap’ bahanesiyle baskın yapan polis 90’lı yıllara ait kitaplara el koydu. Hayatın birçok alanına dair yayımladığı önemli eserlerle; uluslar, dinler ve halklara dair önemli eserler veren Belge Yayınları yalnız değildir. Kurucuları Ragıp ve Ayşenur Zarakolu’nun yayıncılık onuru yol göstermeye devam ediyor. Belge Yayınları yalnız değildir. Yayıncılar üzerindeki baskılara son.”

Comment disclaimer