Kamu AKP’leşiyor

Öğrencilerini korumaya çalıştığı için gözaltına alınan, ardından KHK ile ihraç edilen Gezen, KESK’e eşbaşkan seçildi. En genç başkan yeni dönemini değerlendirdi.
Yayınlanma tarihi: 23 Temmuz 2017 Pazar, 02:27

Ankara Üniversitesi’nde öğrencilerini polis müdahalesine karşı korumaya çalışırken gözaltına alınan, hakkında valilik zoru ile soruşturma başlatılan ve OHAL KHK’si ile Siyasal Bilgiler Fakültesi’ndeki görevinden ihraç edilen Aysun Gezen, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’nun (KESK) 7-9 Temmuz’da gerçekleştirdiği genel kurulun ardından eşbaşkan seçildi. KESK’in en genç başkanı olan Gezen, OHAL KHK’lerine karşı mücadele, toplu iş sözleşmesi süreci ve KESK’in yeni dönemini Cumhuriyet’e değerlendirdi.

‘Yeniden sokaklar’

OHAL sürecinde yaşanan baskılara karşı mücadele için KESK’in kongre kararı olduğunu belirten Gezen, “KESK’in geleneğinde fiili meşru mücadele var ve KESK her zaman bütün emekçiler nezdinde bunu savunmuştur. Haklar yasalardan önce gelir. Bu hak mücadelelerinin kararlılıklara ve yasallıklara dönüştürülmesi için sokak bizim için vazgeçilmezdir. Bütün kamu emekçilerinin taleplerini dile getirecek tarzda bir dönüşümle sokağa yeniden daha güçlü bir şekilde çıkacağımıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.

'AKP’li olmayan işsiz’

Kamu çalışanlarının karşı karşıya kaldığı bir diğer sorunun ise “kamusal alanın AKP’li olmaya doğru daraltılması” olduğunu vurgulayan Gezen, “AKP’li değilseniz kamuda yer alamıyorsunuz. Hatta yandaşlar bile bugün ihraç edilmeye başlandı. AKP’nin sadık kapıkulları olmadığınız müddetçe kamusal alan size kapalı hale getiriliyor. Dolayısıyla yeni bir kamusallık anlayışı ve özellikle bunu sağlayacak iş güvencesi gibi temalar üzerinde ve konular üzerinde mücadele hattımızı yükselterek devam edeceğiz” dedi.

‘TİS koşulu yok’

Toplu İş Sözleşmesi kapsamında Çalışma ve Soysal Güvenlik Bakanlığı’nın muhataplarından biri olarak masaya oturacak Gezen, sürece ilişkin “OHAL koşullarında emekçilere bu kadar büyük saldırıların olduğu ve iş güvencesinin hiçbir koşulda olmadığı bir ortamda TİS yapmanın zaten bir koşulu yok ortada. Fakat biz buna rağmen bunları da dillendirmek adına, OHAL’in kaldırılması KHK ile işinden edilenlerin tüm haklarıyla birlikte iadesi, KHK rejimiyle yönetilmesine son verilmesi gerektiğine yönelik taleplerimizi ileteceğiz. Olmazsa olmaz taleplerimizden bir tanesi de iş güvencesi. Herkes için güvenceli iş ve güvenceli gelecek talebimizi de dillendireceğiz. Bunun dışında da sürecin işyerlerinden başlayarak örgütlenmesi ve taleplerimizin güçlü bir şekilde görüşmeler sürerken kamuoyuna da aktarılması için eylemler ve etkinlikler de düşünüyoruz” dedi.

OHAL ve KHK üye kazandıracak

Gezen, son dönemde KESK’in üye kaybı ve konfederasyonun yeniden yapılandırılması konusunda ise şöyle konuştu: “OHAL ve KHK’lere karşı mücadeleyi yükselttiğimiz ölçüde, insanların yüzünü KESK’e çevireceğini düşünüyoruz. Çünkü zaten ayrılmış olanlar da dahil olmak üzere bütün kamu emekçileri, bütün emekçiler buranın yürüteceği mücadeleye bakıyorlar. KESK’in mücadeleci tutumu, bu mücadeleyi ileriye taşıma hamleleri, mutlaka üyeleriyle yeniden bu ilişkiyi tesis etmesini sağlayacaktır. Bu ilişkiyi tesis etmenin en güçlü ve etkili yolu da zaten mücadeleyi yükseltmek olacaktır. Biz bu kararlılıkla ve mücadeleyi yükseltme isteğiyle eminim yeniden özellikle işyerlerine dönerek, emek eksenli üyelerimizi geri kazanacağımızı ve daha da genişleyeceğimizi düşünüyorum.”

Gülmen ve Özakça başvurusu

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça ile görüşmek için Adalet Bakanlığı’na başvurduklarını ancak henüz bir yanıt alamadıklarını belirten Gezen, “Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın talebini tüm emekçilerin karşı karşıya kaldığı saldırılarla ilişkilendirerek bütün ihraç edilenlerin işlerine iadeleri için mücadele ediyoruz. Bu iki arkadaşımızın tutukluk hallerinin sonlandırılması ve yaşamlarına geri dönebilmeleri, bu mücadeleyi kollektif hale getirmekten ve kongre kararlarımızı hayata geçirmekten geçiyor” dedi

A+ A-