Truva Sergisi niçin protesto edildi?

Antik Yunan’ın en bilinen Halk Ozanı Homer’in epik şiiri Ilyada’sında ve Roma’lı şair Virjil’in Aeneid’inde anlattığı, on yıl süren Truva Savaşı ile ilgili büyük bir sergi, Londra’nın 270 yıllık müzesi British Museum’da devam ediyor.

26 Şubat 2020 Çarşamba, 02:00

Serfiraz Ergun/ KONUK YAZAR

Sergiye milyonlarca dolar yatırarak sponsor olan  BP Petrol Şirketi. Chauser’den Shakespeare’e defalarca yazılan, Elizabeth Taylor’dan Brad Pitt’e başrol oyuncularıyla Hollywood filmleri çekilen Truva ile ilgili sergiyi geçen hafta eylemciler bastı. Tam 4 metre yüksekliğindeki bir tahta Truva atını getirip British Museum’un kapısına sabahın 7.30’unda dayadılar.  Tahta atın içinden fırlayan eski Yunan askeri kıyafeti giymiş 10 kadar eylemci British Museum’a verdikleri dilekçede: “Bu atın yapılabilmesi için yüzlerce kişi para yardımında bulundu. İklim krizinin bu kadar derin yaşandığı bir dönemde siz nasıl olur da dünyanın en fazla fosil yakıtı çıkaran bir petrol şirketinin desteğini alarak bir sergi açarsınız?” diye sordular.  Hatta ne oldu biliyor musunuz? British Museum çalışanları da eylemcilere destek verdi. 

BİR AŞK HİKÂYESİ

Truva’nın öyküsü kısaca şöyle; Zeus’un düzenlediği, Teselya Kralı ölümlü Peleus ve Su Tanrıçası Thetis’in  düğününde, Eris, üzerinde “en güzel kadına” yazan bir altın elma fırlatır. Athena, Afrodit ve Hera altın elmayı paylaşamaz. Zeus, Truva Kralı Paris’in karar vermesini ister.  Paris’in tercihiyle elma Afrodit’e kalır çünkü ‘en güzel’ olmanın rüşveti olarak Afrodit, Paris’e dünyanın en güzel kadınının aşkını vaadetmiştir. Oysa vaadedilen sevgili Helen, Sparta Kralı Melelaos’la evlidir. Ama Paris gerçekten âşık olmuştur evli, mevli umursamaz ve Helen’i Ege Denizini geçerek Truva’ya kaçırır. Böylece mitolojiye göre, Melelaos’un karısı Helen’i, Truvalı Paris’in kaçırması ile on yıl sürecek olan Truva Savaşları başlar. Sonunda Yunanlıların akıllı bir stratejisi Truva Kenti’nin düşmesine neden olacaktır. Yunanlılar içlerine en değerli savaşçılarını sakladıkları büyük tahtadan bir at yaparlar ve Truva Kralı’na bu atı tanrılara armağan edilmek üzere getirdilerini söylerler, kentin içine girdiklerinde tahta attan dışarı çıkarlar ve kentin kapılarını Yunan askerlerine açarak savaşın kazanılmasını sağlarlar. Hektor karşılaştığı Aşil tarafından öldürülür, Aşil ise Truva Prensi  Paris tarafından topuğundan vurularak hayatını kaybeder. 

GERÇEK FARKLI

British Museum sergide bu savaşın kendisinden sonra gelecek savaşlara örnek olduğu, Odysse’nin kurnazlığı, Aşil’in Hektor’un cenazesini babası Kral Priam’dan kaçırması dolayısıyla gaddarlığı, Helen’in güzelliği veya baştan çıkartıcılığı ve kışkırtıcılığı, Truva askerlerinin kahramanlığı, yani Truva Savaşı’nın ileriye dönük bir örnek teşil ettiği sonucuna varmış. Aşil ve Hektor’un yıllar boyu savaşan askerlere rol model olması, Hektor’un arkasında genç bir eş ve bebek bırakmasına neden olan savaşın acımasızlığı ve hatta kahramanlığın bile aydınlık ve karanlık yüzlerinin olduğunu attığınız her adımda hissederek ilerliyorsunuz. Yani sergi size bunları düşündürerek gezdiriyor. 

Uzun yüzyıllar Truva kentinin ve savaşının gerçekten var olup olmadığı da  kesin olarak bilinmiyordu. 

Heinrich Schliemann isimli bir Alman iş adamı Homeros’un Ilyada Destanı’ndaki bilgilerden yola çıkarak Truva Kenti’nin konumunu tesbit etti. Çanakkale yakınlarındaki Hisarlık Tepesi’nde kazılar yaptı. Kazdıkları duvarlar Truva’ya aitti. 1873’de bu iş adamı-sonradan olma arkeolog, Kral Priam’ın sarayını bulduğuna inandı. Schliemann’ın Yunanlı karısı Sophia’nın başında taşıdığı Anadolu’da gördüğümüz başlıkların benzeri, iki yanından örgüler sallanan Truva Hazinelerine ait altın taç da Priam’ın sarayından çıkma. Yani Schliemann bulduklarını yurt dışına kaçırdı ve hatta takıları eşine verdi. Çünkü bu sergide eşinin takmış takıştırmış fotoğraflarını da görüyoruz. Truva’dan kaçırdıklarını Schliemann ölümünden önce Berlin’deki Ulusal Müzeye bağışladı. Ancak Ruslar 2. Dünya Savaşı sırasında bunları alıp Puşkin Müzesine getirdi. 

Yıllardır işlenegelmiş bir konunun, Truva Savaşı’nın,  British Museum’da sergilenmesini neden beğendiğim konusuna gelince... Truva Savaşının öyküsünü metinlerden değil, sergilenen 300’e yakın obje, resim, heykel, harita üzerindeki resimler ve görüntülerden öğreniyor, o objelerden Truva Savaşı’nın kronolojisini takip ediyoruz. Sadece sergilenen eserler değil, serginin sunuluşu da izleyiciyi mutlu ediyor.