Tartışmalı ihale virüs dinlemedi

İhale sırasında ihale komisyonu üyeleri maske ve eldiven taktı. Masanın önüne şerit çekildi. Şirket temsilcileri de ayrı ayrı oturdu.

27 Mart 2020 Cuma, 06:00

Türkiye, koronavirüs salgınıyla mücadele ederken tartışmalı proje Kanal İstanbul’a ilişkin ilk ihale sessiz sedasız dün yapıldı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı “Kanal İstanbul Etki Alanında Kalan Tarihi Odabaşı ve Tarihi Dursunköy Köprülerinin Rekonstrüksiyon Projelerinin Temini İşi” ihalesinin amacı, özetle “proje etki alanında kalan tarihi Odabaşı ve Dursunköy köprülerinin sağlam bölümlerinin sökülerek taşınması ve eksik bölümlerinin tamamlanması ilkesine dayalı projelerin hazırlanması” olarak belirlendi. Tahmini bedeli 566 bin 649 TL olarak açıklanan ihaleye 5 şirket teklif sundu. Artuklu Mimarlık tarafından sunulan teklif eksik evrak nedeniyle geçersiz sayıldı. İhaleye Mukarnas Mimarlık 500 bin TL, Hasan Fehmi Şahin 550 bin TL, Safir Jeoteknik 507 bin TL, Altıparmak Mimarlık da 408 bin TL teklif sundu. İhalenin sonucu önümüzdeki günlerde belli olacak. TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi ihaleye tepki gösterdi. “Koyun can derdinde, AKP rant peşinde” başlığıyla yapılan yazılı açıklamada, özetle “Kanal İstanbul projesinin iptali için açılmış davalar bulunmaktadır. Hukuki sürecin tamamlanmamasına rağmen projeye dahil bazı işlerin ihaleye çıkarılması kabul edilebilir değildir. Bu ısrarın ‘korona günlerinde’ bile sürmesi iktidarın rant konusundaki kararlılığını göstermektedir” denildi.

‘KANAL İSTANBUL IHALESINE TEPKI’

İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu çok sayıda milletvekili ve siyasi parti, Kanal İstanbul’un etki alanında kalan tarihi Odabaşı ve Dursunköy köprülerinin taşınması ve yeniden yapımı ihalesine tepki gösterdi. İhaleye ilişkin tepkiler şöyle: 

-İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu: İnsanlar can derdi ile uğraşırken ihalenin gerçekleştirilmesi anlaşılmaz. Millet can derdindeyken, birilerinin Kanal İstanbul derdinde olması akıl alır gibi değil. Bu ihaleler için, 2020 bütçesinde 8 milyar lira kaynak ayrıldı. Oysa bugün işini kaybetme arifesinde olan ya da işyeri kapandığı için gelir elde edemeyen milyonlarca insan var. Kaynaklarımızı hâlâ Kanal İstanbul gibi, bize göre ucube projelere harcamak yerine, halkımız için neden harcamıyoruz? Allah aşkına, bugün bir köprü yıkıp, yapmak mı iş; yoksa, evde gelecek kaygısına düşmüş milyonlarca insana destek olmak mı? Korona krizinden, Kanal İstanbul çıkarmaya çalışmanın adını, vallahi ben koyamıyorum, lütfen siz koyun. 

-CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca: Sağlık emekçilerimiz koruyucu ekipmanlarını kendi imkânları ile satın almak zorunda bırakılırken, taktığınız maske ve eldivenler; kamu kaynaklarını israf eden rant zihniyetinizi gizleyemez. Bu halk; korona günlerinde ihale çıkarcılığınızı unutmayacak. 

-İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztekin: Vatandaş Koronaya kilitlenmişken, Kanal İstanbul ile ilgili ihaleye çıkmak... Bunun tek bir izahı var: hani maske, kolonya, dezenfektan, makarna fiyatları fırlamıştı ya fırsatçılar yüzünden, ha korona fırsatçıları ha korona ihalecileri. 

-CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu: Can derdinde millet, kanal derdinde AKP. Beyaz adam (AkAdam) annesi toprağa ve kardeşi olan gökyüzüne, alıp satılacak, yağmalanacak bir şey gözüyle bakar. Beyaz adamın kurduğu kentlerde huzur ve barış yoktur. Beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu, son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde anlayacak. 

-İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu: Koyun can derdinde, kasap et! Bana duyarsızlığın, yangından mal kaçırmanın resmini çizebilir misin Abidin? 

-SANATÇILAR GİRİŞİMİ: Sanatçılar Girişimi Sözcüsü Ataol Behramoğlu tarafından yapılan açıklamada, “Türkiye’nin vicdanlı, yurtsever, yazarları, sanatçıları olarak, bu felaket günlerinde bile kanal İstanbul ısrarından ve hırsından vazgeçmeyen iktidar sahiplerini uyarıyoruz: Bu ısrar ve bu hırs, akıl dışıdır. Bu akıl dışı yolda ısrarınızı sürdürürseniz deprem felaketi kapıda beklemekteyken corona virüs ve yokluk felaketiyle boğuşmakta olan halkın yükselen öfkesi önünde daha ağır bedeller ödenmesi kaçınılmaz olacaktır” denildi.