Kapat
A+ A-

Besin alerjisi mi, intoleransı mı?

Alerjik reaksiyonlara gün geçtikçe daha sık rastlıyoruz. Amerika'da yapılan bir araştırmaya göre her 100 çocuktan birinde besin alerjisi görülüyor. Yaşam şartlarının ve tükettiğimiz gıdaların içeriğinin değişmesi nedeniyle, bedenimiz, etkileşimde bulunduğu pek çok alerjene karşı tepkisini artan alerji grafiği ile veriyor.
Yayınlanma tarihi: 12 Nisan 2019 Cuma, 12:29

[Haber görseli]

Besin alerjileri alerjik durumların başında gelmekle birlikte günümüzde besin intoleransı ile de karıştırılabiliyor. Acıbadem Adana Hastanesi’nden Uzman Diyetisyen Pakize Gizem Akgül, bir besine karşı aşırı duyarlılığın olmasının “immünolojik olmayan bir reaksiyon” yani bağışıklık sisteminden
kaynaklanmayana bir tepki olduğunu; besin alerjisinin ise “besinlerin içerisinde bulunan proteine karşı ortaya çıkan immünolojik bir reaksiyon” olduğunu belirtiyor.

İntolerans yavaş yavaş kendini belli eder
Besin intoleransı alerjiden daha yaygın görülür. Toplumun yüzde 20’sini etkileyen ve bireyin bazı besinlere karşı tanımlanamayan mekanizmalar nedeniyle beklenmedik etkiler göstermesi olarak nitelendirilen besin intoleransı alerjik bir durum değil. Bu durum daha çok sindirim sisteminde
ortaya çıkar; şişkinlik, ishal, bulantı, kusma, huzursuz bağırsak sendromu gibi sonuçlara yol açar. Ama belirtiler, alerjide olduğu gibi hızla kendini göstermez. Yavaş yavaş; besini aldıktan saatler sonrasında hatta 1 gün sonra bile belirti verebilir.

Katkı maddelerine dikkat!
Besin intoleransından muzdarip bir kişinin etkilendiği besini diyetinden çıkardığında yaşadığı sorunların da ortadan kalktığını söyleyen Uzman Diyetisyen Gizem Akgül, buğday içeren tahıllar, lahana ve soğan gibi sebzeler, laktoz içeren süt ve süt ürünleri, kahve ve bazı acı baharatların en
çok besin intoleransı gösterilen gıdalar arasında yer aldığını belirtiyor. Ayrıca besinlere eklenen katkı maddeleri, renk ve lezzet vericiler de intoleransa neden olabiliyor.

[Haber görseli]

Alerji kaynağı proteinler
Alerji, vücudun aşırı duyarlı tepkisidir. Gıdalardaki ana alerjen madde ise besinlerin içinde yer alan proteinler. Bireyde alerjik reaksiyona sebep olan protein miktarı net olarak bilinmemekle birlikte bazı vakalarda vücudun çok az miktarda proteinle karşılaşması dahi alerjik reaksiyonların yaşanmasına
sebebiyet verebiliyor. Besin yoluyla alınan alerjik gıdalar sindirim sistemine ilişkin ağız kuruluğu, geğirme, reflü, mide yanması, ishal, kusma, mide bulantısı gibi sonuçlara yol açabileceği gibi, anaflatik şok denilen hayati tehdit edebilecek etkiler yaratır.

Bebeklik ve çocukluk çağında en çok karşılaşılan alerjik besinlerin inek sütü, yumurta, deniz ürünleri ve buğday olduğunu dile getiren Diyetisyen Akgül, bu besinler hakkında detaylı bilgiler paylaşıyor.
Yumurta beyazı daha alerjen Bebeklerin ilk beslenmesine eklendiğinde alerjik reaksiyon gösteren ilk
gıdalardan biridir. Zamanla bebeğin büyümesi ile bu alerji azalabilmektedir. Yumurta beyazı sarısına göre daha alerjendir. Beslenmelerine yumurta eklenecek bebeklerin öncelikle sarısı ile başlanmalı ve beyazına başlandığı zaman alerjik bir reaksiyon görüldüğünde hekime başvurulmalıdır.

[Haber görseli]

Deniz ürünleri

Balığın yapısında bulunan parvaalbumin (PV) en önemli alerjen etkenlerden biri. Balık tüketemeyen bireyler balığın içerdiği EPA ve DHA yağ asitlerini, proteinlerden arındırılmış olan balık yağlarından karşılayabiliyorlar. Deniz ürünlerinde en çok alerjiye neden olan yumuşakçalar ise kalamar, midye ve
salyangoz.

[Haber görseli]

İnek Sütü
Çocukluk döneminde en çok görülen alerji türünü oluşturmaktadır. İnek sütü alerjisine sebep olan en büyük etken içerdiği proteinlerdir.

[Haber görseli]

Glüten
Son dönemin en çok dikkat çeken alerjenlerinden biri glüten (buğday proteini). Ancak glüten alerjisi olmayan bireylerin glüten içeren gıdaları hayatlarından çıkarmaları sağlıklı olmayabilir. Harvard Üniversitesi’nin 30 yıl izlem yaptığı ve sonuçları 2017 yılında açıklanan bir araştırmada sağlıklı bireylerde glüten içeren besinlerin tüketimi azaldıkça diyabet riskinin yüzde 13 oranında arttığı saptanmış durumda. Dolayısıyla beslenme düzeninde bir değişiklik yapmak isteyen kişinin bunu bir uzmanın kontrolünde yapması öneriliyor.

Cumhuriyet İMECESİ