A+ A-

Lucescu: Kapitalizmle Türkiye'de tanıştım

UEFA’nın Nyon’daki merkezini ziyaret eden Lucescu burada verdiği röportajda geçmişine dair çarpıcı açıklamalar yaptı.
Yayınlanma tarihi: 04 Aralık 2017 Pazartesi, 13:08

Teknik direktörlük yapmaya nasıl karar verdiğini anlatan Lucescu ‘Aslında şanssız bir olayla başladı her şey. Teknik direktör olmak gibi bir niyetim yoktu. Ancak beni buna iten bir felaket yaşandı. Bükreş’te 1977’de korkunç bir deprem oldu, binlerce insan öldü, evimiz yıkıldı” dedi.

Artık tek amacı Romanya’dan ayrılmaktır

O sıralarda Dinamo Bükreş’te oynadığını söyleyen Lucescu, “Profesyonel değildik. Çok az para alıyorduk. Romanya’da komünizm vardı. Bir yandan da ekonomi üzerine kariyer yapmak için okuyordum. Tek amacım vardı Romanya’nın dışındaki bir firmada çalışabilmek için seçilmekti. Elçilik bile olurdu. Tek amacım ülkeden ayrılmaktı” diye konuştu.

Gözünü Türkiye açar

Komünist bir ülkede doğan Lucescu, kapitalizmle ilk tanışmasının Türkiye olduğunu belirtirken ” Genç bir oyuncuyken yurtdışındaki ilk maçımı Türkiye’de yaptım. Türkiye’ye gidince kapitalizmin Rumen basınında anlatıldığı gibi olmadığını gözlerimle gördüm. Artık tek amacım vardım seyahat etmek, farklı kültürleri görmek, ülkeden ayrılmak” şeklinde konuştu.

Transilvanya günleri

Lucescu ve ailesi depremin ardından Transilvanya’daki Hunedoara’ya taşınır

Para kazanmaya başlar

Bölgedeki çelik fabrikasının sahibi olduğu futbol takımında oynar. Bu takımın ekonomik gücü daha iyidir, daha iyi ücret alır.

Çocukları eğitir

Buradan kazandığı parayla Bükreş’teki yıkılan evini yeniden yapar. Artık 30 yaşlarındadır. Milli Takım’ın sürekli oyuncusudur. Hunedoara’daki çocuklara futbol eğitimi vermeye başlar.

Bir anda Milli Takım’ın başına gelir

Öğretmek hoşuna gider. Kendini bu konuda geliştirir ve 5 yıl sonra kendini Milli Takım’ın teknik direktörü olarak bulur.

Niculescu’yu örnek alır

Örnek aldığı kişi Romanya’yı 1970 Dünya Kupası’na götüren Angelo Niculescu’dur.

Romanya’dan ayrılışı

Lucescu 1990 yılında hayaline kavuşur ve Pisa’ya gider. Komünist Romanya’dan ayrılan Luce, Pisa’daki deneyimi için ‘inanılmazdı’ diyor.

İtalya’yı sever Lucescu ailesi

Pisa’dan ayrıldığında Romanya’ya dönmek istemeyen Lucescu, Porto ve Standard Liege’le görüşür. Ancak eşi İtalya’dan ayrılmak istemez. Sonunda Brescia’yla anlaşır.

Kulüp başkanlarının önemini anlar

İtalya’da kulüp başkanlarının ne kadar önemli olduğunu anlar. Andrea Agnelli, Silvio Berlusconi, Vittorio Cecchi Gori gibi teknik yönetim futbolcularla iletişimin önemini bilen insanların futbolu nerelere götürebileceğini görür.

Serdar Bilgili’ye övgü

Bunu farkeden Lucescu; Brescia’da Luigi Corona’yla; Inter’de Massimo Moratti’yle; Shakhtar’da Rinat Akhmetov’la, Galatasaray’da Faruk Süren’le, Beşiktaş’ta Serdar Bilgili’yle iyi ilişkiler kurduğunu anlatıyor UEFA’nın dergisine ve ‘Hepsinde de başarıya ulaştım’ diyor.

Faruk Süren başkan olsaydı…

Lucescu’un Faruk Süren’le ne kadar iyi anlaştığı biliniyor. Östersunds maçlarının ardından Lucescu’yla yapılan görüşmelerde Rumen hoca Galatasaray’ı reddetmişti. Luce’nin ‘Faruk Süren başkan olsaydı gelirdim’ dediği öne sürülmüştü.

Zenit felaketinin nedeni ve bildiğimiz hikaye

Zenit’te ise şaşkına döner Lucescu. Kulüp başkanıyla doğrudan görüşmesine bile izin verilmez. Hiçbir talebini yönetime iletemez. Dolayısıyla işler iyi gitmez ve başarı gelmez. Emekli olmayı düşünürken Galatasaray ve Türkiye Milli Takımı’yla görüşür ve Türkiye’yle anlaşır. Hikayenin sonrasını hepimiz biliyoruz.

(CNNTürk)

Her gün bir Cumhuriyet gazetesi alın, aldırın…
Comment disclaimer

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Faruk Süren, Serdar Bilgili