Taş bile yara nedeni

Doç. Dr. Alper Şener: Diyabetik hastalar ayakta kızarıklık görülmesi halinde enfeksiyon hastalıkları uzmanına başvurmalı.

25 Haziran 2019 Salı, 22:52

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, er 11 kişiden 1’i diyabet yani şeker hastası. Diyabet hastalığının en önemli risklerinden biri ise diyabetik ayak yarası. Ayağın ya da bacağın ampütasyonuna (iyileşmesi olanaksız görülen bir organı kesme) kadar ilerleyebilen diyabetik ayak yarasında en ufak bir kızarıklık bile önemli. Hastaların yara gelişmemesi için gereken bütün önlemleri almaları; geliştiği takdirde ise hızla bir enfeksiyon hastalıkları uzmanına başvurmaları gerekiyor.

Ayak yarası sebebi
Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) Diyabetik Ayak Çalışma Grubu üyesi Doç. Dr. Alper Şener, şeker hastalarının diyabetik ayak yarası geçirme risklerinin yüzde 34 olduğunu söyledi. Diyabetik ayak yarasına sebep olan iki mekanizmanın olduğunu vurgulayan Şener, şöyle devam etti: “Sinirsel mekanizmada hastaların şekerlerinin yüksek olması sonucu oluşan sinir hasarı ile motor sinirler etkilenir, cilt nemlenmesi bozulur. Bakteriler buradan rahat girer. Damarsal mekanizmada ise hastaların kan yağları zaten yüksektir, bu yağlar damar duvarlarında birikerek büyük ve küçük damar tıkanıklıklarına yol açar. Hasar sebebiyle bu damarların etrafındaki kasılma ve gevşeme hareketleri yapılamaz, dolaşım bozulur.”

Önemsenmeli
Şener, diyabetik hastadaki ayakta her türlü kızarıklığın önemli olduğunu kaydederek “Bazen ayakkabı içindeki hissedilmeyen küçük bir taş bile buna sebep olabilir. Diyabetik hastalar ayakta kızarıklık görülmesi halinde enfeksiyon hastalıkları uzmanına başvurmalı” dedi.

Her 30 saniyede bir ampütasyon

Doç. Şener, erken müdahale, iyi yara ve hasta bakımı ile ayağın kesilmesinin önlenebileceğini vurguladı ve şöyle devam etti:
“Türkiye’de kaç kişinin bu hastalık sebebiyle ayağını kaybettiği konusunda tam bir rakam vermek ne yazık ki mümkün değil, ama arttığını biliyoruz. Çünkü şeker hastası sayısı artıyor, aynı oranda da diyabetik ayak yarası ve kesilen ayak sayısı artıyor. Dünyada ise her 30 saniyede bir diyabetik ayak ampütasyonu yapıldığını biliyoruz. Ülkemizde herhangi bir yaralanma olmadan yapılan ayak kesilmesi işlemlerinin yüzde 40-60’ı, ayaktaki şeker yarasına bağlıdır. Çoğunlukla ilk bulgu kızarıklıktır. Ayakta görülen en ufacık kızarıklık dahi bazen hiç beklenmedik sonuçlar doğurur. Bu nedenle vakit kaybetmeden bunun bir enfeksiyon olup olmadığının ayrımı ve antibiyotik ihtiyacı olup olmadığının tespiti için hekime başvurmak gereklidir. Yara açılmadan ya da açılmış yara kemiğe kadar ilerlemeden yapılacak doğru tıbbi müdahale ile ayak kurtulabilir.”

Ayağı sıkan ayakkabı giymeyin

Diyabetik ayak yarasından korunmanın en önemli yolu diyabet olmamaktan geçiyor. Yoğun şeker, yağ ve alkol tüketimi gibi diyabeti tetikleyen gıdaları beslenme zincirimizden çıkararak, egzersiz ile ideal kiloya ulaşarak ve bunu bir yaşam biçimi haline getirerek diyabetten korunabiliriz. Diyabet olmuş hastalar için ise Şener, yara oluşumunu veya oluşmuş yaranın derinleşmesini engelleyecek çok basit önlemleri paylaştı: 
“Öncelikle bu hastalar sıkı ayakkabıdan uzak durmalı; rahat ve ayak şekline uygun ayakkabı seçimi yapmalıdır. Kızarıklık olup olmadığını görmek için ayak her gün kontrol edilmelidir. Bakteri yükünü azaltmak adına yıkama iyi bir yöntemdir. Ardından kurulama ve nemlendirmek için krem kullanımı, topuk çatlaklarına koruyucu krem uygulanması da önemli noktalardır. Pamuklu çorap giyilmesi, sıkı olmayan, ayak şekline uygun ayakkabı seçimi de diğer unutulmaması gereken noktalardandır. Özellikle tırnak kesimine dikkat edilmedir.”