Sanders: Zengin ama antikapitalist

ABD’de kimi siyasi çevreler, ‘O da kazanamaz denilen Trump gibi bir sürpriz yapabilir’ diyor

27 Şubat 2020 Perşembe, 02:00

Parti içi başkan adaylığında üst üste aldığı başarılı sonuçlar, dikkatleri yeniden Vermont Senatörü Bernie Sanders’ın üzerine çekti. Sanders’ın adaylığı, mart ayı sonunda kesinlik kazanacak, eğer eyalet seçimlerini kazanmaya devam ederse. ABD siyasal sistemine karşı tutumuyla özellikle genç nüfustan yoğun destek gören Sanders, “herkes için sağlık sigortası” ya da “ücretsiz öğrenim” gibi vaatleriyle destekçi sayısını gittikçe artırıyor. Sanders’ın en ilginç özelliği şu anda başkan adayı olmak için yarıştığı Demokrat Parti’ye hiçbir zaman üye olmaması.

İKİSİNİN ARASINDA

Sanders’ın savunduğunu söylediği “demokratik sosyalizm” düşüncesi, Amerikan siyasetinde hayli önemli bir güce dönüştü. Ancak tanımı konusunda hâlâ bir netlik yok. Genel olarak komünizm ile Avrupa tipi sosyal demokrasi arasında bir yerde diye tanımlanıyor. Kendi ifadeleriyle demokratik sosyalistler kapitalizmi desteklemedikleri gibi, emekçilerin üretim araçlarını kontrolünden yanalar. Zaten ABD’de tehlikeli bulunan tarafları da bu. Ancak savundukları sosyalizmin demokratik yollardan hayata geçirilmesinden yana oluşları, uluslararası komünist hareket tarafından “sulandırılmış sosyalizm” olarak değerlendiriliyor.

Sanders, yola çıktığından bu yana devlet okullarında ücretli öğrenimin iptalinden yana olduğunu söylüyor. Kredi borcu dışında var olan tüm öğrenci borçlarının da iptalini savunuyor. Hatta bu konuda bir kararın çıkarılmasına da destek verdi.

Öğrenci gençliğin dışında yoksul kesimden de gelen ciddi desteğin sebebi ise Sanders’ın programına, sağlık hizmetlerinin özel sektörün elinden alacağı maddesini koyması. Aldığı destek de yabana atılacak türden değil. Quinnipiac Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırmaya göre 34 yaşın altındaki Demokrat seçmenlerin yaklaşık yüzde 54’ü Bernie Sanders’ı destekliyor. Bu desteğin nedenleri arasında ekonomide 10 yıl önce yaşanan “Büyük Durgunluk”un etkisi de var. Yüksek işsizlik, düşük ücretli çalışma yaşamı büyük bir hoşnutsuzluk kaynağı.

Milyonerlere karşı bir tutumu olduğu belli olan Sanders’ın mali durumu nedir diye merak edenler için hatırlatalım; kendisi ile birlikte eşi Jane’in, 2016 ve 2017’deki gelirleri 1 milyon doları aşıyordu. Bu gelirin çoğu kitaplarından geliyor. Bu durum onu vergi mükellefleri listesinde ilk yüzde1’in içine koymuş oluyor.

KAZANABİLİR Mİ?

Mümkün. Amy Klobuchar, Pete Buttigieg ve Joe Biden’ın adaylıkları da oyların bölünmesine, dolayısıyla Sanders’ın aradan sıyrılmasına yol açabilir. Diğer bir Demokratik Sosyalist Elizabeth Warren’ın da yarışta geri kalması Sanders’a Demokratik Parti’nin sol kanadının desteğini kazandırabilir.

Hoş değil ama Sanders da, aday olduğu dönemde hafife alınan Trump’a benzetiliyor. Yani o da bir sürpriz yapabilir diyenler var. Ilımlı Demokratların korkusu ise başka. Demokratik Parti’nin adayı olması halinde Trump’ı yenemeyeceğinden endişe ediyorlar. Gerekçeleri “ABD asla bir sosyalisti başkan seçmez” inancına dayanıyor. Diğer endişeleri de şu: Trump ve yandaşlarının Sanders’ı “komünist” olarak gösterecek oluşu. Çünkü, Cumhuriyetçiler “liberal” sözcüğünü bile şeytanlaştırmayı başarmışlardı. Bu tehlikeyi fark eden “demokratik sosyalistler” kendilerine uzun süredir “ilericiler” diyorlardı zaten. Sanders’ın ne olacağını “Süper Salı” (12 eyalette gelecek hafta yapılacak seçimler) belirleyecek. Bekleyelim.