‘Doğum günleri mezar başında geçmesin’

Bugün, Gezi Direnişi sırasında polisin attığı biber gazı fişeğiyle başından vurulan ve 269 günlük komanın ardından 15 yaşında yaşamını yitiren Berkin Elvan’ın 21’inci doğum günü. Anne Gülsüm Elvan, bir anne için evladının doğum gününde mezarı başında olmanın çok büyük bir acı olduğunu söyleyerek, “Yaşatılsaydı bugün ona güzel bir doğum günü yapacaktım. Elimde karanfil, değil pasta olacaktı. Onun yerine benim bir dileğim var. En azından vuranlar yargılansın. Doğum günleri mezar başında değil, aileleriyle geçsin” dedi.

05 Ocak 2020 Pazar, 02:00

16 Haziran 2013’te İstanbul Okmeydanı’nda ki protestolarda evinden ekmek almaya çıkan Berkin Elvan, polisin attığı gaz fişeği ile başından vurulmuş, Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 269 gün komada kalmıştı. 11 Mart 2014’te yaşamını yitiren Berkin Elvan, yaşıyor olsaydı bugün 21’inci yaş gününü kutlayacaktı. “Yaşatılsaydı’ bugün ona güzel bir doğum günü yapacaktım” diyen anne Gülsüm Elvan, “Doğum gününde bisküvili pasta yapardım. Arkadaşları gelirdi. Çok mutlu olurdu. En son 2013’te kutladım. 2014’teki doğum gününde de komadaydı. Aldılar bizden. Mahvettiler bizi. 6 yıldır olduğu gibi bugün de doğum gününü mezarı başında geçireceğiz. Elimizde de pasta değil, karanfil olacak. Öyle bir acı ki... Bu duyguyu nasıl dile getirebilirim? Çok zor. Doğum günleri mezar başında geçmesin” dedi.

‘ONUN YERİNE BENİM BİR DİLEĞİM VAR’

Kendisi gibi aynı acıyı yaşayan binlerce annenin olduğunu belirten anne Elvan, “Berkin belki bugün bir dilekte bulunamıyor ama onun yerine benim bir dileğim var. 5 Şubat’ta duruşmamız var. Emri ne kadar hükümetin başındakiler vermiş olsa da en azından vuranı yargılasınlar. Bu vesileyle, benim ki gibi, belki başka bir annenin yüreği yanmaz. Berkin’den sonra nice Berkin’ler öldürüldü. Hepsi de küçüktü. Artık başka anneler ağlamasın” ifadelerinde bulundu.

'BU ÇOCUKLAR YAŞIYOR'

Baba Sami Elvan ise şu ifadelerde bulundu: “Oğlumuzun hayata gözünü açtığı ve en güzel günümüzü, en kötü güne çevirdiler. Yaşasaydı bugün üniversite de olacaktı. Bütün hayallerimizi elimizden aldılar. Bu ülkede, çocukların yaşama hakkını elinden alan siyasi iktidar bilsin ki, bu çocuklar yaşıyor, sonsuza kadar yaşatılacak. Çocuğumuz için, başka çocuklar öldürülmemesi için adalet ve hukuk adına da sonuna kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu acıların hesabı mutlaka sorulacak. Dileğimiz bundan sonra böyle bir acı yaşanmaması.”