‘Sonsuz Şimdi’ sonsuza kalmadan gezilmeli!

AKP’lilerin eserlerini hedef aldığı ve zarar verdiği dünyaca ünlü heykeltıraşımız Mehmet Aksoy’un, 2015’ten bu yana yaptığı heykellerinden oluşan “Sonsuz şimdi” sergisi 15 Mart’a kadar Galeri Artist’te görülebilir.

27 Şubat 2020 Perşembe, 02:00

- Pegasus, İkarus, Şaman ve Ka’sı, Şahmeran, Ruhgüder, Adem ile Havva ve diğerleri: Sizi etkileyen neydi? 

Günümüzün temel çelişkisi insan ve doğa! Bizler artık doğanın bir parçası değiliz, bunu unuttuk ve doğaya düşman olduk. Doğa sanki bir engel de aşıyoruz. Gelişen teknoloji böyle bir etkiye sebep oluyor, bir şey sandı insan kendini. Bu büyük bir açmaz ve dünyanın baş çelişkisi!  Şamanların doğayı savunması, iç içe olmaları, nesnelerin canlı olduğuna, maddi varlığın ötesinde bir ruha sahip olduklarına inanmaları, bir dünya görüşü olarak kabul ettiğim şeyler. Şamanlar konusuna da ruhlardan geliyoruz, her şeyin bir ruhu, bir anlamı var; havanın, ateşin, suyun, ağacın, taşın, toprağın. Hepsinin ruhu var ve Şamanizm de bunlar çok değerli. Kapitalist dünyada en büyük değer para! Bu çarpık sistem mafyavari bir hale geldi, yapılan başka, söz başka, yalanlar dünyasına girdik. 

- Eserlerinizin bir ruhu var?

Bu canlılık hissini vermek için mermer ve demir karışımına gittim. İçerik ve malzeme arasında önemli bir ilişki kurdum. Her içeriğin bir malzemesi vardır. Bazı içeriklere bazı malzeme gitmez. Şamanlarda mermeri çok sevdiğim halde kullanmıyorum. İlla de keten taşı, kalker olmalı. Mermerin bir aristokrat durumu var, kullanım alanları yüzünden aldığı bir imaj. Elitizm doğada yoktur, herkes eşittir ve farklıdır.  

- Sarı kız efsanesinin ve arketiplerin dahil olduğu mitoslar nasıl doğdu? 

Sarı kız, Kaz Dağları’nın simgesi ve orada yaşanan olaylara ithafendir. Bir baba ve kızının hikâyesidir; beni çok etkilemişti. Arketipler ise insanlığın vazgeçilmezleri, mağaradan bugüne var olan şeyler, korkular, sevinçler, iştahlar, hırslar her şeydir. Ve bizler bunların taşıyıcısıyız. Bunların bendeki yansımaları... 

- Yeni projeleriniz var mı? 

İlyada ve Homeros üzerine çalışıyorum, demir heykeller olacak, sahneler halinde anlatacağım. İlyada dünyanın en büyük destanı. Bütün sanatçıları derinden etkilemiş,  insani durumlar, büyük öğütler içeriyor. Altın elmadan başlayıp, Paris’in seçiminden savaşa, Akhilleus’a (Aşil) Hektor’un dövüşünden, cenazesine kadar, sahne, sahne anlattığım bir yol tasarlıyorum. Ve bu yol, Atatürk’le bitecek. Truva Anadolu’dur; bu savaşı Kurtuluş Savaşı’na benzetirim. Atatürk “Hektor’un intikamını aldık” demiştir. Bu çalışmayı 100-110 metrelik bir alana düşünüyorum. Gönlümde İzmir var. 

‘İÇİNE TÜKÜRÜLEN’ HEYKEL

Mehmet Aksoy’un günlük siyasetin içine çekilmesi, 1994’de Ankara BB Başkanı Melih Gökçek’le yaşadığı  “Tükürürüm bu sanatın içine” tartışmasıyla başladı. Sanatçı bunu “Melih Gökçek’le mahkemelerde on yıl uğraştım ve davayı kazanarak, Altınpark’tan kaldırılan “Periler Ülkesinde” ve “Baba oğul” heykellerimi tekrar yerine diktirdim.  Ama yeni öğrendik ki Altınpark’taki “Baba oğul heykeli” paramparça edilmiş,  “Periler Ülkesinde” ise kırılmış. Ankara Belediyesi haber verdi. Avukatım İlhan Cihaner’le birlikte konuyla ilgileneceğim. Sanata, sanatçıya çok ciddi baskı var ama bu bizi yıldıramaz. İnsanlık mağara devrinden beri sanat yapmıştır. Bu ekmek su gibidir, kimse önleyemez, kimse sanatçıya pranga vuramaz. Sanat zaten insanın kendini arama macerasıdır. Ben sanatımı çok ciddiye alırım.”