Kapat
A+ A-

Askerlik hizmeti yapmak istemeyince akıl hastanesine gönderildi... Yaşadıklarını sergisine aktardı

Yunan sanatçı Pavlos Nikolakopoulos'un, ülkesinde zorunlu askerlik hizmetini vicdanen reddetmesi sonucu gönderildiği akıl hastanesinde geçirdiği 17 günden ilham alan "Eğik" sergisi, 28 Nisan'a kadar Amerikan Hastanesi “Operation Room” Sanat Galerisi'nde görülebiliyor.
Yayınlanma tarihi: 20 Nisan 2018 Cuma, 15:00

[Haber görseli]

Amerikan Hastanesi “Operation Room” Sanat Galerisi, 28 Nisan’a kadar Pavlos Nikolakopoulos’un “Eğik” başlıklı sergisine ev sahipliği yapıyor. “Eğik”, Atinalı sanatçının Türkiye’de açılan ilk kişisel sergisi. 1990’lardan beri düzenli olarak çizimli defterler tutan sanatçının, 2001 yılında zorunlu askerlik hizmetini vicdanen reddetmesi sonucu otomatik olarak uygulanan bir devlet prosedürüyle gönderildiği akıl hastanesinde geçirdiği 17 günden ilham alan sergi, altı ayrı bölümden oluşuyor.

[Haber görseli]

Nikolakopoulos, sergiyi “Benim için hastane içinde bir sergiye sahip olmak, psikiyatri koğuşunda doldurduğum günlüğü göstermek, genişletmek ve günlüğün üzerinde olması gerektiği gibi çalışmak açısından olağanüstü bir fırsattı” sözleriyle anlatıyor. Neden psikiyatri koğuşuna yatmayı askerliğe tercih ettiğini sorduğumuzda Yunan sanatçı, “O zamanlar akademik bilgiyle olmasa da sezgisel olarak kendimi askeri hiyerarşiye teslim etseydim olabilecekleri hissetmiş olmalıyım. Philip Zimbardo tarafından yapılmış Stanford Hapishane Deneyleri ve bu deneylerin sonuçlarından bahsediyorum. Kendimi askeri hizmete teslim etmektense 17 gün akıl hastanesine gitmeyi tercih ettim” şeklinde cevap veriyor.
Nikolakopoulos, barış dileklerinin bile suç haline gelebildiği bu dönemde eserlerinde de bu tek tipçi bakış açısını eleştirip eleştirmediği sorusuna, “Bence barış bahşedilen bir şey değil, daha çok yürünecek bir yol, bir başarı. Bu satırlar doğrultusunda yaptığım işler bahşedilmiş bir şeyden değil olası bir yoldan, en azından benim için, kendimle olan barışıma doğru bir yoldan bahsediyor. Yaptığım işlerle bütün bir hayat yaşamayı ve kişinin kendi ruhsal dünyasıyla yapacağı barışı sağlayacak bir yol önerebilmeyi umuyorum” karşılığını veriyor.


‘Sanatla özgürleşiyorum’
Pavlos Nikolakopoulos’un sergideki dikkat çekici eserlerinden olan çekiç ve çivi, “ihtiyaç ve özgürlük arasındaki denge”yi anlatmayı amaçlayan en son kategori olarak önümüze çıkıyor. 45 yaşındaki sanatçı, ihtiyaçlar ve özgürlük arasında tam bir denge bulunması mümkün mü sorusunu şöyle yanıtlıyor: “Temel olarak ihtiyaçların düşmanı olduğumu söyleyebilirim. Arzuları ihtiyaçlara tercih ediyorum. Sevilme, onaylanma, başkalarıyla birlikte olma gibi temel ihtiyaçlar yerine kendim olmayı ve kendimi gerçekleştirme arzumu hissetme ve gerçekleştirebilmeyi tercih ederim. Bu benim özgürlüğüm: Yarattığım eserlerle kendim olma ve kendimi gerçekleştirme. Sanat üreterek aynı zamanda kendimi, kendi özgürlüğümü ve kaçma ihtiyaçlarımı da -mümkün olabildiğince- gerçekleştiriyorum.”

Her gün bir Cumhuriyet gazetesi alın, aldırın…
Comment disclaimer