Gözaltında kayıpların simge isimlerinden Hasan Ocak soruşturmasında hukuk ilerlemiyor

Ocak ailesinin zamanaşımı itirazını görüşen mahkeme, dönemin bakanları ve yetkililerinin ifadelerinin alınması gerektiğini belirterek başvuruyu kabul etti. Başsavcılık ise 2.5 yıldır herhangi bir adım atmadı. Aile, yargılamaların yeniden başlamasını bekliyor.
Yayınlanma tarihi: 15 Mayıs 2019 Çarşamba, 02:52

[Haber görseli]Öğretmen Hasan Ocak’ın 1995’te gözaltında işkenceyle öldürülmesine ilişkin soruşturmada “kovuşturma yer olmadığına” dair karar veren Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı, bu kararın Anadolu 7. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından kaldırmasına itiraz etti. Savcılık, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’ne başvurarak mahkemenin verdiği yeniden yargılama kararının, “Kanun yararına bozulmasını” talep etti. Bu talep de Adalet Bakanlığı tarafından reddedildi. Mahkemenin dönemin bakanları ve yetkililerinin ifadelerinin alınması gerektiği yönündeki görüşüne karşın açık olan soruşturmada 2.5 yıldır herhangi bir adım atılmadı.

Öğretmen Ocak’ın gözaltında işkenceyle öldürülmesine ilişkin soruşturmada Ocak ailesi soruşturmanın “zamanaşımı” gerekçesiyle kapatılması kararına itiraz etti. İtirazı değerlendiren İstanbul Anadolu 7. Sulh Ceza Hâkimliği yapılan itirazı yerinde bularak “maddi hakikatin değerlendirilmesi ve takdirinin bağımsız mahkemelere bırakılması mer’i mevzuat, adalet ilkesi ve Yargıtay uygulamalarıyla örtüşeceğinden kamu davası açılması gerekirken takipsizlik kararının verilmesi usul, yasa ve dosya gerçekliğiyle örtüşmediği kanaatine varılmakla itirazın yerinde olduğu ve kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır” ifadelerini kullandı.

‘İfadeler alınmadı’

Bu kararın ardından Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı, mahkeme hâkimine bazı sorular yöneltti. Bu kararın neye dayanarak verildiğine ilişkin soruların yöneltildiği hâkim, başsavcılığa verdiği cevap yazısında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) bu dosyada etkin soruşturma yapılmadığı için ihlal kararı verdiğini belirterek; etkin bir soruşturmanın halen yürütülmediğini, soruşturma kapsamında dönemin bakanları Nahit Menteşe ve Algan Hacaloğlu’nun ifadelerinin alınmadığını, iddiaların araştırılmadığını, bu olayın insanlığa karşı suç bağlamında olup olmadığının belirlenmesi için bu eksikliklerin giderilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Cevap yazısının ardından Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı bu kez Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’ne başvurarak mahkemenin verdiği yeniden yargılama kararında, “kanun yararına bozma” talep etti. Bu talep Bakanlık tarafından reddedildi. Hâkimin yeniden yargılama kararı verdiği tarihten bu yana yaklaşık 2.5 yıl geçti. Ancak açık olan soruşturma dosyasındaki eksiklikler giderilmedi. Ocak ailesi etkin bir soruşturma yürütülerek yargılama sürecinin bir an önce başlamasını bekliyor.

Eksiklikler tamamlansın

Ocak ailesinin avukatı aynı zamanda İnsan Hakları Derneği İstanbul Şube Başkanı avukat Gülseren Yoleri, soruşturma dosyasında ilerleme olmadığına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Tanık ve şüpheli olarak ifadesine başvurulması gereken aralarında Hanefi Avcı, Korkut Eken, Veli Küçük, Nahit Menteşe’nin de olduğu asker, polis ve bürokratlar savcılık tarafından dinlenilmedi. Sulh ceza hâkiminin verdiği karar gereğince dava açılması için bu eksikliklerin savcılık tarafından tamamlanması gerekiyor. Ancak iki buçuk yıldır bu yapılmadı. Savcılığın bu tutumu hakikatin ortaya çıkmasını ve adaletin gerçekleşmesini maalesef engelliyor. Devletlerin ayıbı olarak da nitelenebilecek insanlığa karşı suçlar konusunda karşımıza çıkarılan cezasızlık politikası, bu dosyanın da en önemli problemi.”

A+ A-
Cumhuriyet İMECESİ

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Algan Hacaloğlu